3. bölüm / 11
Avcının MaskesiBölüm 3
Bölümler 11Şu an: Bölüm 3
Barın, sınıfın boğucu havasından kaçarcasına kendini okul bahçesine atmıştı. Kurşun rengi gökyüzünün altında, bahçenin en ücra köşesindeki boyaları soyulmuş ahşap banka çöktü. Dirseklerini dizlerine dayayıp başını ellerinin arasına aldı. Arya’nın kulağına fısıldadığı o dört kelime zihninin içinde yankılanıp duruyordu: Arya artık yok.
Eski anılarla şimdiki kabus birbirine dolanıyor, nefes almasını imkânsızlaştırıyordu.
Üst kattaki terk edilmiş sınıfın kırık penceresinden dışarıyı süzen Arya ise tam o sırada Barın’ı izliyordu. Parmaklarının arasındaki sigaranın külü sessizce yere döküldü. Bakışları bahçede başını eğmiş oturan o tanıdık siluete kilitlendiğinde, göğsünde aylardır bastırdığı o keskin sızı yeniden canlandı.
Neden buraya geldin? diye geçirdi içinden. Dişlerini birbirine kenetledi. Bütün okullar bitti de neden burası, Barın?
Artık sırtındaki yük iki katına çıkmıştı. Bir yanda hastane odasında makinelerin sesine mahkûm olan Ece vardı; onun canını yakan, hayatını çalan o alçağı bulup adaleti kendi elleriyle teslim etmek zorundaydı. Diğer yanda ise çocukluğunu, kalbini emanet ettiği Barın duruyordu. Onu bu cehennemden korumak zorundaydı ama bu bataklıkta birine merhamet göstermek, kalkanını indirmek demekti. Eğer Barın’ı korumaya kalkarsa, ona tek bir yumuşak bakış atarsa çetedekiler kokuyu anında alırdı. Zayıflığını sezdikleri an hem aylardır ilmek ilmek ördüğü intikam planı çöker hem de Barın doğrudan namlunun ucuna yerleşirdi.
İki ucu zehirli bir bıçağın sırtındaydı; ne yana dönse kanayacaktı.
Tam o sırada arkasından gelen ağır adımların sesini duydu. Çetenin en tehlikeli, en tekinsiz ismi Rüzgâr usulca yaklaştı. Arya daha tepki veremeden, Rüzgâr rahat ve cüretkâr bir tavırla kolunu kızın omzuna attı.
Kafasını hafifçe yana eğip bahçeye, tam Barın’ın oturduğu banka doğru işaret etti. Çakmak alevi gibi tehlikeli ve meraklı bir tonda mırıldandı:
"Şu yeni gelen mi? Gözün fena takıldı ona."
Bölüm etkileşimi
