13. bölüm / 19
Arda Soydoğan12
Bölümler 19Şu an: 12
- 1 01701 kelime
- 2 Tanıtım21 kelime
- 3 02766 kelime
- 4 03748 kelime
- 5 04738 kelime
- 6 05819 kelime
- 7 06830 kelime
- 8 07765 kelime
- 9 08825 kelime
- 10 09904 kelime
- 11 10912 kelime
- 12 11768 kelime
- 13 12884 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 131.330 kelime
- 15 141.361 kelime
- 16 151.201 kelime
- 17 161.042 kelime
- 18 17864 kelime
- 19 18(sezon finali sınavlar başlayacağı için)1.306 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben ise gülmekten izleyemiyordum. Arda'ya en sonunda,
"Ar-Arda dur artık KOSNXLSXK"
Gülmekten konuşamıyordum. Bütün sınıf gülme krizine girmiştik fakat Ecrin, Arda'nın koluna girerek dışarı çıkardı. Benim yüzümdeki gülümseme silindi. Merve farketmiş olacaktı ki yanıma geldi. "Oooo gelinimiz kıskanmışş."
"Saçmalama Merve?"
"Tamam kıskanmadın, Arda da benim annem." Demesiyle gülmeye başladım. Yaklaşık 10 dakika güldük. En sonunda dayanamadım. Gülmekten artık nefes alamıyorduk.
"Of, karnım, y-yeter ABAKSBSKNS."
Gülmekten konuşmayı bile unuttuk. Aslında o kadar komik değildi. Ama neye gülüyorduk bilmiyorum. Efe, Milan ve Barış şaşkınlıkla bizi izliyordu. Mira ve Zeynep'te.
"Oğlum, yeter bayılacaksınız, Merve tamam yeter." Dedi Efe. Efe'ye döndüm.
"Ay, çen Merve'nimi düçünüyorçun çen!" Dedim. Merve'nin yüzünde ki gülümseme silindi. Ama ben Merve'nin o haline de gülmüştüm. "Kızım seni şuan bu camda Atmamam için bir sebep söyle vallahi atmayacağım." Dediğinde anlık olarak ağzımdan,
"Arda seni öldürür." Cümlesi çıktı. Nihayet gülmeyi kesmiştim.
Sınıfta birkaç saniyelik bir sessizlik oluştu.
Sonra...
"OOOOOOOOOOOOO!" diye bağırdı Efe.
Gözlerimi sıkıca kapattım.
Hayır.
Hayır, hayır, hayır.
Ben az önce ne dedim?
Merve yavaşça bana döndü. Yüzünde öyle pis bir sırıtış vardı ki onu gerçekten camdan atmak istiyordum.
"Arda seni öldürür, ha?"
"Merve..."
"Arda seni öldürür, ha aren?!"
"Eşek gibi bağırma!"
"Arda'nın seni koruyacağına o kadar eminsin yani"
"Efe!" Diye bağırdım. Tam o sırada sınıfa Arda girdi.
"Noluyor ya sesiniz dışarı kadar geliyor." Dedi. Efe tam ağzını açacaktı ki ağzını kapattım.
"Efe, salak salak konuşuyor, boşver."
Arda'nın bakışları Efe'ye döndü. Sonra,
"Peki." Dedi ve sırasına oturdu. Efe da bana bir bakış atıp Arda'nın yanına geçti.
"Eeee Arda, nasıl geçti Ecrin'le?"
Kalemimi elimde çevirmeye başladım farketmeden. Arda ile hareketlerimiz aynıydı. Arda'nın vereceği cevaptan korkuyordum. Ay ne diyorum ben?
"İyi, iyi geçti." Dedi Arda. İşte bundan korkuyordu- ay neden korkayım ki?
"Hmmm, Ecrin güzel kız ama iyi yani."
Hemen Milan'ın yanına gittim.
"Milan şu soruyu anladın mı?"
Milan bana baktı. Şaşırmıştı. Gerçi bende şuan yaptığım harekete şaşırmıştım.
"Ee şey evet cevap b" dedi ve soruyu bir bir anlatmaya başladı. Dikkatle dinliyordum.
Aslında dinliyor muydum?
Hayır.
Çünkü kulağım istemsizce arka sıradan gelen konuşmalardaydı.
"Harbi oğlum, Ecrin'le aranızda bir şey var mı?" diye sordu Efe.
Kalem elimde durdu.
Milan bana baktı.
"Aren?"
"Hı?"
"Soruya geldik."
"Ha, evet. Devam et."
Milan şüpheyle gözlerini kıstı ama bir şey demedi.
Arka sıradan Arda'nın sesi geldi.
"Yok oğlum, ne olacak?"
"Ee, kız koluna girdi."
"Ne var Efe, senin koluna bende girerim."
"Pekiii Ecrin mi yoksa?"
Efe sustu. Hayır lütfen
Lütfen
Lütfen
Lütfen
777
"Başka biri mi?"
Oha?
Lan?
İlk defa manifestim tuttu!
"Başka biri."
"HMMMM böyle sarı saçlı, Su yeşili gözlü bir kız mı aklında ki?"
