Ateşten Kelepçe kitap kapağı

13. bölüm / 20

Sınırları Zorlayan Gece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: Sınırları Zorlayan Gece

Boran’ın konaktan aceleyle ve öfkeyle kovuluşunun ardından, geniş avludaki hava bıçak gibi keskin bir sessizliğe bürünmüştü. Misafirlerin gidişiyle birlikte Karayel konağı yeniden o ağır, taştan duvarlarının arasına çekilmişti.
​Zerya, merdivenleri hızlı adımlarla çıkarken kalbindeki o tarif edilemez ağırlığı atmaya çalışıyordu. Miran’ın biraz önce Boran’a karşı gösterdiği o acımasız ve sahiplenici tavır, genç kızın zihninde sürekli yankılanıyordu. “Sen benim karımsın...” cümlesi kulaklarında çınlarken, Zerya kendi kendine öfkeyle fısıldadı: — "Kendine gel Zerya... O adam sadece gururunu korumaya çalışıyor, başka bir şey değil."
​Odaya girdikten hemen sonra kapı ardına kadar açıldı ve içeri Miran girdi. Genç adamın yüzündeki o sert çizgiler hâlâ yerli yerindeydi; ama gözlerinde, dışarıya gösterdiği o buzlu kalkanın arkasında fırtınalar koparan bir karanlık vardı. Kapıyı sertçe kapatıp kilitledi, ardından adımlarını yavaşça Zerya’ya doğru yöneltti.
​Zerya, arkasını dönüp meydan okuyan o tatlı ve inatçı bakışlarıyla adamı karşıladı:
— "Ne o, Boran’ı kovdun diye madalya mı bekliyorsun Miran Bey? Konağın sınırlarını korumak boynunun borcu zaten, üzerime vazife olmayan işlere karışma diyorsan..."
​Zerya cümlesini daha tamamlayamadan, Miran aradaki mesafeyi bir anda kapattı. Elini uzatıp genç kızın bileğini tuttu ve onu odanın ortasındaki o sedire doğru hafifçe yönlendirerek sırtını duvara yasladı. Öyle ani ve kararlı bir hareketti ki, Zerya’nın nefesi boğazında düğümlendi.
​Miran, iki elini de kadının iki yanındaki duvara yaslayarak onu adeta kolları arasında hapsetti. Yüzü Zerya’nın yüzüne o kadar yakındı ki, soludukları hava bile birbirine karışıyordu. Sesindeki o tehlikeli fısıltı, odadaki bütün sesleri yok etti:
— "Sen hala oyun oynadığını, hala o dille bana meydan okuyabileceğini sanıyorsun, değil mi Zerya? O adamın gözlerinin içine baktığın o anı, adımı anışını... Hepsini içime attım. Ama bir daha o sınıra yaklaşmana asla izin vermeyeceğim."
​Zerya, kalbinin göğsünü parçalayacakmış gibi attığını hissetti ama gururundan ödün vermemek için dişlerini sıktı. Başını dik tutarak gözlerini bir saniye bile kaçırmadı:
— "Bana ne yapabileceğimi söyleyemezsin, Miran! Ben bu konağa senin kurallarınla yaşamaya gelmedim. İstediğim zaman o kapıdan çıkar, istediğimla konuşurum!"
​Miran, kadının bu inatçı ve boyun eğmez meydan okuması karşısında deliye döndü. İçindeki o bastırılmış öfke ve öte yandan adını koyamadığı o yoğun çekim, zihnini bulandırıyordu. Başını biraz daha yaklaştırıp, fısıltısını sert ama titrek bir sesle devam ettirdi:
— "Çıkmayı dene o zaman... Bakalım o kapıdan dışarı adım attığında seni koruyabilecek mi o cesaretin? Sen o ateşin içine girmek istiyorsan, bil ki önce beni yakacaksın Zerya."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…