14. bölüm · Aynı Gökyüzünün Altında
-Öp Beni Lara-
Keşke o an birşeyler yapıp engelleseydim ama köşeye çekilip susmayı tercih ettim.İki gerizekalı çetesini orada bırakıp benim eve geçdik.Ağlamaya başladım Mert ve İdil hatta arabayı kullanan Bade sağa çekip hepsi bana yardım etmeye başladılar.
"İyi misin?"
"Değilim,kendimde değilim galiba onlar haklı ben seninle flörtleştim kabul ediyorum."
"Şşş Aptal, kendine gel onlar suçlu sen değilsin ağlamaya değmez bile dik dur biz sana dik durmayı öğrettik ama sen gene kambur olmussun.."
"Beni eve bırakın,ben tek başıma çözerim."
"Bu mesele ikimizin meselesi Lara saçmalama biz arkadaşlarınız arkadaşların her zaman arkandalar."
"Teşekkür ederim arkadaşlar,ama kendim üstesinden gelmem lazım bazı şeyleri değil mi yarın birgün siz olmassanız kendimi savunmam korumam lazım."
"Galiba biraz haklı konuştu ahaha neyse hadi çarşıya gidiyoruz takılıyoruz eve neve gitmek yok!"
"Evet Bade'ye katılıyorum yıllar sonra yeniden takılıp gezelim hadi."
"Hay kızlar ağzınızdan bal damlıyor bende varım eğer Lara gelmesse zorla getireceğiz.
"Tamam geliyorum bende."
"Ah şöyle yüzün gülsün inan bana onlar için değmez hadi son gaz gidiyoruz yarında tatil için şehir seçeceğiz gezeceğiz itiraz istemiyorum kimseden!"
"Tamam.."
Yüzüm azda olsa gülmeyi başarmıştı ama içim,içim cayır cayır yanıyordu derdimi yıllar sonra birilerine dökmek inan bana ferahlattı beni ben yıllar önce şimdiki halim gibi değildim ama sonralara doğru tekrar bozuldum ve dahada şiddetlendim.Bu konuları açmak istemiyorum ama ilerleyen zamanlarda anlatacağım.Çarşıya geldiğimizde ilk olarak dondurmalar aldık yalaya yalaya kasabayı geziyorduk.Dondurmaları bitirince çay bahçesine oturup çay içdik.Sonrada akşama kadar heryerde gezdik.O anın mutluluğuyla aklıma ne Ege ne de o salak arkadaşları gelmemişti.Bir yerde oturup yarın gideceğimiz şehiri seçiyorduk.Bende telefonda öyle geziniyordum daha sonrada bilinmeyen numaradan ismim yazılı bir mesaj geldi.Mesajı okumadan aramaya gittim tabiki arkadaşlarımdan uzaklaşıp açmasını bekliyordum.
"Buyrun kimsiniz?"
"Lara ben Doğa."
"Seninle işim yok."
"Dur hemen kapatma bize yardım et tek başına gelir misin lütfen?"
"Gelemem arkadaşlarımlayım rahatsız etme beni!"
"Lara lütfen Ege'nin durumu çok kötü fenalaştı."
"Niye sabah Mert'i döverken hiçbirşeyi yoktu!"
"Haklısın yoktu evet ama çok kötü şuan durumu."
"Saat kaçda gelmemi istiyorsun!"
"Gece yarısı veya şimdi fark etmez."
"Tamam 15 dakikaya geliyorum."
"Teşekkürler.."
Telefonu kapatıp bunun bir pusumu değil mi olduğunu anlamaya çalıştım daha sonrada Badelerin yanına gidip işim çıktığını söyledim.Onlarda ısrar etmeden beni eve bıraktılar.Eve geldiğimde eve giriyormuş gibi yapıp girmedim ve arabama doğru koştum.Arabaya binip Ege'nin dükkanına doğru yol aldım.Geldiğimde dışarıda Doğa ve Ozan beni bekliyorlardı.
"Kimse gelmedi değil mi?"
"Hayır,tek başıma geldim."
"Buyur içeride seni bekliyor."
"Geçiyorum."
Etraf kap karanlıkdı bunu bir pusu olduğunu anlamaya çalışıyordum içeriden nefes alma sesleri geliyordu nefesim daraldı ve travmalarımdan biri tetiklendi ve dizlerimin üzerine kapandım.Doğa ensemden tutup kulağıma büyük harflerle konuşmaya başladı.
"Şimdi tek başına bizimle yüzleş!"
Boğuluyordum nefes alamıyordum kimse yoktu sadece Doğa ve Ozan duruyordu.Daha sonra elinde tahta bir beyzbol sopası ile Ege geldi sopayı siliyordu ve bir yandan da bana bakıyordu.
"Ne yapacaksan yap bana!"
"İnan bana insan bazen 180 derece değişir Lara."
Elindeki beyzbol sopasını köşeye bıraktı ve yanıma geldi diz çöküp kulağıma ingilizce birşeyler fısıldamaya başladı.
"You hurt me the most."
Ne dediğini çok iyi biliyorum ama sadece birşey demeden gözlerimi kapatıp ellerimi boynuma götürdüm.Doğa ve Ozan kollarımdan tutup beni kaldırdılar ama o anın korkusuyla ayaklarım yere basmıyordu.Hatta tam ayaklanmışken Ozan tekme vurup tekrardan beni yere düşürdü.
"Tamam bırakın ona zarar verin demedim."
Bir saniye bunu beyzbol sopası ile beni korkutmaya çalışan Ege mi söyledi.Neden beni düşünsün ki?
"Özür dilemek için böyle birşey yaptık."
"Zarar vererek mi özür diliyorsun?"
"Haklısın,özür dilerim Lara."
"Peşimi bırak sen benim hiçbirşeyim değilsin ne arkadaşım ne de abimsin sadece ufak bir tanıdıksın anlıyor musun?"
"Affet beni herşey aniden oldu."
"Aniden mi sen bildiğin o gün beni incittin Ege birde aniden oldu diyemessin sen böyle karaktersiz birisi misin?"
Yanıma hafif adım attı ama ben geri çekildim.Ne kadar adım atarsa atsın her seferinde ben geri adım atıyorum.Çünkü artık ondan korkuyorum ve onunla arkadaş olmak istemiyorum en sonunda duvar arasına beni hapsetti sadece gülüp geçtim.
"Hapsettin ne oldu?"
"Senden bir ricam var sadece bir ricam."
"Yapmam!"
"Yaparsan bir daha asla senin arkandan gelmem ve seni unuturum."
"Gerekirse herşeyi yaparım beni bırakman için söyle ne istiyorsun!"
"Beni öp.."
"Ne.."
"Yanlış duymadın öp beni."
"Sen aptal mısın acaba ben ve seni öpmek."
"Neden olmasın değil mi?"
"Yeter ki peşimde dolan ama öpmem seni."
"Tamam.."
Arkama bakmadan arabaya doğru giderken sert bir ses geldi enseme vurmuşlardı arkamı gördüğümde gözüm direk Ege'ye kaydı.Sadece arkasına bakmadan gitti ben ise gözlerimi kapatıp yere yığıldım.
