8. bölüm / 11
ASIRLIK AŞKIMBÖLÜM 8: Tehlikeli Sınırlar
Bölümler 11Şu an: BÖLÜM 8: Tehlikeli Sınırlar
- 1 BÖLÜM 1: ASIRLIK BİR BAŞLANGIÇ905 kelime
- 2 BÖLÜM 2: Loş Işıkta Kalanlar955 kelime
- 3 BÖLÜM 3: Ateş ve Şefkat1.029 kelime
- 4 BÖLÜM 4: İki Saatlik Sessizlik1.123 kelime
- 5 BÖLÜM 5: Niyeti Büyülü Sorular918 kelime
- 6 BÖLÜM 6: Şarkılar ve Sırlar1.130 kelime
- 7 BÖLÜM 7: Aynadaki Yabancı1.377 kelime
- 8 BÖLÜM 8: Tehlikeli Sınırlar846 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 BÖLÜM 9: Aşk İtirafı728 kelime
- 10 BÖLÜM 10: İlhamın Rengi1.214 kelime
- 11 BÖLÜM 11: Tutkulu Rekabet1.376 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 8:TEHLİKELİ SINIRLAR
Akın, ikizi Kerem’in hiç tereddüt etmeden gidip Sihra’nın yanındaki boş koltuğa oturduğunu görünce içini ani ve keskin bir rahatsızlık hissi kapladı. Bu duyguyu çalışanlarına belli etmemeye özen göstererek Showroom’da bulunan oldukça büyük masanın diğer yanına geçti. Onların oturduğu yerin biraz gerisindeki bir sandalyeye oturarak ortamı izlemeye başladı. Showroom’un içinde hummalı bir çalışma yürütülüyordu; tasarım ekibi mankenlerle yakından ilgileniyor, her bir detayı inceliyor ve hararetle notlar tutuyordu. Sihra ise yanındaki boş koltuğa yerleşen Kerem'e rağmen odağını kaybetmemeye çalışarak tasarım ekibini dikkatle izliyor, kendi defterine mesleki notlarını alıyordu.
Bir ara, mankenler üzerlerindeki tasarımları değiştirmek ve diğer ürünleri denemek amacıyla tekrardan kabinlere yöneldiğinde, Showroom’da kısa bir sessizlik oluştu. Kerem bu fırsattan yararlanarak hemen Sihra ile sohbet etmeye çalıştı. Eğilip genç kıza alçak sesle bir şeyler söylüyor, ikisi kendi aralarında küçük küçük gülüşüyorlardı. Akın ise büyük masanın diğer tarafından, bir miktar gerilerden keskin bakışlarla onlara bakıyordu. Kardeşinin Sihra’ya olan bu ilgisi ve kızın ona gülümseyerek karşılık vermesi, Akın'ın canını fazlasıyla sıkmıştı. Bu durumdan hiç ama hiç hoşnut görünmüyordu.
Mankenler kabinden çıkıp yeni ürünlerle Showroom’un ortasında belirdiğinde tasarım ekibi incelemelerine geri döndü. Akın, daha fazla dayanamayarak Kerem’le Sihra'nın arasındaki o samimi muhabbeti bölmek amacıyla yalandan bir iş buyurdu. Ses tonuna profesyonel bir hava katmaya çalışarak, "Sihra Hanım, modelin yakasını eşitleyebilir misiniz?" diye seslendi masanın diğer ucundan.
Sihra, duruşunu bozmadan, "Tabii ki," diyerek hemen yerinden kalktı. Modelin yanına gidip zayıf ve ince hatlı elleriyle yakayı düzeltebildiği kadar düzeltip eşitledi. İşini bitirdikten sonra tekrar eski yerine, koltuğuna oturdu. Kısa bir süre sonra genel kontroller tamamlandı, tadilat notları alındı ve Showroom’daki bu hareketli toplantı son buldu. Zaman hızla akmış, saatler mesai bitimine yaklaşmıştı. Herkes yavaş yavaş eşyalarını toparlayıp çıkış için hazırlanmaya başladı. Sihra da tasarım ekibiyle birlikte Showroom alanını toparlamaya, askıları ve çizimleri yerleştirmeye koyuldu.
O esnada Akın, herkes işini bitirip çıkarken yanında getirdiği dizüstü bilgisayarını açmış, toplantıyla alakalı birkaç teknik düzeltmeyi bizzat Showroom’da yapmaya devam ediyordu. Kerem, abisinin bilgisayarın başında hala çalıştığını görünce kapıya doğru yürürken seslendi: "Hadi çıkalım Akın, annemler geldiğimi bilmiyor süpriz yaparız ."
Akın, gözlerini ekrandan ayırmadan sakin bir sesle, "Sen önden git Kerem, benim birkaç işim var sonra size katılırım," diye yanıt verdi.
