30. bölüm · Aynı Gökyüzünün Altında
-Ege'yi İstiyorum-
Gözlerimi açtığımda gözlerim kapalıydı gözümde birşeyler bağlanmış olmalıydı.Konuşamıyordum çünkü ağzım bağlıydı ellerimi oynatabiliyordum hatta ayaklarımıda elimi karnımı götürdüm.Tişörtüm ıslanmıştı galiba karnım sert birşeye değmiş kanamış olmalıydı.Araba durdu bende gözlerimi kapatıp uyuyormuş gibi yaptım.Erdem bagajı açdı ve tişörtü kanlar içinde gördü.
"Hay Allah,özür dilerim Lara."
Sonrada kucaklayıp bir yere götürdü ellerinin bedenimde olduğunu hissedebiliyordum yatağa doğru attığını hissedebiliyordum.Gözlerimi açdı ellerimi kelepçeleyip yatağa bağladı ayaklarımıda bağlayıp beni yatağa bağlamıştı.Gözlerimi açdım ve nefret dolu etrafa bakınmaya başladım.
"Neredeyiz?"
"Ege'den uzak biryerdeyiz."
"Söyler misin artık!"
"Tamam,Fransa'dayız."
"Ne,ne zaman geldik?"
"Kolay oldu seni kaçırıp buraya getirmek çok ama çok kolay oldu."
Tişörtüme baktığımda tişörtüm hâlâ kanlar içindeydi.
"Bari tişört ver bir tane."
"Neden?"
"Savurduğun için beni bir yerim yaralanmış olmalı oda kanamış.Ver artık sanane hemde!"
"Yardımcı olabilirim."
"İstemiyorum yardımını."
"Tamam ilk yardım çantası dolabın üzerinde tişörtde dolabın içinde seç,beğen,al."
"Ellerimi ve ayaklarımı çöz nasıl banyoya gidip pansuman yapacağım?"
"Doğru şöyle yapalım."
Kelepçelerin üç tanesini çözdü kalan birinide çözüp diğer eline takdı.
"Napıyorsun ya?"
"Hiçbir şey.."
"Sapık mısın?"
"Hayır.."
"Belli oluyor ordan."
"Hadi oyalanma!"
"Tamam,bakma!"
"Sana bakan kim?"
Yerdeki göz bandını alıp bağladım.Nasıl olsa Erdem ya kendisi güven olmaz nereden bakacağı ne yapacağı.
"Bari sıkı bağlamasaydın."
"Geber içinde."
"Amin yavrum amin."
Ben tişörtümü değiştirip pansumanımı yaptım kanayan yer hemen kaburgalarımın altında bir yerdi.Eğer Ege olsaydı bana yardım ederdi pansumanda ama Erdem'in bana yardım etmesini istemiyorum.
"Bitti mi?"
"Sanane!"
"Ne kızıyorsun adam akıllı sordum."
"Sorma sen bana birşey."
"Tamam."
Sinirlerimi bozmuştu birde elimin birini kelepçelemişti.Allah'ım nefret ediyorum böyle tiplerden nefret beni uzak tut umarım kısa sürede giderim.
"Tekrar soruyorum bitti mi?"
"Ya Erdem bir defol git çöz şunu bu bir pansuman nasıl bitsin iyi misin?"
"Bağırma!"
"Sende bağırtma o zaman gerizekalı."
"Bağırtmayız o zaman yavrum."
"Salak salak hitaplarda bulunma!"
Ben bu manyağın neresinden hoşlanmıştım acaba o hoşlandığım günün Allah belasını versin Lara kendimden nefret ediyorum.Pansumanı bir şekilde bitirdikden sonra tişörtü giydim ve aynada biraz kendime bakındım.Sonrada gözümden akan yaşları silip banyodan çıktım.
"Bitti mi?"
"Çöz şunu artık!"
"Tamam."
"Bir dahada ben birsey yaparken beni kendine bağlama!"
"Tamamdır yavru."
"Salak salak hitaplarda bulunma bana yavruyu sana bir gösteririm."
"Denesene!"
"Denerimde senin gibiler korkar olduğu için denemek istemem."
Boğazımdan tutup yatağa doğru fırlattı.Sonrada üzerime çıkıp beni boğmaya başladı.Gülerek karşılık verdim.
"Bakalım Ege beni buldu mu sana ne yapacak?"
"Sus artık Sus!!"
Dahada sıkı sıkmaya başladı hatta yetmedi yastık koyup öyle boğmaya başladı.Yastığı en sonda kaldırıp üzerimden kalkdı ve elimdeki kelepçeyi tutup yatağa bağladı.
"Korkaksın sen korkak!"
"Sus artık."
"Susmuyorum naparsın boğar mısın ahaha denesene tekrardan?"
"Daha kötüsünü yaparım."
"Burdayım kaçmıyorum yaparsın."
"Tamam."
Yanıma gelip özür dileyip saçlarıma dokdu kafamı sağa doğru çevirip dokunmamasını engelledim.
"Dokunma!"
"Özür dilerim seni boğduğum için."
"Rüyalarına girerimde seni bu sefer kendi ellerimle boğarım."
"İnan bana ani sinirle oldu."
"Sinir mi diyorsun buna sen?"
"Ya özür diledim işte affet."
"Affetmeyi sadece iyi insanlar hak eder ve sende o insanlardan olmadığın için affetmiyorum."
"Sende zorladın beni?"
