Ateşten Kelepçe kitap kapağı

3. bölüm / 20

Kelepçenin İlk Çekişi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: Kelepçenin İlk Çekişi

​Mardin konağının o ağır sabahının ilk ışıklarıyla birlikte çok daha boğucu bir hal almıştı. Dün geceki o yıkıcı kararın ardından, ne Zerya’nın öfkesi dinmişti ne de Miran’ın yüzündeki o buz gibi sertlik yumuşamıştı. İki düşman ailenin inadı uğruna, ellerine tutuşturulan nikah cüzdanı adeta ateşten bir parça gibi masanın üzerinde duruyordu.
​Zerya, üzerine giydiği sade ama asil elbisenin içinde dimdik duruyordu. O tatlı, bebeksi yüzündeki masumiyet, gözlerindeki keskin ve meydan okuyan ateşle tam bir tezat oluşturuyordu. Karşısında ise kollarını göğsünde kavuşturmuş, siyah gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıyırmış olan Miran duruyordu.
​Ailenin büyükleri odadan çekilir çekilmez, aradaki o sessiz ama ölümcül gerilim patlama noktasına ulaştı.
​Miran, adımlarını yavaşça Zerya’ya doğru yöneltti. Aralarındaki mesafeyi kapatırken bakışlarındaki o tehditkâr karanlık odayı sardı. Zerya ise bir adım bile geri atmadı; aksine çenesini havaya kaldırıp gözlerini adamın yeşilimsi irislerine dikti:
— "Ne o? Zoraki nikahı kıydınız diye bu evde hüküm sürebileceğini mi sanıyorsun, Miran Bey? Unut o masal anlatılan günleri. Ben bu konağa boyun eğmeye değil, bu haksızlığa başkaldırmaya geldim."
​Miran, Zerya'nın bu cesareti karşısında alayla tek kaşını kaldırdı. Sesi, kulaklarında uğuldayan öfkeyi bastıracak kadar alçak ama bir o kadar zehirliydi:
— "Sen hala oyun oynadığını sanıyorsun, değil mi Zerya Bozdağ? O dünkü trafik kavgasındaki diklenmene benzemez burası. Bu kapıdan içeri adım attığın an, o gururlu başının nasıl eğileceğini kendi gözlerinle göreceksin. Benim evimde, benim kurallarım geçerlidir."
​Zerya, öfkeden titreyen ellerini önünde kenetledi. Tatlı yüzüne yansıyan o tatlı sert ifadeyle birlikte, adamın göğsüne doğru bir adım daha yaklaştı:
— "Kurallarını da, o havalı konağını da al başına çal! Beni bu ateşin içine isteğimle attığınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ama bil ki o yaktığınız ateş, ilk önce sizi kül edecek!"
​Miran, kadının bu gözü kararlılığı karşısında ilk defa duraksadı. Karşısında korkudan sinen bir gelin değil, adeta dikine giden bir bela duruyordu. Parmaklarını sertçe masanın kenarına bastırırken dişlerinin arasından fısıldadı:
— "Göreceğiz bakalım o ateş kimi yakacak... Hazırlıklı ol küçük hanım, bu kelepçe bileklerine geçti bir kere."
​Aralarındaki bu ilk büyük düello, iki ailenin kaderini değiştirecek o uzun ve sancılı yolun sadece başlangıcıydı. Ne nefretleri bitiyordu ne de içten içe büyüyen o tehlikeli çekim...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

17okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…