10. bölüm · Aynı Gökyüzünün Altında
-Söze İhanet Etmemek-
Doğa ile işleri bitirdikden sonra Egeleri izlemeye gittik.Ben olayı anlamaya çalışırken Ege birden ayağa kalkıp bana bakınmaya başladı.O kadar iri yarılıydı ki her an bana birşey yapar diye korkuyordum.
"Gözün mü kaldı?"
"Evet öyle."
"Dokunabilirsin.."
"Ahaha saçmalama ben erkeklerin kaslarına dokunmam bile."
"Sen kaybettin."
"Allah Allah ne kaybettim?"
"Boşver anlamassın değil mi ağalar?"
"Anlamassın sen boşver Lara."
Gözlerimi kesip Ege'ye bakıyordum Doğa'da kime baktığımı anlamaya çalışıyordu.Sonrada Ege'ye baktığımı fark edince omzuma vurdu.
"Göze güzel geliyor bazen."
"Ne alaka ki?"
"Gözlerini ondan alamıyorsunda."
"Ya bildiğin gibi birşey yok aramızda hem ben erkeklere güvenmem."
"Emin misin?"
"Evet,kimseye güvenmem de olsun erkeklere güvenmiyorum."
"Sevdim seni bende güvenmem sürekli terk ederler kalp kırarlar."
"O duyguyu yaşamadım ama yaşamakda istemem."
"Eminim Ege öyle davranmaz sana!"
Ege ile ikimizine ağzından aynı anda 'Doğa!' diye çıktı daha sonrada ikimiz birbirimize baktık tekrar Doğa'ya döndüm bu sefer Ege tek koluyla Doğa'yı tutup odaya götürdü bende Ozan ve Denizle arabaların yanında kaldım.
"Nere gittiler?"
"Galiba başka işleri vardır."
"Ne?"
"Koş koş yakala!"
"Ya saçmalama ne yapmaya gittiler?"
"Onlar sürekli öyle odaya kapanır birşeyler yaparlar."
"Yoksa-"
"Kızım koşsana gitte!"
"Ya banane ya saçmalama!"
"Hadi hadi."
Masadaki telefona gözüm çarpdı telefon Ege'nin telefonu alıp hızla odaya gittim kapıyı açtığımda Ege Doğa'yı duvarların arasına kapatmış aralarında bir kaç santim felan vardı.Onları görünce nedense kıskançlık damarlarım kabardı.
"Eyvah basıldık!"
"O basılmayı sana yuttururumda neyse."
"Buyur Lara Hanım,niye geldin?"
"Telefonun çaldı önemlidir diye getirdim."
"Ha tamam."
Halbuki telefon felan çalmamışdı ama kapıyı kapatınca elimi göğüsümün ortasına koyup nefes almaya çalıştım daha sonrada mutfağa gidip bardak kırmaya başladım.O esnadada küçük bir halüsinasyon gördüm.Bu gördüğüm halüsinasyon diğerlerinden farklıydı.Karşımda Ege ve ben vardık yanımızdada iki çocuk vardı.Sonrada gözlerimi kapattım ve göğe doğru kafamı kaldırdım.Gözlerimi açıp yerdeki cam kırıklarını gördüm.Aklıma ayaklarıma cam girip heryerin kan olduğunu hatırladım ve cam parçalarından birini almaya çalışırken Ege gelip bileğimi tuttu.
"Kafayımı yedin sen?"
"Bırak kolumu!"
"Bırakmıyorum,derhal Ozanların yanına git!"
"Sana kolumu bırak dedim!"
"Lara,bırak şunu Ozanların yanına git aklınada saçma sapan senaryolar getirme!"
"Lara,aşkım bak biz kardeş gibiyiz aklına saçma sapan şeyler ekleme biz sadece konuşuyorduk anlıyor musun bizim aramızda hiçbirşey yok!"
"Ha birde olsun Doğa Hanım ve Ege Efendi!"
"Sen beni mi kıskandın?"
"Ne kıskancam su içmeye geldim bardak yere düştü sonrada halüsinasyon gördüm.Kafayı tam yiyecekken sen engel oldun!"
"Senin bir psikoloğa ihtiyacın var!"
"Benim kafam yerinde travmaların oldu mu seninde kafan bozulur Ege Efendi!"
"Tamam,sakin olun bir Lara aşkım gel biz odaya gidelim biraz dinlen sonrada ben seni eve götürüyüm."
"Eve meve gitmek istemiyorum nasıl olsa burdayım artık değil mi artık burda kalıyorum!"
"Lara,saçmalama hadi gel yatırıyım seni kendine gelene kadar dinlen sonra Ege ile eve gidersin!"
"Anlama kapasiten mi yok eve gitmek istemiyorum."
"Tamam Doğa sen git biz geliyoruz!"
"Tamam,Ege Abi."
Ege'ye abi deyince biraz rahatladım ama neden odada birliktelerdi ne yapıyorlardı orda aklıma bir sürü sorular geldi ama sustaramıyordum.
"Arka bahçeye gidelim mi?"
"Sen git,ben tek çıkarım."
"Olmaz birlikte gideceğiz."
"Neden korumam mısın?"
"Hani bana emanet edildin ya Lara Hanım o yüzden dedim!"
"Sen git ben çıkarım."
"Lara!"
"Ege defol git!"
Ayağa kalkıp arka bahçeye çıktım ve derin derin nefes aldım sonrada okuldaki olaylara kafam gitti.Erdem'i düşünüyordum acaba ona böbreğimi vermeli miyim yada gerek yok gebersin gitsin.Çantamda bir paket sigara görünce elime alıp incelemeye başladım hiç içmedim ama içmekde istemem o yüzden denize doğru savurdum.Sonrada pufumu çıkarıp derin derin çekmeye başladım.Arkamdan da Ege duruyordu.Yanıma geldi ve oturdu.
"Doğa ile beni basdın evet ama Ozanlara söyleme!"
"Kimsem yok,kime söyleyebilirim?"
"Bu konuda seninle aynı fikirde değilim."
"Kimsem yok benim yalan mı ne annem ne babam bana adam akıllı sahip çıkabiliyorlar."
"Ama ben varım,ben onlar gibi değilim Lara."
"Sen sadece benim komşumsun bana nasıl sahip çıkabilirsin ki?"
"İnan bana sana çok iyi sahip çıkarım ama istemessin diye karışmıyorum."
"Güvenmem ben sana hem."
"Söz veriyorum seni çok iyi koruyacağım."
"Boşuna söz verme yapmayacağına adım gibi eminim."
"Emin misin?"
"Öyle.."
"Burcun ne senin çok inatcısın."
"Oğlak.."
"Bende oğlağım ama o kadar inatçı değilim."
"Gördük senide."
"Doğum günün ne zaman?"
"23 Aralık.."
"Benimde 23 Aralı şansa bak!"
"Ciddi misin?"
"Evet.."
O kadar sevinmiştim ki sarıldım o anın ki mutluluğuyla sonrada fark edip hemen geri çekildim.
"Kusura bakma,ani mutlulukla oldu"
"Önemli değil.."
Hafif sırıtır gibi yaptım ama sonrada telefonumun hemen yanında olduğunu fark ettim ve telefonumu kapıp ayağa kalkdım.
"Ne var telefonunda?"
"Görmemen gereken o fotoğraf."
"Hayır,Lara!"
Arkamdan koşmaya başladı ama bana yetişemez sanıyordum sonrada belimden tutup döndürmeye başladı.Çok mutluydum ama belli etmemem gerekiyordu daha sonrada telefonumu elimden alıp beni denize attı.Sonrada pişkin pişkin gülmeye başladı.
