9. bölüm / 11
ASIRLIK AŞKIMBÖLÜM 9: Aşk İtirafı
Bölümler 11Şu an: BÖLÜM 9: Aşk İtirafı
- 1 BÖLÜM 1: ASIRLIK BİR BAŞLANGIÇ905 kelime
- 2 BÖLÜM 2: Loş Işıkta Kalanlar955 kelime
- 3 BÖLÜM 3: Ateş ve Şefkat1.029 kelime
- 4 BÖLÜM 4: İki Saatlik Sessizlik1.123 kelime
- 5 BÖLÜM 5: Niyeti Büyülü Sorular918 kelime
- 6 BÖLÜM 6: Şarkılar ve Sırlar1.130 kelime
- 7 BÖLÜM 7: Aynadaki Yabancı1.377 kelime
- 8 BÖLÜM 8: Tehlikeli Sınırlar846 kelime
- 9 BÖLÜM 9: Aşk İtirafı728 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 BÖLÜM 10: İlhamın Rengi1.214 kelime
- 11 BÖLÜM 11: Tutkulu Rekabet1.376 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 9: Aşk İtirafı
Sihra, Akın'ın güçlü kollarının arasındayken kalbi deli gibi atıyordu. Genç adamın "Gitmeni istemiyorum..." demesiyle irkildi. Ani bir refleksle kendini toparladı, Akın'ın belindeki elini nazikçe indirdi ve kollarından ayrıldı. Akın, salı sabahı arabadaki o derin yüzleşmeden beri Sihra’nın da kendisiyle aynı yoğun hisleri taşıdığını düşünüyordu; bu yüzden kızın onu böyle bırakması genç adamın tamamen afallamasına, neye uğradığını şaşırmasına sebep oldu. Sihra ise tek bir kelime bile etmeden askıdaki paltosunu ve çantasını kaptığı gibi hızla Showroom’dan çıktı. Aceleden, sadece kahverengi ressam şapkası askıda, geride kalmıştı.
Akın, yaşadığı şoktan sıyrılarak hızla Sihra’nın arkasından koridora fırladı. "Sihra! Lütfen bekler misin? Beni bir dinler misin?" diye seslendi, sesindeki o çaresiz pişmanlıkla.
Sihra normalde gururundan ve dik duruşundan asla ödün vermeyen bir karaktere sahipti. Tam şirketin ana kapı girişine ulaştığı an, zihninde Akın'ın hafta sonu o gizli odada hastayken kendisine nasıl bebekler gibi baktığı, saçlarını şefkatle kuruttuğu o saniyeler canlandı. Adımları bir anda kapının eşiğinde durdu. Genç kız yavaşça geri döndü ve peşinden koşan Akın’a doğru baktı. Akın, pişmanlık dolu bir yüz ifadesiyle birkaç adım gerisinde durmuş, endişeyle ona bakıyordu. Sihra, içindeki gururu o şefkat anlarına feda ederek elindeki paltoyu ve kolundaki çantayı hiç düşünmeden şirketin girişindeki zemine, yere bıraktı. Akın’a doğru kararlı adımlarla yürüdü. Tam önünde durduğunda Akın’ın gözlerinin içine baktı.
“ Akın Bey, içeride olan şey beni çok şaşırttı," dedi titreyen ama net bir sesle. "Size karşı hislerim var, inkar etmeyeceğim. Ama böyle olmasını istemiyorum. Herkesin içinde, bu aceleyle değil."
Akın, kızın bu dürüst itirafıyla sarsıldı. "Ben de aynı şeyi hissediyorum Sihra. Gün boyu kendimi tutmaya çalıştım. Özür dilerim, seni böyle sıkıştırdığım için," dedi. Sihra ise gözlerine bakmaya çekinir vaziyette Akın’ın hafif yere bakıyordu. Akın kızın çenesini nazikçe tuttu ve hafifçe yukarı kaldırdı. Gözlerinin tam içine bakıp, “Sen aradığımı bile bilmediğim o kişisin. Hergün görmek istediğim, yanımdayken bile özlem duyduğum…" diye net bir itirafta bulunmuştu. Ardından elini kızın çenesinden çekti ve Sihra’nın ellerinden tutup; “ Eğer bana izin verirsen seni yakından tanımak istiyorum. Sevgilim olmanı istiyorum Sihra.” Diye cümlesini tamamladı. Sihra ise kafasını onaylarca sallayıp “bende sizi seviyorum." Diyerek resmiyetin ani bitişine hazırlıksız ama duygularını yaşamaya hazırlıklı bir karşılık vermişti.
