22. bölüm / 22
Arda Soydoğan21
Bölümler 22Şu an: 21
- 1 01701 kelime
- 2 Tanıtım21 kelime
- 3 02766 kelime
- 4 03748 kelime
- 5 04738 kelime
- 6 05819 kelime
- 7 06830 kelime
- 8 07765 kelime
- 9 08825 kelime
- 10 09904 kelime
- 11 10912 kelime
- 12 11768 kelime
- 13 12884 kelime
- 14 131.330 kelime
- 15 141.361 kelime
- 16 151.201 kelime
- 17 161.042 kelime
- 18 17864 kelime
- 19 18(sezon finali sınavlar başlayacağı için)1.305 kelime
- 20 19570 kelime
- 21 201.177 kelime
- 22 211.476 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah gözlerimi açtığımda hâlâ hastane odasındaydım. Başımı kaldırıp yanıma baktım. Arda uyuyordu. Gece boyunca elini bırakmamıştım. Sandalyede uyuduğum için boynum tutulmuştu.
Uykusunda elimi hafifçe sıktığında istemsizce gülümsedim. Arada bir parmaklarını falan oynatıyordu. Ay Allah'ım bu çocuk çok datluuu. Biraz daha yüzünü izledikten sonra saçlarını hafifçe düzelttim.
"Tipe bak ya." diye fısıldadım.
Uyurken bile elimi bırakmıyordu.
Telefonum titredi. Merve'den mesaj gelmişti.
Mervemm: ARENNN
Mervemm: Uyandınız mııı?
Siz: Ben uyandım, Arda hâlâ uyuyor.
Mervemm: NASIL?
Siz: İyi merak etme. Biraz dinleniyor.
Mervemm: Ona söyle çok özledik.
Siz: Söylerimmm.
Mervemm: Sen de kendine dikkat et tamam mı?
Gülümsedim.
Siz: Tamam annemmm. KSNDKSKS
Telefonu kenara bıraktım. Arda hâlâ mışıl mışıl uyuyordu. Sandalyede biraz daha rahat oturmaya çalıştım. Tam o sırada doktor geldi. Elimi çekmeye çalıştım ama Arda elimi daha sıkı tuttu. Doktor bu halimize güldü.
"Arda bey sizi biraz fazla seviyor galiba" dedi gülerek.
"Galiba." Diye karşılık verdim gülerek.
"Baya." Dedi Arda gözlerini açarak.
"Sen uyumuyor muydun?"
"Uyuyordum, ama uyandım sen elini çekmeye çalışınca."
"Allah'ım Yarabbim ya" dedim. Arda elimi hala bırakmıştı. Doktor konuştu.
"Kendini nasıl hissediyorsun?"
"İyiyim. Hemde baya." Dedi Arda.
"İyi o zaman son kontrolleri yapalım sende taburcu ol." Dedi doktor. Hemşireler geldi ve gerekli muayneleri yaptı ve bir kaç pansuman eşyası verdi.
"Siz, evde halledersiniz."
"Tamamdır." Dedim. Eşyaları alıp Arda'nın koluna girdim. Milan'ı çağırdım onun ehliyeti vardı. Milan hemen geldi ve Arda'yı arabaya bindirdik. Bende arka koltuğa onun yanına oturdum.
"Arda, her şey için özür dilerim..." Milan'ın gözleri dolmuştu.
"Saçmalama Milan, senin başına bir şey gelseydi inan ki benim canım daha çok yanardı." Dedi Arda. Kısa bir sarılma faslından sonra arabayı Efe'lerin eve doğru sürdü. Milan arabayı Efe'lerin evinin önüne park etti. Arda'nın koluna girdim ve dikkatlice arabadan inmesine yardım ettim.
"Yavaş, acele etme." dedim.
"Tamam güzelim, merak etme."
Kapıyı Efe açtı. Bizi görünce yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
"Hoş geldiniz!"
"Lan, bağırma. Daha yeni geldik." dedi Arda.
Efe güldü.
"Özlemişim seni be oğlum."
