Avcının Maskesi kitap kapağı

2. bölüm / 11

Avcının Maskesi

Bölüm 2

Vaveyla Yazarı: Lu Lu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: Bölüm 2

Zil çaldığında sınıftaki ağır hava birdenbire dağılmadı; aksine, fırtına öncesi sessizliğin yerini aceleci bir kaçış aldı. Öğretmen masasındaki evrakları toplayıp hızla kapıdan çıkarken öğrenciler de gözlerini yerden ayırmadan, fısıldaşarak sınıftan süzüldü. Kimse arkadaki gruba dönüp bakmaya bile cesaret edemiyordu.
Barın sırasından kıpırdamadı. Parmakları masanın pürüzlü ahşabına kenetlenmişti. Gözleri sadece onu takip ediyordu.
Arya, sırasından yavaşça kalktı. Ceketinin yakasını düzeltip kapıya doğru ağır, umursamaz adımlarla ilerlemeye başladı. Tam eşikten geçmek üzereydi ki Barın daha fazla dayanamadı. Boğazındaki o keskin düğüm çözüldü, sırasından fırlayıp koridorda yankılanacak kadar net bir sesle seslendi:
"Arya!"
Kızın adımları bıçak gibi kesildi. Sırtı Barın’a dönüktü; omuzları anlık bir tereddütle gerildi ama bu durum saniyenin onda biri kadar sürdü. Yavaşça arkasını döndü. Yüzünde ne bir şaşkınlık ne de çocukluktan kalma bir sıcaklık vardı.
Ağır adımlarla Barın’a doğru yürümeye başladı. Sınıftaki sıraların arasından geçerken botlarının çıkardığı tok sesler, Barın’ın nabız atışlarıyla yarışıyordu. Aralarındaki mesafe sıfırlandığında durdu. Başını hafifçe eğip Barın’ın kulağına doğru yaklaştı.
Saçlarından yükselen o tekinsiz tütün ve yabancı parfüm kokusu Barın’ın genzini yaktı. Arya, dudaklarını onun kulağına neredeyse değecek kadar yaklaştırdı ve buz gibi bir fısıltıyla fısıldadı:
"Arya artık yok."
O cümlenin soğukluğu Barın’ın bütün bedenini baştan aşağı titretti. Bir şey söylemek, kolundan tutup "Sen ne diyorsun?" diye sarsmak istedi ama dudakları kilitlendi.
Tam o sırada kapıda iki gölge belirdi. Sınıfa giren o iki çocuk pervaza yaslanmış, şüphe dolu ve tehditkâr bakışlarla içeri bakıyordu. İçlerinden biri boynunu kütleterek seslendi:
"Arya? Bir sorun mu var?"
Arya hiç paniklemedi, geri adım atarken yüzüne kusursuz bir maske taktı. Dudaklarının kenarına yerleşen o alaycı, kötücül sırıtışla Barın’ı tepeden tırnağa süzdü. Ardından başını kapıdaki çocuklara çevirip umursamaz bir tonla cevap verdi:
"Bir şey yok. Sadece bizden biri olmaya layık mı diye kontrol ettim... Ama fazlasıyla zayıf."
Çocuklar tatmin olmuş bir gülüşle sırıttı. Arya arkasını dönüp Barın’ı öylece, paramparça olmuş hisleriyle sınıfın ortasında bıraktı. Üçü birlikte koridora çıkıp merdivenlere yöneldiler.
Okulun en üst katına, öğrencilerin değil yaklaşmak, önünden geçmeye bile korktuğu o tekinsiz koridora çıktılar. Koridorun en sonundaki eski, kilitleri kırılmış kapıyı itip içeri girdiler. Burası yıllar önce terk edilmiş, sıvaları dökük, kırık sıraların üst üste yığıldığı eski bir laboratuvar sınıfıydı. Okulda kimse buraya adım atamazdı; burası tamamen onların, çetenin sığınağıydı.
İçeride grubun diğer üyeleri çoktan toplanmıştı. Pencerelerden giren soluk ışık, odanın tavanına çökmüş yoğun, gri sigara dumanını yarıyordu. Kimi masaların üzerine oturmuş bacaklarını sallıyor, kimi köşede fısıldaşarak gülüşüyordu.
Arya içeri girdiği an odadaki o laubali hava anında ciddileşti. Masanın üzerinde duran paketten bir sigara çekip parmaklarının arasına aldı; çakmağın küçük kıvılcımıyla yanan alev, Arya’nın kehribar gözlerindeki o dipsiz karanlığı bir anlığına aydınlattı.
Dumanı ciğerlerine çekip yavaşça havaya üflerken pencereden aşağıya, okulun gri bahçesine baktı. Dudaklarında o sahte, sert maske asılıydı ama sigarayı tutan parmaklarının hafifçe titremesini arkasındaki hiç kimse fark etmedi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.