"Ben herkesi zorluyorum Ege'yi bile ama o senin gibi boğmuyor beni."
"Şuan beni Ege'yle kıyaslıyorsun ve o yüzden olan sana oluyor."
"Ben oyuncak değilim bana istediğini yapamassın."
"Tamam."
Odadan çıkıp kapıyı kitledi Allah'dan aklına gelmemişti bir elim ve ayaklarım hâlâ bağlı değildi.Yorganı üzerime çekip uyumaya başladım ama uykum gelmedi.O yüzden boş boş tavana bakmaya başladım.Erdem kapıyı pat diye açdı doğrulamaya çalışdım sonrada o yerine oturup içki şişesiyle beni derinden izliyordu.
"Ne izliyorsun beni be?"
"Böyle güzelliği kaçırmadığımı izliyorum."
"Gerizekalı uyuyorum defol git madem kaçırdın insana huzur ver!"
"Senin huzurun benim."
"Yok ya ciddi misin oksijen felan mısın sen bir hiçsin anlıyor musun kocaman bir hiçsin şimdi Ege beni ne kadar merak etmiştir."
"Merakdanda gebersin o it!"
"Doğru konuş o benim sevgilim hâlâ."
"Senin sevgilin benim Ege değil!"
"Ege benim hem annem,hem babam hem de sevgilim bunu o beyin fonksiyonlarına ilet."
"Senin annende babanda sevgilinde benim."
"Seninle uğraşmak istemiyorum defol git odadan!"
Odadan göndermeye çalışıyordum ama bir türlü gitmek bilmiyordu o yüzden yüzümü iğreniyor bir pozisyonda onu izlemeye başladım.
"Neye bakıyorsun?"
"İğrenç kokuyorsun."
"İnan bana umrumda bile değil dediklerin."
Elimi karnıma götürdüm ve masaj yapmaya başladım.Erdem'de beni uzakdan izlemeye başladı.
"Yardıma ihtiyacın var mı?"
"Defolup gitmeni istiyorum!"
"Karnın çok mu ağrıyor?"
"Sa-na-ne!"
"Bağırma sadece soruyorum,ben yapabilirim istersen?"
"İstemiyorum defol git odadan."
"Lara izin ver."
"Sana defol git dedim!"
Erdem odadan tam çıkarken karnıma çok kötü ağrılar girmeye başladı artık sadece yatakda ayaklarımı tekmeliyordum.
"Hastaneye gidelim mi?"
"İstemiyorum gerek yok!"
"İyi durmuyorsun."
"Sanane git!"
"Yarın sabah gideriz."
"Kendi adına karar vermeyi kes!"
"Sancı mı giriyor?"
"Çık odadan ben kendim hallederim."
"Lara.."
"Çık odadan hallederim dedim."
Sonunda çıkabildi odadan yan tarafıma dönüp ağlamaya başladım.Ege keşke burda olsaydı keşke hastaneyi terk etmeseydim de hâlâ Ege'nin yanında olsaydım.Sabah olduğunda karnım hâlâ ağrıyordu ama az ağrıyordu.Erdem elinde tepsi ile odaya girdi.
"Şu odaya istediğin gibi girip çıkmayı kes!"
"Sanada günaydın sultanım."
"Ne var gene?"
"Karın ağrın için sana kahvaltı hazırladım."
"Yemiyorum defol git!"
"Ama kendi ellerimle yaptım."
"Senin elinden zehir bile olsa yemem o derece güvenmiyorum sana."
"Çok kırıcı oldu sabah sabah ama yemek istersen buraya koyuyorum ve hastaneye gidelim karın ağrının şikayeti neymiş bir bakalım."
"Allah Allah senin anlama problemin mi var ben iyiyim ve defol git odadan sanki senin karnın ağrıyor çık şurdan!"
"Afiyet olsun bebeğim."
Odadan çıktıkdan sonra etrafa bakınmaya başladım tepside çatal bıçak ve çay kaşığı vardı bunları kullanarak elimi çıkarabilirdim.Bıçağı alıp kelepçeyi kesmeye başladım olmayınca anahtar girişinden çatalın ucunu sokup açmayı denedim ve tam açarken Erdem geldi çatalı yatığın altına sakladım.
"Ne yapıyorsun burda?"
"Sanane."
"Ağladın mı sen?"
"Sanane ya beni bir rahat bırak!"
"Tamam,birşey olursa seslenmen yeterli."
"Sen öyle san,kolumdakini çöz artık bu çok mantıksız geliyor."
"Neden,geçerli bir sebep söylersen belki."
"Kolumu kelepçeleyip bir yere kaçamacağımı sanıyorsun ama en büyük suçu yapmış oluyorsun Erdem."
"Oyy ağzından bal damlıyor Erdem diyen dillerini seviyim senin."
"Sevme sen zehirlenirim sonra."
"Tamam,çözeceğim ama kaçmak yok!"
"Tamam"
"Söz mü?"
"Ya Tamam dedik ya ağzına bir tane patlatacağım şimdi!"
"Tamam çözüyorum."
Elimdeki kelepçeyi açdıkdan sonra bileğimin hafif kesik ve yara olduğunu gördüm elimle ovuşturmaya başladım.Sonrada elimi alıp ovalamaya başladı.
"Bırak elimi!"
"Canını yaktığım için özür dilerim."
"Çık odadan ben kendi halimde takılırım burda."
