ASIRLIK AŞKIM kitap kapağı

7. bölüm / 11

ASIRLIK AŞKIM

BÖLÜM 7: Aynadaki Yabancı

Vaveyla Yazarı: G D Ş

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: BÖLÜM 7: Aynadaki Yabancı

BÖLÜM 7:
AYNADAKİ YABANCI

Akın, odasındaki masasında çizimleri incelerken kapısı tıkırdatıldı. "Gel," komutuyla birlikte içeriye adım atan kişi, genç adamın şaşkınlıkla ayağa kalkmasına sebep oldu. Gelen kişi, Akın’ın tek yumurta ikizi olan kardeşi Kerem’di.

Bilimsel olarak sadece beş dakika farkla dünyayla tanışan bu iki kardeş, neredeyse aynı DNA'yı taşıyan birer kopyaydı; aralarındaki tek belirgin fark Kerem’in tarzını abisinden ayırmak adına saçlarını sarıya boyamış olmasıydı.Tabii bir de karakterleri ve giyim tarzları tamamen zıttı. Akın her zaman daha efendi, ağırbaşlı ve klasik bir şıklığı tercih ederken; Kerem açık teni, keskin yüz hatları, kaslı fiziğiyle son derece çekici, spor ve iddialı giyinen biriydi. Geçmişinde tam bir gece kuşu ve çapkın olarak bilinse de, artık kafasına uyacak biriyle ciddi bir ilişki yaşamak istiyordu.

