11. bölüm / 11
AŞİRET E GELİN11
Bölümler 11Şu an: 11
- 1 11.187 kelime
- 2 21.178 kelime
- 3 3947 kelime
- 4 4891 kelime
- 5 51.162 kelime
- 6 63.161 kelime
- 7 71.414 kelime
- 8 81.484 kelime
- 9 91.212 kelime
- 10 101.430 kelime
- 11 111.003 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Düğünün üzerinden birkaç gün geçmişti. Karan ve Zerda, konakta kullanacakları yatak odası takımını seçmek için bir mobilya mağazasına gelmişlerdi.
Zerda mağazaya girer girmez etrafına bakındı. Birbirinden farklı takımların arasında dolaşırken Karan elleri cebinde, sessizce onu takip ediyordu.
Zerda, beyaz renkli, sade ve zarif bir yatak odası takımının önünde durdu. Büyük yatağın başlığı krem tonlarında detaylarla süslenmiş, komodinleri ve gardırobu da aynı renklerde tasarlanmıştı.
"Şu güzelmiş," dedi Zerda.
Karan yanına gelip takıma göz gezdirdi.
"Beyaz mı istiyorsun?"
Zerda ona döndü.
"Evet. Odayı daha ferah gösterir. Bir de diğer renkler bana biraz ağır geliyor."
Karan başını salladı.
"Tamam, bunu alalım."
Zerda şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı.
"Bir dakika, hemen mi? Başka takımlara da bakalım."
Karan omuz silkti.
"Beğendiysen neden dolaşıp duralım?"
"Belki daha güzelini buluruz."
Karan ona baktı.
"Sen beğendiysen benim için sorun yok."
Zerda bir an sustu. Karan'ın bu kadar kolay kabul etmesini beklemiyordu.
"Gerçekten mi?"
"Evet, Zerda. Yatak odasını sen kullanacaksın sonuçta. İçine sinmesi önemli."
Zerda yeniden takıma döndü. Yatağın başlığını incelerken yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.
"Tamam, o zaman beyaz olsun."
Karan mağaza görevlisine dönüp takımla ilgili bilgi almaya başladı. Zerda ise birkaç adım geride durup odayı kafasında canlandırıyordu.
En azından bu konuda anlaşabildik, diye düşündü.
Karan konuşmasını bitirip yanına geldiğinde Zerda hâlâ takıma bakıyordu.
"Başka bir şey istiyor musun?"
Zerda başını salladı.
"Şimdilik yok. Önce bunu halledelim."
Karan kapıya doğru yürürken ona döndü.
"Hadi o zaman, hanımefendi. Sırada ne var?"
Zerda çantasını omzuna yerleştirip peşinden gitti.
"Perdeler. Ama onlara karışmak yok, haberin olsun."
Karan hafifçe güldü.
"Anlaşıldı. Perdeler senin sorumluluğunda."
Zerda başını sallayarak gülümsedi. İkisi mağazadan yan yana çıkarken aralarındaki mesafe hâlâ hissediliyordu; yine de o gün, birlikte karar verdikleri ilk şey beyaz bir yatak odası takımı olmuştu.
Ertesi gün Zerda, annesi Selma ve kayınvalidesi Zühre'yle birlikte gelinlik mağazasına gitmek için hazırlanmıştı. Karan da onlarla gelecekti. Zerda bunu öğrendiğinde pek memnun görünmese de sesini çıkarmamıştı.
Mağazaya girdiklerinde birbirinden güzel gelinlikler ve kınalıklar karşılarında sıralanıyordu.
Selma heyecanla kızının koluna girdi.
"Gel bakalım kızım, önce gelinliklere bakalım. Senin içine sinen bir şey seçelim."
Zühre de gülümseyerek ekledi:
"Aynen öyle. Bugün acelemiz yok. Zerda hangisini beğenirse onu alırız."
Zerda iki kadına bakıp gülümsedi.
"Tamam, ama beni saatlerce burada tutmayın."
Tam o sırada Karan arkadan konuştu.
"Sen beğenene kadar bekleriz."
Zerda başını çevirip ona baktı.
"Senin burada ne işin var zaten? Erkekler bölümünde otursaydın."
Karan güldü.
"Ben de senin gelinliğini merak ediyorum."
Zerda gözlerini devirdi, ardından askılardaki gelinlikleri incelemeye başladı.
Bir süre sonra sade ama zarif, uzun duvaklı, bel kısmı ince işlemelerle süslenmiş beyaz bir gelinliğin önünde durdu. Eteği kabarık değildi; dantelleri ve taş detayları oldukça zarif görünüyordu.
Selma kızının baktığı gelinliği fark etti.
"Şunu bir dene kızım. Bence sana çok yakışacak."
Zerda gelinliği görevliye gösterip kabine geçti.
Dakikalar sonra perde açıldığında Selma'nın gözleri doldu.
"Allah'ım… Benim kızım gelin oluyor."
Zühre de duygulanarak Zerda'ya yaklaştı.
"Çok güzel olmuşsun kızım."
Zerda aynadaki görüntüsüne baktı. Bir an için gözleri dolacak gibi oldu ama kendini toparladı.
"Anne, ağlama şimdi. Ben de ağlayacağım."
Karan ise biraz geride durmuş, gözlerini Zerda'dan ayıramıyordu. Onu ilk kez gelinlikle görüyordu. Yüzündeki ifade her zamanki sertliğinden uzaktı.