Arda'yla kısa bir sarıldılar. Ardından Efe kenara çekildi.
"Geçin, geçin. Herkes içeride."
Salona girdiğimizde Barış, Mira ve diğerleri bizi bekliyordu.
"Ardaaaaa!" diye bağırdı Merve.
"Biriniz de normal karşılasın beni." dedi Arda gülerek.
"Seni çok özledik." Dedi Merve sarılırken.
"Ben de sizi çok özledim."
Sarılma faslından sonra sohbet falan ettik. Daha sonra Arda'ya pansuman yapmak için odaya geçtik. Arda'nın pansumanının yapılacağı yer karnı olduğu için tişörtünü çıkardı. Hemen pansuman malzemeleri çıkardım ve Arda'nın bandajını açtım. Dikkatlice Bandajı açarken olabildiğince dikkatli davranıyordum. Arda ise yüzüme bakıyordu.
"Ne oldu?" diye sordum.
"Bir şey yok."
"Niye öyle bakıyorsun?"
"Sana bakıyorum."
Gözlerimi devirdim.
"Arda, bir dakika ciddi ol."
"Ben gayet ciddiyim güzelim."
Yeni bandajı hazırlarken ona baktım.
"Acıyor mu?"
"Biraz."
"Kıyamam sana ben." Dedim, Arda'nın yanağını sıkarken. Arda ise Bebek gibi sırıtıyordu. İlacı pamuğa damlattım ve Arda'nın yanına çömeldim. Yarasının üstüne sürmeye başladım. Tam o sırada diğerleri geldi ve gelir gelmez kapıyı kapattılar. " Aşırı yanlış zamanda geldik sanırım."
"Hayır ya!" Dedim. Arda ise,
"Evet, baya yanlış zamanda geldiniz. Gidin şimdi." Dedi.
"Biz anladık." Kaşlarımı çattım.
"Neyi anladınız acaba?"
Barış kollarını göğsünde birleştirdi.
"Rahatsız etmeyelim dedik, siz devam edin."
"Barıış!"
"Yok, yok devam edin siz."
"Barış sana burdan bir uçarım."
"Sen Arda'ya uç diyeceğimde uçmuşsun zaten." Deyince Arda'nın bacağına kapanarak gülmeye başladım.
"Barış, gidin!" Dedim. Gittikten sonra ben pansumana devam ettim. Dikkatli şekilde sürerken Arda bir anda yüzünü buruşturdu.
"Ah!" Hemen geri çekildim ve üflemeye başladım.
"Özür dilerim acıdı mı?"
"Yok, Sen devam et."
Ben ise son olarak bandajladıktan sonra doğruldum. "Bitti." Dediğimde Arda kalktı ve tişörtünü aldı.
"HMMMM giysem mi?"
"Arda!" Arda gülerek tişörtünü giydi. Sonra içeri gittik.
"Bitti mi işiniz heeee." Dedi Barış kaş göz yaparak.
"Ne var Barış?" dedim gözlerimi kısarak.
Barış sırıtarak Arda'ya baktı.
"Yok be, merak ettik. Pansuman uzun sürdü de..."
Arda koltuğa otururken gözlerini devirdi.
"Senin merak ettiğin şey pansuman değil, onu anladık."
Efe kahkaha attı.
"Olum, bırakın çocuğu. Daha yeni hastaneden çıktı." Bir süre sonra Arda'nın gözleri kapandı ve nefesi düzenli hâle geldi. Başını yavaşça omzuma yasladım. Herkes beni izliyordu.
"Noldu ya?" Diye sordum. Merve konuştu,
"Sen ne zaman bu kadar romantikleştin?"
Merve'nin yüzüne baktım.
"Bir zaman işte." Dedim. Sonra Arda'ya baktım. Arda sanki bir şey arıyormuş gibi parmaklarını oynattı. Elimi biraz onunkine yaklaştırdım ve elimi tuttu.
"Arda, uyurken bile Aren'i bırakmıyor" dedi gülerek Efe.
"Harbiden lan" dedi Barış.
