30. bölüm · Ay ve Güneşin Gölgesinde
30. BÖLÜM: BİR RUHUN FERYADI VE KORUYUCU MELEK
Yaz, üstünü örtüp tam kanepenin yanından ayrılacakken, Gece’nin buz tutmuş parmakları bileğini yakaladı. Yarı ayık haldeki Gece, gözlerini tam açamadan fısıldadı:
"İlk defa bir erkeğin... gerçekten iyi bir canlı olduğuna beni inandırdığın için teşekkür ederim..."
Gece cümlesini tamamlar tamamlamaz derin uykusuna geri dönerken, Yaz bu beklenmedik itiraf karşısında şaşırmakla gülümsemek arasında kaldı. Tam evden çıkmaya hazırlanırken telefonuna Damla’dan gelen emir niteliğindeki mesaj düştü:
"Abi, Gece’nin yanında kalman gerek. Kabus görebilir, kendine zarar verebilir, şu an tek kalması imkânsız. Ben buradaki işleri hallediyorum, sağ ol abim! ❤️"
Yaz, kardeşinin haklılığını bildiği için kalmaya karar verdi. Asistanını arayıp yedek kıyafetlerini eve getirmesini istedi. Asistan kıyafetleri ulaştırıp gittikten sonra Yaz, üst kattaki odaları gezerek banyoyu buldu. Hızlı ve rahatlatıcı bir duş alıp banyoyu derleyip topladı, temiz kıyafetlerini giyerek Gece’nin yanına indi.
Gece, kanepede adeta masum bir melek gibi uyuyordu. Ancak huzur uzun sürmedi. Gece aniden büyük bir sıçramayla uyandı, gözlerinde dehşet dolu bir karanlık vardı. Avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı:
"Lanet olsun! Bir şeyi beceremedim... Benim ölmem gerek! Neden yaşıyorum ben, neden?! Arkadaşımın en mutlu günü mahvoldu, geçmişim yüzüme vuruluyor... Dayanamıyorum artık!"
Sinir krizi geçiren Gece, o haliyle mutfağa doğru koştu. Yaz bağırmanın şokunu çabuk atlatıp hemen arkasından seğirtti. Mutfağa girdiğinde dehşet verici bir manzarayla karşılaştı: Gece tezgahtan aldığı bıçağı sol bileğine doğru götürüyordu!
Yaz hiç düşünmeden öne atıldı. Bıçağın keskin olmayan sert kısmından tutup Gece’nin elinden söktü ve hızla mutfak tezgahına fırlattı!
Gece, hamlesi engellenince tüm öfkesi ve çaresizliğiyle Yaz’ın göğsünü yumruklamaya başladı:
"Neden ölmeme karışıyorsun ya?! Ben bu dünyaya fazlayım, anlasana! Ne ailem kabul etti beni, ne çevrem... Neden yaşayayım ha? Kim beni gerçekten sevsin? Güçlü olmaktan, her şeyi tek başıma halletmekten canım çıktı, bana yük oldu! Kim anlayacak beni?!"
Gece feryat ederek ağlarken dizlerinin bağı çözüldü ve yere yığıldı. Yaz da onunla birlikte yere diz çöküp Gece’yi sımsıkı kucağına bastırdı. Saçlarını okşayarak kulağına fısıldadı:
"Ben senin yanındayım Gece... Senin her derdine, her yüküne ortak olmaya varım."
Bu şefkatli sözleri ve güvenli kucağı hisseden Gece’nin içindeki o devasa fırtına bir anda dindi. Yaşadığı ağır krizin ve ilacın etkisiyle, olduğu yerde, Yaz’ın kolları arasında bitkinlikle uyuya kaldı.
Yaz, az önce duş alırken yerini öğrendiği Gece’nin yatak odasını hatırladı. Narin bedenini incitmekten korkarak Gece’yi kucağına aldı ve üst kattaki odasına taşıdı. Yatağa yatırırken Gece’nin vücudunun alev alev yandığını, ateşinin çok yükseldiğini fark etti...
