Ateşten Kelepçe kitap kapağı

19. bölüm / 20

Sessizliği ve Sözler

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: Sessizliği ve Sözler

​Mardin’in o görkemli taş konağının üzerine doğan güneş, her zamankinden çok daha yumuşak, çok daha sıcak bir ışıkla vuruyordu pencerelere. Dışarıda avlunun hareketli sesleri, erken uyananların ayak sesleri başlasa da, o büyük odanın içi hâlâ dış dünyadan tamamen soyutlanmış gibi huzurlu ve sakindi.
​Zerya, gözlerini yavaşça araladığında ilk hissettiği şey, beline dolanan o kalın, koruyucu koldı. Başını hafifçe kaldırdığında, Miran’ın hâlâ derin bir uyku halinde olduğunu gördü. Yüzündeki o her zamanki sert çizgiler, o keskin ve hırslı bakışlar gitmiş; yerine sanki dünyadaki bütün yüklerden arınmış huzurlu bir adam gelmişti.
​Zerya, istemeden gülümseyerek parmak uçlarını adamın hafif sakallı yanağına doğru uzattı. Daha dokunamadan, Miran’ın yeşil gözleri aniden açıldı. O bakıştaki o keskin zeka ve anında uyanıklık, Zerya’nın ellerini hemen geri çekmesine neden olacaktı ki, Miran bileğ yakalayıp parmaklarını kendi kalbinin üzerine bastırdı.
​Sesi sabah uykusunun o boğuk ama inanılmaz çekici tonuyla kulaklarına fısıldadı:
— "Nereye kaçıyorsun öyle? Daha yeni uyandık..."
​Zerya, yanaklarına yayılan o sıcaklığı saklamak için çenesini dikleştirdi ama gözlerindeki o ışıltı her şeyi ele veriyordu:
— "Kaçmıyorum... Sadece uyanıp uyanmadığına bakıyordum, Miran Bey. Hem, konağın geri kalanı çoktan ayağa kalktı, birazdan kapıyı çalarlar."
​Miran, genç kadının bu telaşlı haline gülerek onu bir kez daha göğsüne çekti ve saçlarına derin bir öpücük kondurdu:
— "Çalsınlar... Bundan sonra bu odanın kapısını kimsenin çalmaya cesaret edemeyeceğini herkes çok iyi biliyor."
​Aşağı indiklerinde, konağın o dev sofrasında uzun bir aradan sonra ilk defa gerçekten neşeli ve samimi bir kahvaltı masası kurulmuştu. Annesi İkra Hanım’ın ve diğer aile üyelerinin yüzündeki o rahatlamış tebessüm, her şeyin artık yoluna girdiğinin en büyük kanıtıydı. Zerya, çayını yudumlarken Miran’ın masanın altından elini sıkıca tuttuğunu hissetti.
​Artık o zoraki evlilik, o nefret dolu bakışlar ve Mardin’in sert rüzgarları tamamen geçmişte kalmıştı. Geriye sadece iki kalbin birbirine mühürlendiği o gerçek hikaye kalmıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…