Akın, kardeşini karşısında görünce yüzünde kocaman bir gülümsemeyle ona doğru yürüdü ve iki kardeş hasretle birbirine sarıldı.
"Hoş geldin kaçak," dedi Akın, şakacı bir tonla sırtına vurarak. "Döndüğünü niye haber vermiyorsun İstanbul’a?"
Kerem koltuğa doğru ilerlerken güldü. "Vallahi Akıncım, bilirsin şimdi ben haber versem annemler on kere arar. 'İndin mi, ne zaman ineceksin?' Hiç o toplara girmek istemedim. O yüzden kimseye söylemeden direkt indim kardeşim."
Akın, kardeşini omzundan tutarak koltuğa doğru yönlendirdi, kendisi de karşısına oturdu. "İyi yaptın, döndün ya bu bana kafi. Zaten senin dışında ikizini bırakıp uzaklara giden çok az insan vardır," diyerek takıldı.
"Sanki ben buradayken çok bakıyordun bana," diye sitem etti Kerem, keyifle arkasına yaslanarak.
Akın elini havada salladı. "Ya oğlum sen gece kuşusun, ben gündüz kuşu. Gecelerde takılmayı sevmiyordum senin gibi, biliyorsun. Sen de geceleri sabahladığın için, o mekan senin bu mekan benim gezerken yetişemiyordum ki senin hızına. Bir de biliyorsun, ben öyle çapkınlık işlerine de gelemiyorum, benlik şeyler değil onlar. Neyse, boş ver bunları; ne yaptın, ne ettin anlat biraz."
Kerem hafifçe iç çekerek sitemli bir tonda konuştu: "Ya Akın, yapıştırdınız bana bir çapkın etiketi, yemin ediyorum bıraktım ben o işleri ya. Artık gerçekten ciddi bir ilişki düşünüyorum, şöyle kafama uyacak biriyle..."
Akın muzipçe sırıtarak hemen espriyi patlattı: "O öyle mi? Hemen annemlere söyleyelim o zaman, seni başgöz etsinler."
Kerem panikle yerinden doğrularak güldü. "Ya oğlum saçmalama sakın! Bak bela edersin annemleri başıma, her yere haber salarlar sonra, biliyorsun onların huyunu. Külkedisi masalındaki prense dönmeyeyim sonra; kapı kapı gezip prensesi ayağından tanımaya çalışmak zorunda kalırım, yapma!"
Akın kardeşinin bu haline kahkahayla karşılık verdi. "Tamam, tamam, karışmıyorum. İnşallah gönlüne göre birini bulursun."
O sırada binanın üst katındaki tasarım odasında ise bambaşka bir hareketlilik vardı. Tasarım ekibinin başı Rezzan Hanım, diğer çalışanlara kıyasla bugün işe biraz daha geç gelmişti. Odaya girer girmez doğrudan Sihra’nın yanına adımladı. Genç kıza içtenlikle geçmiş olsun dileklerini ilettikten sonra, son derece kibar ve düşünceli bir ses tonuyla, "Depo için de hiç acele etme Sihracığım, daha iyi olduğunda bakarsın oraya," dedi.
Sihra, Rezzan Hanım'ın bu naif yaklaşımına karşı hafifçe gülümsedi. "Çok teşekkür ederim Rezzan Hanım, aslında ben cuma günü tasnif işini tamamen bitirememiştim. Ama bugün salı sabahı depoya indiğimde her yerin kusursuzca düzenlendiğini, temizlendiğini, kumaşların istiflenip deftere kayda geçirildiğini gördüm," diyerek durumu açıkladı.
Rezzan Hanım şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. "Kim yapmış peki? Benim haberim yok."
Sihra, "İnanın ben de bilmiyorum, geldiğimde o şekilde buldum," dedi.
Rezzan Hanım’ın zihninde durum pek oturmasa da işlerin yoğunluğundan üzerinde durmadı. "Tamam, neyse... Oraya sonra seninle yine bir bakarız ne olmuş ne bitmiş diye. Şimdilik sen ve diğer arkadaşlar hazırlanın, mankenler birazdan gelir. Showroom’a gidecek parçaları aşağıya taşıyalım." Tam arkasını dönecekken duraksayıp Sihra’ya yöneldi: "Sihracığım, sen bir Akın Bey’in odasına bakarsın. Onun bizzat düzelttiği birkaç parça prototip ürünümüz vardı, eğer müsaitse onları da alıp Showroom’a getirirsin, olur mu?"
Sihra duyduğu bu istekle içten içe hafifçe utansa da, "Tabii Rezzan Hanım," diyerek onayladı. Tasarım odasından çıkıp Akın’ın kapısının önüne geldiğinde kalbinin hızlandığını hissetti. Derin bir nefes alıp kapıyı kibar hatlarla tıklattı. İçeriden iki erkek kahkahası, neşeli gülme sesleri geliyordu. Seslerin arasından Akın'ın net "Buyurun, girebilirsiniz," sesini duyunca kapıyı aralayıp içeri geçti.
İçeri adım atar atmaz bakışları ilk olarak Akın’ın karşısında oturan misafire takıldı. Nezaketle başını eğerek, "Merhaba, hoş geldiniz," dedi. Ardından bakışlarını Akın’a çevirip durumunu açıkladı: "Akın Bey, Rezzan Hanım Showroom’a gidecek bazı ürünlerin burada olduğunu söyledi. Eğer müsaitlerse onları Showroom’a götüreceğim."
Akın, Sihra’yı karşısında görünce yüzündeki o iş adamı ciddiyeti anında yumuşadı. "Ya, genelini hallettim Sihra Hanım," dedi, sesindeki o korumacı tınıyla. "Sen istersen şöyle otur, bir tane ürünün üzerinde ufak bir not kalmıştı, onu da halledeyim tamamdır."
Sihra, Akın’ın masadan kalkıp ürünlere yönelmesini fırsat bilerek, hemen Kerem’in karşısındaki boş koltuğa oturdu. Ne yapacağını bilemez bir durumda, hafif bir gülümsemeyle Kerem Bey’e bakmak zorunda kaldı. Ancak tam o an bakışları sarışın adamın yüz hatlarında donakaldı. Koyu kahverengi gözleri şaşkınlıkla irileşti, kalın kaşları hayretle havalandı. Şaşkınlığını gizleyemeyerek, "Siz?!" dedi, ses tonundaki hayret net bir şekilde duyuluyordu. "Siz Akın Bey’in ikizi misiniz?"
