6. bölüm / 11
Avcının MaskesiBölüm 6
Bölümler 11Şu an: Bölüm 6
Parkın paslı demir parmaklıklarının ardındaki kaldırımda tanıdık bir siluet belirdi.
Arya tek başınaydı. Çete üyelerinden hiçbiri yanında yoktu. Omuzlarına attığı siyah ceketin ceplerine ellerini sokmuş, parmaklarının arasında tuttuğu sigaradan derin bir nefes çekiyordu. Bakışları yere kilitliydi; adımları yavaş, zihni ise fırtınalı bir denizi andıracak kadar dalgındı. Parkın içindeki Barın’ı da bankta oturan Meriç’i de fark etmedi. Gözlerinin önündeki dünyadan tamamen kopmuş gibiydi; dudaklarından dökülen gri duman rüzgârın içinde kıvrılarak dağılıyordu.
Barın, onun parmakları arasındaki o beyaz dumanı ve dudaklarına götürdüğü sigarayı gördüğü an göğsünde derin bir sızı hissetti. Zaman bir kez daha parmaklarının arasından kaydı ve onu çocukluklarının güneşli bir pazar gününe savurdu.
Geçmiş (Dokuz Yıl Önce)
Barınların evinin arka bahçesiydi. Yaz sıcağı altında tahta masada toplanmışlardı. Barın’ın babası yemeğin ardından cebinden bir sigara paketi çıkarmış, çakmağını çakmak üzereydi ki yedi yaşındaki Arya aniden yerinden fırlamıştı.
Küçük kız, iki elini birden Barın’ın babasının koluna koyup kaşlarını olabildiğince çatmış, sevimli ama kararlı bir yüz ifadesiyle adamın sigarayı yakmasına engel olmuştu.
"Amca, lütfen içme şunu!" demişti Arya, sesindeki saf endişe herkesi gülümsetirken. "Televizyonda gördüm, o duman ciğerleri karartıyormuş. İnsanların canını yakıyor, onları hasta ediyor. Barın seni çok seviyor, ben de seviyorum. Kötü bir şeyin sana zarar vermesine izin veremem. Söz ver, bir daha ağzına sürmeyeceksin!"
Barın’ın babası kızın o koca yürekli, masum haline dayanamayıp gülümseyerek paketi masanın üzerine fırlatmış ve Arya’nın saçlarını okşamıştı: "Tamam küçük hanım, senin hatırına bu seferlik yakmıyorum."
Arya ise gururla Barın’a dönüp göz kırpmış, "Gördün mü? Sevdiklerimizi zehirlerden korumak bizim görevimiz," diye fısıldamıştı.
Şimdiki Zaman
Barın gözlerini kırptığında o güneşli bahçe yok oldu; geriye sadece rüzgârın savurduğu kuru yapraklar ve kaldırımda yürüyen o yabancı kız kaldı.
O gün sevdiklerini korumak için bir dal zehre bile savaş açan o küçük kız, şimdi o zehri ciğerlerine çekiyordu. Hem de hiçbir şeyi umursamıyormuş gibi, en koyu dumanın ardına saklanarak.
Barın yavaşça parmaklıklara doğru bir adım attı. İçindeki ses avazı çıktığı kadar arkasından koşup o sigarayı elinden çekip almasını, "Sen bu değilsin!" diye haykırmasını söylüyordu. Ama yapamazdı. Arya’nın bu zırhı neden kuşandığını, bu maskenin ardındaki çaresizliği ve tehlikeyi artık biliyordu.
Arya köşeyi dönüp gözden kaybolana kadar Barın parmaklıklara tutunarak öylece durdu. Gözlerini o dumanın havada bıraktığı soluk izden ayıramadı.
Bölüm etkileşimi
