9. bölüm / 11
Avcının Maskesibölüm 9
Bölümler 11Şu an: bölüm 9
Motosiklet şehrin kalabalık caddelerinden hızla uzaklaşıp eski sanayi bölgesine, terkedilmiş hangarların ve oto tamircilerinin bulunduğu ıssız bir sokağa saptı. Paslı bir kepengin önünde durduklarında motorun homurtusu nihayet kesildi.
Arya kaskını çıkarıp motordan indi. Dağılan saçlarını geriye doğru savururken kaskı motordaki gence uzattı. Genç de kaskını çıkarıp gidonun üzerine bıraktı. Yirmili yaşlarının başında, yüzünde derin bir yorgunluk ve keskin hatlar taşıyan biriydi bu: Karan.
Karan, Ece’nin öz ağabeyiydi; yani Arya’nın da kuzeni. Bir oto tamircisinde çalışıyor, ailesinin dağılan parçalarını toparlamaya çalışırken Arya’nın bu intikam planındaki tek dış bağlantısı, tek sırdaşı olarak perde arkasında duruyordu.
"Hastanedeydin yine," dedi Karan, ses tonu hem sitemkâr hem de şefkatliydi. Kepengin küçük servis kapısını anahtarla açıp içeri adım attı.
Arya peşinden girdi. İçerisi motor yağı, pas ve nem kokuyordu. Eski bir deri koltuk, köşede çalışan bir su ısıtıcısı ve arkadaki çalışma masasının üzerinde duran çok sayıda dosya ile bilgisayar ekranı vardı. Masanın tam karşısındaki panoda ise Karahan Lisesi'nin krokisi, okul yöneticilerinin fotoğrafları ve en tepede çetenin üyeleri yer alıyordu: Rüzgâr ve diğerleri.
"Gitmek zorundaydım Karan," dedi Arya, montunu koltuğa fırlatarak. "Onun o halini görmeden bu maskeyi yüzümde tutamıyorum. Gücümü o odadan alıyorum ben."
Karan derin bir nefes alıp masanın üzerindeki küçük bir flaş belleği Arya’ya doğru itti. "İstediğin güvenlik kayıtlarını eski bir tanıdıktan zar zor çektim. O cuma akşamına ait... Ama çatı katını doğrudan gören kamera o saatte devre dışı bırakılmış. Yine de havalandırma merdivenlerine açılan koridordan iki kişinin geçtiği görünüyor. Biri Rüzgâr... Diğerinin yüzü gölgede kalmış ama ceketinin kolundaki arma belirgin."
Arya masaya doğru bir adım attı, gözleri kısıldı. Kalbi delicesine çarpıyordu. "Hangi arma?"
"Okulun spor kulübünün eski kaptanlık arması," dedi Karan. "Yani Rüzgâr o gün yalnız değildi Arya. Ece'yi o boşluğa iten Rüzgâr olmayabilir bile. Arkasında başka biri var."
Arya ellerini masanın pürüzlü ahşabına dayadı. Bakışları panodaki resimlere kilitlendi. "Öyleyse çember daralıyor. O armanın kime ait olduğunu bulmam birkaç günümü alır."
Karan koltuğa oturup Arya’yı baştan aşağı süzdü. "Çok ileri gidiyorsun. Kendini o kadar kaybettin ki bazen kuzenim Arya ile konuştuğumdan şüphe ediyorum. Okulda sana nasıl baktıklarını biliyorum. Bir canavara dönüşüyorsun."
Arya acı bir tebessümle başını iki yana salladı. O an aklına okul bahçesinde gördüğü Barın, kulağına fısıldadığı o söz ve hastane bahçesindeki o kahredici yalnızlık geldi. Boğazı düğümlendi ama sesini yine sertleştirdi:
"Ece uyanana kadar, o alçak cezasını çekene kadar ben o canavar olmak zorundayım Karan. Başka türlü bu oyundan sağ çıkamam."
Bölüm etkileşimi
