3. bölüm / 15
Anti-socialBölüm 3 - ilk av
Bölümler 15Şu an: Bölüm 3 - ilk av
- 1 Bölüm 1 - her şeyin başlangıcı581 kelime
- 2 Bölüm 2 - hydra tarafından seçilmiş olan689 kelime
- 3 Bölüm 3 - ilk av395 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Bölüm 4 - Anti- hero doğdu605 kelime
- 5 Bölüm 5738 kelime
- 6 Bölüm 6646 kelime
- 7 Bölüm 7822 kelime
- 8 Bölüm 8639 kelime
- 9 Bölüm 9502 kelime
- 10 Bölüm 10655 kelime
- 11 Bölüm 11753 kelime
- 12 Bölüm 12533 kelime
- 13 Bölüm 13663 kelime
- 14 Bölüm 14818 kelime
- 15 5 like üstü gelirse devam edecektir12 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi açtığımda derin bir nefes aldım, odanın sessizliği artık bana yabancı geliyordu. İçimde bir şeylerin değiştiğini hissediyordum. Hydra’nın varlığını, ruhumun derinliklerine işlenmiş kudretini hissediyordum. Kendi bedenim gibi değildi bu; sanki onun gücü damarlarımda dolaşıyordu.
Yerimde daha fazla duramazdım. Evin kapısını hızla açarak dışarı çıktım ve sokakta olan bitene göz attım. İnsanlar kontrolsüz bir şekilde bağırıyor, birbirlerine saldırıyor, çaresizce kaçışıyordu. Kaos ve panik, sanki tüm şehri sarıp sarmalamıştı. Kıyamet gelmiş gibiydi. Olan biteni anlamaya çalışırken, içimde bir titreme hissettim. Fakat bu titreme korkudan değil, aksine bir heyecandandı.
Tam o sırada, köşeden bir adamın bana doğru hızla yaklaştığını fark ettim. Gözlerinde delilik ve öfke vardı, adeta beni yok etmek istercesine saldırgan bir ifade takınmıştı. Kendimi savunmam gerektiğini anladım, fakat panikle ne yapacağımı bilemedim. Hydra’nın varlığı içimde yankılandı, ona güvenmem gerektiğini hissettim.
Adam, vahşice bana doğru hamle yaparken, birden gözlerimde karanlık bir ışık belirdi. Hydra’nın Gözleri aktive olmuştu. Bu yetenek sayesinde, adamın en savunmasız noktalarını ve hareketlerinin zayıflığını görebiliyordum. Onun tüm zaaflarını bir anlığına açıkça görebilmek, bana olağanüstü bir avantaj sağladı. Birkaç adım geri çekildim, ama aynı anda vücudumun içgüdüsel olarak harekete geçtiğini fark ettim.
Adam üstüme atılmaya hazırlanırken, ellerim adeta kendiliğinden bir saldırı pozisyonuna geçti. Hydra’dan aldığım güçle, basit ama etkili bir hareketle adamın yönünü saptırdım. Elim, onun boynuna doğru ilerlerken bir Zehirli Dokunuş aktif hale geldi. Parmağımın değdiği anda, adamın vücuduna yayılan zehri hissettim. Gözleri aniden genişledi, kasları kasıldı ve birkaç saniye içinde yere yığıldı. Yerde hareketsiz yatıyordu; nefesi bile kesilmişti.
O an nefes nefese kalmıştım. Bir insanın varlığını sona erdirmiştim, fakat içimde suçluluk veya pişmanlık yoktu. Aksine, bu gücün verdiği his tüm vücuduma yayılıyordu. Hydra’nın kudretini daha derinlemesine keşfetmiştim. İçimde hissettiğim o kaos dolu enerji, beni daha da güçlü kılmıştı.
Etrafıma bakındım. Çılgınlığın, kaosun içinde tek başıma dikiliyordum. İnsanlar birbirlerine saldırıyor, birçoğu sağa sola kaçışıyordu. Ama ben… Ben artık sıradan bir insan değildim. Hydra’nın bana bahşettiği güç, bu yeni dünyada varlığımı kabul ettirecek kadar büyüktü.
Bir şeylerin başladığını hissettim. Artık geri dönüş yoktu. Bu dünyada yeni bir düzene uyum sağlamak zorundaydım. Hydra’nın gücünü tam anlamıyla kavramak ve kendimi bu karanlık dünyada var etmek için daha fazlasını öğrenmeliydim.
O gece, Kirigaya Ken olarak çıktığım bu yolda, tanrıların oyununun bir parçası olmuştum. İçimde Hydra’nın kudretiyle daha büyük bir amaca hizmet edeceğimi biliyordum. Fakat bu güçle ne yapacağımı henüz bilmiyordum. Tek bildiğim, bu kaosun içinde bana tanrısal bir rol verilmişti ve bu gücü nasıl kullanacağıma karar vermem gerekiyordu.
Bölüm etkileşimi