"Ay tipine bakınnn." Dedi Milan. Arda'ya baktım. Gerçekten yüzü o kadar sakindi ki... Uyurken bile tatlı olmayı başarıyordu. "Ben bunu çok seviyorum ya." Dedim Arda'ya bakarak. Arda parmaklarını oynattı. İstemsizce gözlerim Arda'nın eline kaymıştı. Adamın elleri bile etkileyici gözüküyordu. Arda'nın instagram profiline girdim ve fotoğraflarına baktım.
Brotha From Anotha Motha🤍🖤
Efe'yi çok seviyordu. Arda ne zaman görsem Efe ileydi. Efe gerçekten onun kardeşi gibiydi. Efe de onu çok seviyor. Arkadaşlıkları başka bir boyut...
Yakıstı gibi 🙃
İstemsizce Arda'ya baktım. Mışıl Mışıl uyuyordu. Ama bir anda duyduğum ses ile irkildim.
"Yakışmış mı?" Kafamı çevirdiğimde Arda sırıtarak bana bakıyordu.
"Hiç yakışmamış ıyy" dediğimde beklemeden öptü. Ben de karşılık verdim. Yaklaşık 1 dakika sonra ayrıldık. Arda'nın yüzünde kocaman bir sırıtış vardı. Arkadan duyduğum ses ile irkilirken, Arda yavaşça başını o tarafa çevirdi.
"Ben görmedim hiç bir şey!" Dedi Efe. Gözlerimi kapatıp derin nefes aldım.
"Kapı çalma diye bir âdet var bilir misin?" Diye sordu Arda. "He bilirim ama o âdet yok bende." Dedi Efe.
"Belli." Dedim. Arda Efe'ye çık işareti yaptı. Efe de çıktı. Onların bu haline şaşırırken Arda beni bir anda kendine doğru çekti. Sonra sıkıca sarıldı. Karşılık verdim. Kendine has kokusunu içime çektim. "Çok korktum, Arda." Dedim. Arda daha sıkı sarıldı.
"Bak, burdayım geçti her şey." Sarılırken bir yandan eliyle saçımı okşuyordu. "Seni bir daha böyle korkutmayacağım, tamam mı?" Kafamı salladım. Tam o sırada kapıdan Barış'ın kafası uzandı.
"Rahatsız etmiyorumdur umarım?"
Arda gözlerini kapattı.
"Ediyorsun."
"Tamam, ben sonra gelirim."
Barış geri çekilecekmiş gibi yaptı ama bu kez Merve arkasından onu itti.
"Çekil şuradan, kapıyı kapatıp duruyorsun!"
Merve içeri girince ikimize baktı.
"Ne yapıyorsunuz bakalım?"
"Elinin körünü yapıyoruz Merve." Dediğimde Barış ve Arda güldü. Efe geldi.
"Az önce neler yaptığınızı full hd ben izledim!"
"Oha, ne yaptılar askım" dedi Merve Efeye.
"Çok romantik şeyler yaşadılar." Dedi iki işaret parmağını birleştirerek. Arda gözlerini kapattı, ben ise derin nefes aldım. "OHA!" Dedi Merve. Sonrada beni kendine çekti.
"Gel, çabuk anlatacaksın her şeyi!"
Merve kolumdan tuttu.
"Arda, hemen gelecek." Dedi Merve. Arda ise kafasını salladı. Merve beni Efe'nin odasına götürdü. Ha bu arada bugün Efelerde kalacaktık. Merve hemen konuştu.
"Nasıl oldu?"
"Bak şimdi ben onun fotoğrafına bakıyordum sonra uyanmış ve farketmedim 'yakışmış mı?" Diye sordu bende 'Hayır hiç yakışmamış ıyy' dedim ama o benim cümlemi bitirmemi beklemeden öptü bir anda." Dedim. Merve beni şaşkınlıkla izliyordu. "Sen ne yaptın?"
"Karşılık verdim..." Dedim. Merve hemen ayaklandı. "Oha!" Merve hemen elimi tuttu. "Bir daha bekleriz, ben Arda'ya söyleyeyim sizi yalnız bırakalım."
