33. bölüm · Ay ve Güneşin Gölgesinde

33. BÖLÜM: BİR DOKTORUN TESPİTİ VE İYİLEŞME SÖZÜ

Çağla Özyürek

Bölümler
1 1. BÖLÜM: AH KASIM 2 2. BÖLÜM: MAVİ TIKLARIN SESSİZLİĞİ 3 3. BÖLÜM: BİR TERMİNAL SESSİZLİĞİ 4 4. BÖLÜM: YARIM KALAN BİR MELODİ 5 5. BÖLÜM: KALBE GÖMÜLEN MELODİ 6 6. BÖLÜM: MASKELİ GÖLGE VE MAVİ SİMGE 7 7. BÖLÜM: GECEYİ BÖLEN KABUS 8 8. BÖLÜM: MAVİ KÜLLERDEN DOĞUŞ 9 9. BÖLÜM: YARIM KALAN BİR SÖZ 10 10. BÖLÜM: BİR ZAMANLAR KIRILGAN 11 11. BÖLÜM: TEMAS VE ŞÜPHE 12 12. BÖLÜM: BİR KARAR VE GÖLGE DÜŞEN TEHLİKE 13 13. BÖLÜM: BİR ÖLÜMÜN GÖLGESİ 14 14. BÖLÜM: KANAYAN TELLER VE MAVİ GÖLGE 15 15. BÖLÜM: KRALİÇENİN GÖLGESİ 16 16. BÖLÜM: BİR HAYALETİN VEDASI 17 17. BÖLÜM: MAVİ MASKE VE KÜLLER 18 18. BÖLÜM: BİLİNÇALTININ ZİNDANI 19 19. BÖLÜM: ZEHİRLİ MASKE VE SOĞUK TEBESSÜM 20 20. BÖLÜM: KARANLIK SEVKİYAT 21 21. BÖLÜM: AÇIK MAVİ MASKENİN ARDINDAKİ GERÇEK 22 22. BÖLÜM: SOL YANAKTAKİ ÇİÇEK 23 23. BÖLÜM: BİR DAMLA KAN VE NAFİLE İNTİKAM 24 24. BÖLÜM: BİR ABİ DEĞERİNDE 25 25. BÖLÜM: YIKIMDAN DOĞAN HUZUR 26 26. BÖLÜM: RUHUN ŞİFASI VE HELALLİK 27 27.BÖLÜM: YENİ BİR BAŞLANGICIN EŞİĞİNDE 28 28. BÖLÜM: YENİ AŞKLAR VE YAKLAŞAN GÖLGE 29 29. BÖLÜM: KIRILGAN BİR GECE VE SOĞUK BİR RÜZGÂR 30 30. BÖLÜM: BİR RUHUN FERYADI VE KORUYUCU MELEK 31 31. BÖLÜM: BİR DOKTORUN ŞEFKATİ VE SESSİZ NÖBET 32 32. BÖLÜM: KAMERADAKİ GERÇEK VE SESSİZ BİR ÖZÜR 33 33. BÖLÜM: BİR DOKTORUN TESPİTİ VE İYİLEŞME SÖZÜ 34 34. BÖLÜM: YARALARIN AĞIRLIĞI VE BİR YEMİN 35 35. BÖLÜM: BİR RUHUN KANATLANDIĞI AN VE ORTAK YARA 36 36. BÖLÜM: BİR GÜNLÜĞÜN SESSİZ ÇIĞLIĞI 37 37. BÖLÜM: ZİNCİRLER VE SESSİZ ÇIĞLIK 38 38. BÖLÜM: SAHİL RÜZGÂRI VE KISA BİR TEBESSÜM 39 39.BÖLÜM: MASKESİZ BİR DÜNYA VE TEKERLEKLERİN RİTMİ 40 40. BÖLÜM: BİR GÜNLÜĞÜN GÖLGESİ VE DERİN YARA 41 41. BÖLÜM: KALBİN DOKUNUŞU VE SESSİZ BİR BAŞLANGIÇ 42 42. BÖLÜM: Bıçak Sırtı Ve Sığınak 43 43. BÖLÜM: DENİZİN KIYISINDAKİ HAKİKAT 44 44. BÖLÜM: MAVİ GÜLÜN SÖZÜ VE YARIM KALAN DANS 45 45. BÖLÜM: BEYAZ ALÇI VE HİÇ BİTMEYEN NÖBET 46 46. BÖLÜM: GEÇMİŞİN İZLERİ VE DOST ELİ 47 47. BÖLÜM: BİR VİDEO VE KALPTEN GELEN TEBESSÜM 48 48. BÖLÜM: YENİ BİR EV VE İYİLEŞEN RUHLAR 49 49. BÖLÜM: BİR KINA GECESİ VE EKSİK BİR HALKA 50 50. BÖLÜM: KADERİN TEKERRÜRÜ VE SON NEFES 51 51. BÖLÜM: KALBİN DURDUĞU YER VE BİR MUCİZE TALEBİ 52 52. BÖLÜM: YAZ’IN RADİKAL KARARI VE SON YEMİN 53 53. BÖLÜM: BİR FIZILTININ GÜCÜ VE YENİDEN DOĞUŞ 54 54. BÖLÜM: BİR MAVİ GÜLÜN YEMİNİ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ 55 55. BÖLÜM: BÜYÜK FİNAL — SEVGİDEN DOĞAN AİLE

