38. bölüm · Ay ve Güneşin Gölgesinde
38. BÖLÜM: SAHİL RÜZGÂRI VE KISA BİR TEBESSÜM
Yaz, okuduğu satırların ağırlığını sinesine çekip günlüğü güvenli bir yere sakladı. Gece uykusundan uyandığında ona bir doktor gibi reçeteler dizmek yerine, tam bir dost gibi sıcacık bir çay demleyip yanına oturdu. Geçmişin karanlık kapılarını hiç kurcalamadı; sadece Gece’ye dinlendiğini, güvende olduğunu ve kendi temposunda hayata dönebileceğini hissettirdi. Gece, Yaz’ın bu zorlamayan, sakin ve profesyonel doktor yaklaşımı karşısında ilk kez bir erkeğe karşı savunma kalkanlarını biraz olsun indirdi. İçinde derin ve huzurlu bir güven filizleniyordu.
Birkaç günlük dinlenmenin ardından Gece, zihnini boşaltmak ve hayata yeniden tutunmak için tekerlekli patenlerini alıp sahil yoluna gitti. Denizden esen tatlı rüzgâr yüzüne vururken patenlerini bağladı. Kulaklığını takıp ritmik bir müzik açtı ve palmiyelerin altındaki geniş sahil yolunda süzülmeye başladı. Tekerleklerin asfaltla buluştuğu o ses, ruhundaki tüm kaygıları silip götürüyordu. Kıvrılıyor, hızlanıyor ve rüzgâr saçlarını dalgalandırırken yaşadığını yeniden hissediyordu.
Tam en sevdiği figürü yapıp gözleri kapalı bir şekilde süzülürken, o sırada yürüyüşe çıkmış olan Yaz ile ansızın sertçe çarpıştı!
Çarpışmanın etkisiyle Gece dengesini kaybetti ama düşmesine fırsat kalmadan Yaz, kıvrak bir refleksle Gece’yi belinden yakaladı. İkisi birden ivmeyle sahil kenarındaki çimlerin üzerine doğru kayıp durdular.
Gece gözlerini açtığında, kendisini Yaz’ın kucağında buldu. O an yaşadığı mahcubiyetle yanakları birden al al oldu, yüzü kıpkırmızı kesildi.
"İyi misin?" diye sordu Yaz, nefes nefese. Dudaklarında o muzip tebessüm belirdi: "Acilde nöbet tutmak yerine sahil yolunda patenli hastaları toplamak gibi bir branş seçmeliymişim! Görünüşe göre kader beni sürekli senin düştüğün yerlere atıyor."
Gece, Yaz’ın bu tatlı esprisi karşısında kendini tutamadı. Aylardır ilk defa, gözlerinin içi parlayarak iki dakika boyunca içten, sıcacık bir kahkaha attı. O iki dakikalık gülüş, sahildeki tüm soğuk havayı bir anda dağıttı.
Yaz, Gece’nin kalkması için elini dostça uzattı. Gece gülümsemesini koruyarak Yaz’ın elini tuttu ve ayağa kalktı. Ancak gülüşü yüzünde yavaşça solduğu an, içindeki o korumacı refleks yeniden devreye girdi. Zamansız bir yakınlaşmanın korkusuyla elini hemen Yaz’ın elinden geri çekti.
Hafifçe üzerini düzeltti, boğazını temizleyip mesafeli ama nazik bir ses tonuyla, "Benim... Benim antrenmanıma devam etmem gerek. Yardım için sağ ol," dedi.
Arkasını dönüp kulaklığını tekrar taktı ve tekerlekli patenleriyle sahil yolunda hızla kaymaya devam etti. Yaz ise elleri ceplerinde, arkasından uzaklaşan bu güçlü ama kırılgan kadını, yüzünde umut dolu bir tebessümle izlemeye devam etti.