Merve'nin elini tuttum.
"Ne yalnız bırakması? Merve, saçmalama!"
Merve sırıtarak kapıya doğru yürüdü.
"Ne var kızım? Çocuk seni özlemiş, sen de onu özlemişsin. Biz de anlayışlı arkadaşlarız."
"Senin anlayışın batsın!"
Kahkaha atarak kapıyı açtı. Tam çıkacakken arkasını dönüp bana baktı.
"Bu arada, Arda'ya söyle. Bir daha böyle romantik hareketler yaparsa haberim olsun."
"Merve!"
"Tamam, tamam. Gidiyorum!"
"Yürü git." Dedim ardından salona geçtim. Herkesin gözü bir anda bana döndü. "Arda ile sen odaya geçseydin Aren." Dedi Milan. "Milan!" Diye bağırdım. Sonra Arda'nın yanına geçtim oturdum. "Bunlar bizi rahat bırakmaz." Dedim Arda'nın kulağına fısıldayarak.
"Alıştım ama sen yanımda olunca daha kolay geliyor" dedi Arda kulağıma fısıldayarak. Arda'nın kulağına eğildim.
"Sen bu sözleri nerden buluyorsun?"
"Doğuştan yetenek diyelim."
Gözlerimi devirdim.
"Biz de merak ediyoruz ne konuşuyorsunuz?" Dedi Merve. Anında Merve'ye döndüm.
"Merve!" Efe bize döndü.
"Siz odaya geçsenize ya."
"Efe yemin ederim..." Dedi Arda. Efe ağzına hayali fermuar çekti.
"Evet ya hadi geçin odaya." Dedi Mira ve Zeynep.
"Ya sabır..."
"Ne güzel özlem giderirsiniz he?" Dedi Barış. Arda kolumu tuttu ve odaya götürdü. "Gerçekten bunlarla uğraşılmaz ya." Dedi Arda. "Harbi." Dedim. Arda yatağın kenarına dikkatlice oturdu. Ben de hemen yanına geçtim.
"İyi misin?" diye sordum.
"İyiyim güzelim. Sen de her iki saniyede bir sormasan daha iyi olacağım."
Gözlerimi kıstım.
"İstersen hiç sormam."
"Yok, sor. Hoşuma gidiyor."
"Seninle uğraşılmaz gerçekten."
Arda yaklaştı. "Arda?" Beklemediğim bir anda öptü. Tam karşılık vermiştim ki içeri Efe daldı ve bizi o şekilde görünce bağırdı.
"Yuh!" Herkes bir anda geldi.
Arda geriye yaslanıp başını geriye attı. Ben ise bacaklarıma kapandım.
"Yeter lan senin zamanlamanı-"
"Hoooop küfür yok." Dedi Efe.
"Bu da benim yeteneğim canım." Diye devam etti. Herkes Efe'ye ne olduğunu sorunca herkes ne olduğunu öğrendi.
"Bizim ki iyilişmiş." Dedi Milan.
"Valla ya, madem böyle olacak biz size ayrı ev tutalım?" Dedi Merve.
"Ben hayır demem" dedi Arda.
Hemen Arda'ya döndüm.
"Sizi iki dakika yalnız bırakmaya kalmıyor siz o iki dakika içinde fırsat değerlendiriyorsunuz." Dedi Barış.
"Barış..." Dedim dişlerimin arasından.
"He Aren, öpen bendim ama karşılık veren sendin?" Dedi Arda. Gözlerimi kapattım ve kafasını hafifçe öne doğru iktirdim.
"Ay, dur maşallahhhh" dedi Merve. Merve'nin yaptığına güldük.
Herkesin bir güvendiği limanı vardır. Onu hiç bırakmak istemezsin. Hatta onu herkesten daha çok önemser, daha çok seversin. Benim güvendiğim limanım Arda'ydı. Arda benim hayatımdı. İyi ki tanımışım. İyi ki varsın Arda...
Bölüm etkileşimi