Akın, Kerem’in çapkınca bir cevap vermesine fırsat tanımadan, elindeki ürünleri toplarken hafifçe güldü ve kardeşine bakarak espriyi patlattı: "Sihra Hanım, babamlara ben yetmemişim, beni klonlamışlar."
Odadaki gergin hava Akın’ın bu sempatik ve hafif egolu esprisiyle bir anda dağıldı; Kerem de abisinin bu sözlerine neşeyle güldü. Kerem, Sihra'ya doğru meraklı bir bakış atarak, "İsminiz neydi acaba?" diye sordu.
Genç kız, duruşunu hiç bozmadan, "Sihra," diyerek net bir sesle yanıtladı.
Kerem, o çapkın ama sempatik tarzıyla aradaki mesafeyi hemen eritmek ister gibi gülümsedi. "Sana Sihra desem olur mu?" diye sordu, rahat bir tavırla.
Sihra, haksızlığa boyun eğmeyen, üslubunu her zaman koruyan ama sınırlarını çizmeyi de çok iyi bilen asil karakteriyle hemen araya girdi. Bakışlarını Kerem'e dikerek, "Sihra Hanım deseniz daha uygun olur," diyerek Kerem'e ilk dakikadan ültimatomunu verdi.
Kerem aldığı bu net cevap karşısında hafifçe şaşırıp toparlanmaya çalışırken; masanın diğer tarafında duran Akın, Sihra'nın bu tavizsiz sınır çizmesinden içten içe muazzam bir hoşnutluk duydu. Yüzünde, odadaki hiç kimsenin fark edemeyeceği kadar hafif, gizli bir gülümseme belirdi. Kızın bu dik duruşu, Akın'ın içindeki o hayranlığı daha da katlamıştı.
Kerem, Sihra’nın bu asil duruşu karşısında bozulan havayı toparlamak için neşeyle öne eğildi. "Ya siz bakmayın abime Sihra Hanım," dedi, mesafeli ama tatlı tarzına ayak uydurarak. "Birkaç dakika ondan geç doğdum diye bana klon diyor. Ama dürüstçe itiraf edin lütfen; ben ondan çok daha yakışıklı değil miyim?"
Sihra, Kerem’in bu şakacı ve özgüvenli sorusu karşısında kendine has o kulağa hoş gelen sesiyle hafifçe güldü ama asil duruşunu bozmadı ve sessiz kalmayı tercih etti.
Akın elindeki son parçayı da dosyaya ekleyip, "Tamamdır, bitti bunlar," dedi. Sihra hemen ayağa kalktı ve masanın üzerindeki o ağır kumaş yığınını ve ürünleri kucağına almaya yeltendi. Akın, kızın o sportif ve ince hatlı fiziğiyle bu yükü taşımaya çalışmasına kıyamayarak hemen araya girdi, onu nazikçe durdurdu. "Bu kadar ürünü tek başına nasıl taşıyacaksın? Şurada bizim bir el arabamız var, ona dizelim, birlikte götürürüz."
Akın, Sihra ile yan yana gelerek tüm ürünleri el arabasına büyük bir özenle yerleştirdi. Sihra, odadaki iki kardeşe de dönerek, "İyi günler dilerim," dedi ve el arabasını yönlendirerek Showroom’un yolunu tuttu.
Odanın kapısı kapandığı an Kerem, bakışlarını Sihra’nın arkasından çekip abisine döndü. Gözlerinde büyük bir merak vardı. "Bu kız kim, Akın?" diye sordu doğrudan.
Akın, masasına geri dönerken sesindeki o sahiplenici ve ciddi tonu korumaya çalıştı. "Üniversite stajyerlerimizden," diye yanıtladı kısa ve net bir şekilde.
Kerem şaşırarak kaşlarını kaldırdı. "Stajyer de mi alıyorsunuz siz artık?"
"Yani, bu sene başladık stajyer almaya zaten. İlk stajyerimiz Sihra. Öğrencilerin mesleki deneyim kazanması için biz de marka olarak elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz," diyerek durumu kurumsal bir dille açıkladı.
Kerem abisinin bu vizyoner duruşu karşısında içtenlikle gülümsedi, gözleri gururla parladı. "Vallahi sevindim kardeşim. Şirketini böyle büyümek üzere, bu kadar profesyonel görmek beni de çok mutlu etti," diyerek gururunu dile getirdi.
Akın, kardeşinin bu samimi sözleri karşısında son derece memnun bir ifade takındı. "Sağ ol kardeşim, ben de senin için aynı şekilde gururluyum," dedi. Ardından kolundaki saate bakıp ayağa kalktı. "Hadi gel, biz de gidelim showrooma."
İkisi de kalkıp Showroom’a doğru yöneldiler. O sırada Showroom’da hummalı bir çalışma vardı. Seren, Sihra’nın el arabasıyla geldiğini görünce hemen el salladı. "Gel gel Sihracığım, mankenler de geldi neredeyse, tam zamanında yetiştin."
Tasarım ekibi, Rezzan Hanım’ın liderliğinde hızlıca organize oldu. Gelen modelleri karşılayarak, hangi mankenin hangi pijama takımına ya da hangi özel tasarıma uygun olduğuna karar verip ürünleri onlara teslim etmeye başladılar. Modeller, üzerlerindeki tasarımları giymek ve ilk denemeleri yapmak üzere heyecanla kabinlere doğru yönelirken; Showroom’un kapısında Akın ve sarışın ikizi Kerem yan yana belirdi. İki güçlü ve yakışıklı adamın içeri girmesiyle odadaki tüm gözler bir anda o kapıya kilitlendi; ancak Kerem’in gözleri, kalabalığın arasında direkt Sihra’yı seçti ve onun yanındaki sandalyeye doğru yöneldi…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

142okunma 67beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.