Arda başını döndürdü. Ve Efe'nin kulağına bir şeyler söyleyince Efe,
"OOOOOOOO" demeye başladı.
"Lan ne dedi oğlum?!" diye bağırdı Barış.
Efe, Arda'nın omzuna vurdu.
"YOK ARTIK! SEN CİDDİ MİSİN?!"
Arda gözlerini devirerek arkasına yaslandı.
"Bir sus, anasını satayım."
"Nasıl susayım lan?!"
"Efe."
"Efendim kardeşim?"
"Çeneni kapat."
Efe dudaklarını birbirine bastırıp ellerini kaldırdı. Fakat yüzündeki sırıtıştan iki saniye sonra yine konuşacağı belliydi.
Ben ise Milan'ın defterine bakıyordum.
Daha doğrusu bakıyor gibi yapıyordum.
Sarı saçlı, su yeşili gözlü bir kız mı aklındaki?
LAN?!
Bu özellikler kime uyuyordu acaba?
Tabii ki ben olmamaya çalışıyordum. Hatta yarın gidip saçımı siyaha boyatacaktım. "Efe senin yüzünden yarın gidip saçımı siyaha boyatacağım." Dedim.
Arda bana döndü.
"Boyatma sakın."
"Niye"
"Doğal halinle..." Ve sustu. Konuşmadı.
"Doğal halinle daha güzelsin." Dedi. Ben mi?
Ben okul değiştirmeyi planlıyordum.
"Sağol..." Diyebildim sadece. Merve konuştu. "Kızım boyatma, çocuk üzülmesin." Efe gülme krizine girdi. Merve hemen ilk önce Zeynep'i sonra Mira'yı ve en son benim kolumdan tutarak bahçeye çıkardı. Merve omuzlarından tuttu ve sarstı beni.
"Kızım, bütün okulun hoşlandığı çocuk sana şuan güzelsin dedi. Aayyy bu günleridemi görecektik?" Merve'nin ellerini çekip kendime gelmeye çalıştım. Öyle bir sarsmıştı ki beynim yer değiştirmişti. Sınıfa gittik. Tam su içiyorum ki Efe'nin söylediği şey suyun boğazımda kalmasına sebep oldu.
"Bence Aren, Arda'yı kıskandı." Bir anda öksürmeye başladım. Merve hemen geldi ve sırtıma vurdu. Suyu yuttuktan sonra Efe'ye baktım.
"Efe, 1."
"Efe, 2."
"Efe, 3!" Diyip Efe'yi koşturmaya başladım. Öyle hızlı koşuyordum ki saniyeler içinde Efe'yi tuttum.
"Efe, sen gel bir." Dedim ve Efe'yi direkt olarak Merve'nin üstüne iktirdim.
Efe'yi Merve'nin üstüne ittiğim gibi ikisi de sıranın üzerine düştü.
"Ananı— Aren, senin ben—"
Efe doğrulmaya çalışırken Merve yakasından tuttu.
"Efe!"
Efe'yi attığım gibi kaçmaya çalışırken biriyle çarpıştım. Ve tam olarak duvarın önüne ve o kişide tam önüme düşmüş bulundu.
Arda
Harika. Muhteşem. Hayatım gerçekten şahane gidiyordu.
"Vay be, Aren. Bana çarpmak için bu kadar uğraşmana gerek yoktu." Dedi Arda. Arda'yı hafifçe iktirdim. Geri çıktı. "Ya bi yürü git sana mı kaldım?"
"Kalbimi kırdın Aren." Dedi alayla karışık birşey.
"Kalbin varsa." Dediğimde Arda'nın ağzı açık kaldı. Arda başını bana çevirdi. Gözlerini kıstı.
"Sen bugün çok cesaretlendin."
Kollarımı göğsümde birleştirdim.
"Eee? Ne yapacaksın?"
Arda bir adım attı.
Ben de refleks olarak bir adım geri gittim.
Arda durdu. Dudaklarının kenarı kıvrıldı.
"Kaçma, Aren'im. Bir şey yapmayacağım."
"Kim kaçıyor?!"
"Sen."
"Ben kaçmıyorum!"
"Tamam, kızım. Bağırma, kulağımın dibindesin."
"Arda!"
Arda bir adım daha attı.
"Cesaretin var mı hâlâ?"
"Var lan."Dedim ve bir adım daha attım. Arda başını hafifçe yana eğdi. Bakışları yüzümde gezindi.
"Öyle mi?"
"Evet, öyle."
"Tamam."
Bir anda sustu.
Lan, niye sustu bu?
Arda'nın sessizliği, konuşmasından daha sinir bozucuydu.
"Ne tamam?"
"Bir şey demedim ki."
"Ee, de!"
Dudaklarının kenarı kıvrıldı.
"Çok istiyorsun benimle konuşmayı."
"Seninle konuşmak mı?"
"Bağırma, Aren. Duyuyorum."
"Duy o zaman."
Dedim ve geri çekildim. Giderken,
"Bir dahakine daha dikkatli ol Aren."
Arkamı döndüm.
"Umarım."
Bölüm etkileşimi