Zerda aynadan Karan'ın bakışlarını yakaladı.
"Ne oldu? Beğenmedin mi?"
Karan başını hafifçe salladı.
"Beğendim."
"Bu kadar mı?"
Karan dudaklarının kenarını kaldırdı.
"Çok güzel olmuşsun, Zerda."
Zerda beklemediği bu söz karşısında bir an sustu. Ardından bakışlarını aynaya çevirdi.
"Teşekkür ederim."
Selma ve Zühre birbirlerine bakıp gülümsediler.
Gelinlik kararlaştırıldıktan sonra sıra kınalığa geldi. Zerda birkaç modeli inceledi ama sonunda koyu kırmızı, belden oturan, etekleri zarif işlemeli bir kınalıkta karar kıldı. Başına takılacak duvak ve aksesuarlar da seçildi.
Zühre memnuniyetle başını salladı.
"Kırmızı sana çok yakışacak. Kına gecesinde göz kamaştıracaksın."
Selma kızının elini tuttu.
"Her şey çok güzel olacak kızım."
Zerda annesine sarılıp yanağından öptü.
"Sem yanımda ol yeter."
Karan bu kez sessiz kaldı. İki kadının Zerda'yla ilgilenmesini izlerken içinde tuhaf bir his vardı. Birkaç gün önce birlikte yatak odası takımı seçmişler, bugün ise onun gelinliğini ve kınalığını almışlardı.
Evlilikleri her ne kadar zoraki başlamış olsa da artık hazırlıklar gerçeğe dönüşüyordu.
Mağazadan çıkarlarken Karan, Zerda'nın yanına yaklaştı.
"Yoruldun mu?"
Zerda ona baktı.
"Biraz."
"İstersen eve geçelim."
Zerda şaşırdı. Karan'ın bu kadar düşünceli davranmasına hâlâ alışamamıştı.
"Olur. Zaten bugünlük yeterince alışveriş yaptık."
Karan kapıyı açıp kadınların arabaya binmesini bekledi.
Zerda arabaya binmeden önce son kez mağazanın vitrinine baktı. İçeride bıraktığı beyaz gelinlik gözünün önüne geldi.
Ben gerçekten gelin mi olacağım?
Sonra bakışlarını Karan'a çevirdi.
Karan da ona bakıyordu.
İkisi de bir şey söylemedi. Ama ikisi de aynı gerçeğin farkındaydı: Düğün hazırlıkları artık yalnızca birer alışverişten ibaret değildi.
Gelinlik ve kınalık alışverişi tamamlandıktan sonra Selma, çantasını toparlayıp Zühre'ye döndü.
"Zühre Hanım, gelmişken birkaç gecelik de alalım. Onlar da eksik kalmasın."
Zühre başını salladı. "Doğru söylüyorsun Selma Hanım, gel bakalım."
Zerda, annesiyle kayınvalidesinin konuşmasını duyunca yavaşça Karan'a döndü. Kaşlarını kaldırıp ona anlamlı bir bakış attı.
Karan, Zerda'nın bakışını görünce hafifçe gülümsedi.
"Ben sizi bekliyorum. İşiniz bitince haber verirsiniz."
Zerda rahatlamış bir ifadeyle başını salladı.
"İyi olur."
Karan mağazanın dışına çıkarken arkasını dönüp ekledi:
"Acele etmeyin."
Zerda onun uzaklaşmasını izleyip annesiyle Zühre'nin peşinden yürüdü. Yüzündeki rahatlamayı gören Selma gülümsemesini tutamadı.
Zerda hemen annesine döndü.
"Anne, sakın bir şey söyleme!"
Selma kahkaha attı.
"Ben daha ağzımı açmadım kızım!"
Alışverişleri tamamlandığında Selma ve Zühre ellerindeki poşetlerle mağazadan çıktılar. Karan, onları kapının önünde bekliyordu.
"Bitirdiniz mi?" diye sordu.
Zerda başını salladı. "Evet, sonunda."
Karan poşetlerin bir kısmını alıp arabanın bagajına yerleştirdi. Ardından kapıları açarak kadınların binmesini bekledi.
Önce Selma'yı, ardından Zühre'yi evlerine bıraktılar. Son olarak Zerda'yla birlikte konağa doğru yola çıktılar.
Arabada bir süre sessizlik oldu. Zerda camdan dışarıyı izlerken Karan göz ucuyla ona baktı.
"Yoruldun mu?"
"Biraz. Bütün gün ayakta kaldık."
"İstersen yarın bir yere gitmeyiz."
Zerda başını çevirip ona baktı. "Yarın bir yere gitmemiz gerekmiyor zaten."
Karan hafifçe gülümsedi.
"İyi. O zaman dinlenirsin."
Zerda yeniden camdan dışarı döndü. Karan'ın beklediğinden daha sakin davrandığını düşünüyordu ama bunu dile getirmek istemedi.
Konağa vardıklarında Karan arabadan inip Zerda'nın kapısını açtı. Zerda teşekkür ederek indi ve çantasını omzuna yerleştirdi.
Karan bagajdaki poşetleri alırken ona döndü.
"Sen içeri geç, ben bunları getiririm."
Zerda bir an duraksadı.
"Tamam. Teşekkür ederim."
Karan başıyla karşılık verdi. Zerda konağa doğru ilerlerken o da poşetlerle arkasından yürüdü.
Bölüm etkileşimi