Kerem abisinin bu işkolik haline şaşırmayarak başını salladı. "Tamam, ben gidiyorum o zaman," dedi. Ardından askıların yanında duran Sihra’ya dönerek centilmence gülümsedi. "Görüşürüz Sihra Hanım, tanıştığıma çok memnun oldum. Kolay gelsin, iyi akşamlar."
Sihra da aynı nezaketle karşılık verdikten sonra Kerem Showroom'dan çıkıp şirketten ayrıldı. Kısa bir süre içinde temizlik ve düzenleme işleri tamamen bitti. Tasarım ekibindeki diğer çalışanlar da iyi akşamlar dileyerek birer birer Showroom’dan ayrılmaya başladılar. Odada sadece bilgisayarıyla ilgilenen Akın ve Sihra kalmıştı.
Sihra, çantasını eline alıp kapıya doğru ilerlerken nezaketli ve profesyonel tavrıyla sordu: "Size yardım edeceğim bir şey var mıydı Akın Bey?"
Akın, bilgisayardan başını kaldırıp Sihra’ya baktı. "Yok, teşekkür ederim Sihra. Sen de çıkabilirsin," dedi düz bir sesle.
Sihra, "Tamam o zaman, iyi akşamlar," diyerek arkasını döndü. Tam kapının eşiğinden çıkıp koridora adım atacağı sırada, Akın’ın arkasından seslendi:
"Sihra! Sihra Hanım, bir bakar mısınız?"
Sihra adımlarını durdurdu, omzunun üzerinden arkasına döndü. "Buyurun Akın Bey?" dedi merakla.
Akın, önündeki dizüstü bilgisayarın kapağını sertçe kapattı ve oturduğu yerden kalktı. Adımlarını doğrudan Sihra’nın olduğu kapı eşiğine doğru yöneltti. Kızın tam karşısında, nefesini hissedecek kadar yakınında durdu. İçini gün boyunca kavuran o yoğun kıskançlığın etkisiyle, sitemkar ve hesap sorar bir ses tonuyla konuştu: "İkizimle ne konuşuyordunuz orada, merak ettim? Bayağı gülüyordunuz da... Neye güldüğünüzü bana da söyler misin?"
Sihra, karşısındaki adamın bu ani ve öfkeli hesap soruşu karşısında şaşırsa da dik duruşunu bozmadı. "Yurt dışında öğrendiği komik bir cümle varmış, onu söylüyordu bana. Bana da komik geldi, sadece ona gülüyorduk," diye yanıt verdi dürüstçe. Ancak kelimeler ağzından çıktıktan sonra bir an duraksadı. Cümlesini yarıda kesip şaşkın bakışlarını Akın’ın kumral çehresinde gezdirdi. "Akın Bey... Neden sordunuz? Sizi rahatsız ettiyse kusura bakmayın," diyerek üslubunu korudu.
Akın, kızın bu sorusuyla birlikte ona doğru iyice yaklaştı. Sihra, aralarındaki bu tehlikeli mesafeyi açmak ve kendine güvenli bir alan yaratmak için iki adım geri gitmek istedi; fakat sırtının Showroom’un soğuk duvarına yaslanmasıyla gidecek yeri kalmadığını fark etti. Akın, kızın kaçış yollarını kapatmış bir halde tam önünde duruyordu. Gözleri, Sihra'nın o uzun kirpiklerinin altındaki koyu kahverengi gözlerine kilitlenmişti. Keskin yüz hatlarına oturan o koyu ve sahiplenici bakışlarla hesap sormaya devam etti: "İkizimle de bu kadar hızlı mı samimi oldunuz?"
Sihra, bu haksız itham karşısında içindeki o güçlü, haklarını savunan kadını devreye soktu. Kendine bir alan açmak için hafifçe kenara çekildi, arkasını Showroom'un çıkış boşluğuna verdi ve doğrudan Akın’a doğru döndü. Kalın kaşlarının altındaki gözlerini adamın gözlerine dikerek, tıpkı onun gibi hesap sorar bir tonda sordu: "Akın Bey... Sizi rahatsız eden şey tam olarak ne? Anlamaya çalışıyorum."
Sihra, adamın sessiz kalması üzerine durumun daha fazla uzamasını istemeyerek çantasını omzuna taktı. "Tamam, başka diyeceğiniz bir şey yoksa ben çıkıyorum," diyerek arkasını döndü ve kapıdan çıkmak üzere bir adım attı.
Ancak gitmesine izin vermeye hiç niyeti olmayan Akın, mantığının ve profesyonelliğinin tamamen devreye dışı kaldığı o saniyede ani bir refleksle ileri atıldı. Gitmek üzere olan Sihra’yı tek bir güçlü hamleyle tam belinden yakaladı. Genç kızı hızla kendine doğru çekip göğsüne yaslarken, sesindeki o önüne geçilemez arzu ve tutkuyla fısıldadı:
"Gitmeni istemiyorum..."
Bölüm etkileşimi