Bu sırada; şirketin bahçeli ana kapısından içeriye Akın’ın annesi, babası ve ikizi Kerem adım attı. İşkolik oğullarının bu saatte hala şirkette çalıştığını bilen Kerem, akşam yemeğine gelmeyen abisini almak için anne ve babasını da yanına katıp şirkete getirmişti. Kapı girişinden içeri girdiklerinde, yerdeki sıra dışı manzara dikkatlerini çekti. Kerem eğilerek yerde sahipsizce duran çantayı ve paltoyu kaldırdı. Onları hemen farkeden Sihra, ellerini çekti. Akın ise şaşkın bir şekilde “anne, baba!” diyerek yüzünde şaşkın bir ifade ile onlara baktı.
Akın’ın annesi, oğluna ve hemen yanındaki o açık tenli, kalın kaşlı genç kıza baktığı an kadınsal sezgileriyle durumu anında fark etti. İkisinin de yüzündeki o hafif kızarıklık ve toparlanmış halleri şüphelerini doğrulamıştı; ancak gençleri utandırmamak ve ortamı germemek adına asaletini koruyarak hiçbir şey demedi, bozuntuya vermedi.
Akın, masasına doğru ilerlerken, "Bizde de çıkıyordumk şimdi" diyerek durumu kurtarmaya çalıştı.
Kerem ise elindeki çantayı ve paltoyu Sihra’ya doğru uzattı. "Sihra Hanım, bunlar sizin sanırım" dedi meraklı gözlerle.
Sihra, eşyaları teslim alırken, "Çok teşekkür ederim," dedi sakin bir sesle. "İçeride bir şeyimi unuttuğumu fark etmiştim de, aceleyle onu almaya dönerken yere bırakmışım öyle fark etmeden." Desede yüzündeki kızarıklık onu ele veriyordu.
Akın’ın annesi, Sihra’yı süzerek sıcak bir tonla konuştu: "Kızım, sen de burada mı çalışıyorsun?" Diye soru yöneltmişti.
Sihra saygıyla başını eğerek, "Evet efendim, yeni stajyerim" diyerek nazikçe yanıtlamasıyla, kadın “ Hayırlı olsun o vakit." Diyerek cümlesini sonlandırdı. Sihra ise “ teşekkür ederim." Diyerek nezaketini devam ettirdi.
Saat epey geç olduğu için Kerem, o meraklı bakışlarını Sihra’dan çekmeyerek abisine döndü. "Akın, sen annemleri eve götür istersen, saat çok geç oldu. Ben de Sihra Hanım’ı bırakayım," diyerek bir hamle yaptı.
Akın’ın içindeki o sarsılmaz koruma güdüsü ve kıskançlık ateşi bu teklifle yeniden harladı. Kardeşinin Sihra ile o arabada iki saat baş başa kalması düşüncesi bile genç adamın tahammül sınırlarını aşıyordu. Hemen araya girerek net bir sesle Kerem’in önünü kesti: "Gerek yok Kerem. Sihra Hanım’ı bizim Rahmi Bey bırakacak, şoföre talimat verdim zaten. Biz de hep birlikte senin arabanla eve geçelim, annemleri yalnız bırakmayalım."
Kerem abisinin bu ani, tavizsiz ve aşırı korumacı şoför hamlesi karşısında şaşırsa da durumu uzatmamak adına mecburen kabul etmek zorunda kaldı. "Peki, madem öyle, geçelim," dedi.
Sihra, elinde paltosu ve çantasıyla Rahmi Bey’in arabasına doğru ilerlerken; arkasından gelen Akın’ın keskin bakışları, tıpkı o kapı girişindeki tutku gibi genç kızın adımlarına mühürlenmişti.
Bölüm etkileşimi