Yaz, elindeki silahı masaya koyduktan sonra derin bir nefes aldı. Mutfaktan bir sandalye çekip Gece’nin tam karşısına oturdu. Bakışlarındaki o sertlik gitmiş, yerini bir hekimin ve bir adamın derin şefkatine bırakmıştı.

"Bak Gece..." diyerek söze başladı Yaz, sesi odayı kaplayan sakin bir güven tonuyla doluydu.

"Sen dün gece alev alev yanıyordun. Ateşin yükselmişti, çaresizdin... Bu doğru. Ama şu gerçeği unutuyorsun: Ben bir nöroloji uzmanıyım. Ben meslek yemini etmiş bir doktorum; hiçbir hastamı, özellikle de bu kadar savunmasız bir kadını o halde bırakıp gidemezdim. Dün gece o ilacın ve ateşin etkisiyle bana ne dedin biliyor musun? 'İlk defa bir erkek canlısının iyi davranabileceğini gösterdiğin için teşekkür ederim' dedin ve o buz gibi ellerinle bileğimi bırakmadın."

Gece duyduklarıyla gözlerini kaçıracak yer ararken Yaz konuşmaya devam etti:

"Seni sahilde bulduğumda halini gördüm... Bitkin, çaresizdin. Yerden bile kendi çabanla zor kalktın. Beni oraya Damla yolladı ve şu an diyorum ki: İyi ki de yolladı! Bir nörolog olarak sana açıkça söyleyeyim; dün yaptığın en büyük tehlike, aç midesine o Dideral’i basmak oldu. Miden bomboşken o ilacı içmek ölümcül yan etkilere yol açabilir, kalbini durdurabilirdin. Eğer ben seni o mutfakta yakalayıp elindeki bıçağı almasaydım, bugün hayatta yoktun Gece! Bir kriz anında hemen intihara kalkışıyorsun. Bu hiç iyi değil. Neden kendine bu işkenceyi yapıyorsun?"

Yaz, sandalyesinde biraz daha öne eğildi:

"Seni kardeşimin düğününde gördüğümden beri izliyorum. Bir kez olsun içten, şöyle samimi bir şekilde güldüğünü hatırlamıyorum. Hep bir kalkan, hep bir mesafe, hep 'ben güçlüyüm' duruşu... Tamam, seni sorguya çekiyor gibi oldum ama artık anla: Kendine bu kadar yüklenme! İçindeki bu acıyı, bu yükü artık birileriyle paylaşmak zorundasın. Her şeyi tek başına sırtlanmak zorunda değilsin."

Gece, Yaz’ın her bir kelimesinde kendi iç dünyasının röntgenini çekilmiş gibi hissetti. Yaşadığı o büyük mahcubiyetle başını öne eğdi:

"Çok haklısın... Ve ben sana silah doğrulttum. İnanılmaz mahcubum. İyileşir iyileşmez seni şehirdeki en güzel kafeye davet etmek istiyorum, hem bir teşekkür hem de bu yaptığıma karşılık bir özür olarak. Lütfen kabul et."

Yaz hafifçe gülümsedi ama başını iki yana salladı:

"Kafeye gitmek falan yok. En azından şimdilik. Ben seni bu halde yalnız bırakıp hiçbir yere gitmiyorum. Tamamen iyileşene, o ateşin ve tremorun tamamen kontrol altına alınana kadar senin başında nöbet tutmaya devam edeceğim."Yaz’ın bu kararlı ve korumacı tavrı Gece’nin kalbindeki buzları tamamen eritmeye başladı