10. bölüm / 15
Anti-socialBölüm 10
Bölümler 15Şu an: Bölüm 10
- 1 Bölüm 1 - her şeyin başlangıcı581 kelime
- 2 Bölüm 2 - hydra tarafından seçilmiş olan689 kelime
- 3 Bölüm 3 - ilk av395 kelime
- 4 Bölüm 4 - Anti- hero doğdu605 kelime
- 5 Bölüm 5738 kelime
- 6 Bölüm 6646 kelime
- 7 Bölüm 7822 kelime
- 8 Bölüm 8639 kelime
- 9 Bölüm 9502 kelime
- 10 Bölüm 10655 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Bölüm 11753 kelime
- 12 Bölüm 12533 kelime
- 13 Bölüm 13663 kelime
- 14 Bölüm 14818 kelime
- 15 5 like üstü gelirse devam edecektir12 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ken, Kael ve Mira’nın yeminlerini kabul ettikten sonra onları dikkatle süzdü. Kısa süre önce tanıştığı bu yabancıların güçleri, onları nereden geldiği ve geçmişleri hakkında merakını uyandırmıştı. Bir süre sessiz kaldı, gözleri her ikisini de sorgulayan bir ifadeyle süzüyordu. Sonunda, onları köşeye sıkıştıracak soruyu sordu:
“Peki, nereden geldiniz? Daha önce kimlere hizmet ettiniz? Bana bunları anlatın.”
Kael ve Mira, göz göze geldiler. Her ikisi de endişeliydi; sanki verecekleri cevabın Ken’in hoşuna gitmeyeceğini biliyorlardı. Kısa bir tereddütten sonra, Kael derin bir nefes aldı ve cesaretini toplayarak konuşmaya başladı.
“Biz… Uyanmışlar adı verilen bir gruba bağlıydık,” dedi Kael, kelimeleri yavaşça seçerek. “Bu grup, dünyada yeni kurulan güçlü bir oluşum. Yüksek statüye sahip, sayıca fazla ve organize olmuş bir grup. Biz… orada eğitim görevlisi olarak acemi savaşçılara rehberlik ediyorduk.”
Ken’in yüzündeki ifade, Kael’in konuşması ilerledikçe karardı. Uyanmışlar… Bu isim, Ken’in zihninde bir kıvılcım çaktı. Kendi gücünü kurmaya başlamışken, başka bir grubun da aynı amaca yönelik ilerliyor olması hoşuna gitmemişti. Gözlerinde soğuk bir öfke parıltısı belirdi. Bu, Uyanmışlar’ın onun için potansiyel bir tehdit olduğu anlamına geliyordu.
Mira, Ken’in yüzündeki ifadeyi görünce biraz daha tedirgin oldu. Sesi titrek bir halde ekledi, “Uyanmışlar, güçlü bir lider tarafından yönetiliyor ve hızla büyüyor. Sayıları artıyor ve etkileri gittikçe yayılıyor. Her geçen gün daha fazla savaşçıya sahip oluyorlar. Biz… o grubun parçasıydık.”
Ken, bir an için düşüncelere daldı. Uyanmışlar, onun güç ve iktidar arayışındaki en büyük engellerden biri olabilirdi. Bu grup sadece sayıca fazla değil, aynı zamanda kendi içlerinde eğitimli savaşçılara sahipti. Eğer onlara meydan okuyacaksa, sadece kendi gücüyle yetinmesi yeterli olmayacaktı. Kael ve Mira’nın eğitmen pozisyonunda olmaları bile, Uyanmışlar’ın disiplinli ve sistemli bir organizasyon olduğunu gösteriyordu.
Ken, gözlerinde soğuk ve tehditkâr bir ifadeyle Kael ve Mira’ya döndü. “Demek Uyanmışlar…” dedi alaycı bir tonda. “Bu kadar kısa sürede bu kadar güçlenmeleri ilginç. Sadece yeni uyananların değil, bana benzerlerin de ilgisini çekecek kadar büyük olmalılar.”
Kael ve Mira, Ken’in içindeki hırsı ve öfkeyi hissedebiliyorlardı. Ken’in gözlerindeki parıltı, Uyanmışlar’a karşı bir meydan okuma fikrinin doğmakta olduğunun göstergesiydi. Ken, bir süre daha sessiz kaldı; ama bu sessizlik onun içinde yeni bir planın yeşerdiğini gösteriyordu. Derin bir nefes alıp soğukkanlı bir sesle konuşmaya başladı.
“Eğitim görevlisi ha?” dedi, alaycı bir tonla. “Demek Uyanmışlar sizin gibi eğitimli savaşçıları var ve sizin gibi acemilere yol gösterecek kadar disiplinliler.”
Ken, onları derin bir bakışla süzerek bir karar verdi. “O halde, bana sadakatinizi kanıtlamak için bir fırsatınız olacak.” Gözleri sert bir kararlılıkla Kael ve Mira’ya dikildi. “Sizden Uyanmışlar hakkında her şeyi öğrenmek istiyorum. Tüm sırlarını, zaaflarını, liderlerinin kim olduğunu, güçlerinin kaynağını… Bana anlatacaksınız. Eğer sadakatiniz gerçekse, onları nasıl yok edeceğimi bana öğreteceksiniz.”
Kael ve Mira, Ken’in sözlerini duyunca içlerindeki korkunun daha da arttığını hissettiler. Bir zamanlar hizmet ettikleri grubun sırlarını ifşa etmek zorunda kalmak, onlara ihanet etmek anlamına geliyordu. Ama bu odada hayatta kalmak istiyorlarsa, Ken’in isteklerini yerine getirmek zorundaydılar.
Kael derin bir nefes aldı, titreyen sesiyle yanıtladı. “Size… Uyanmışlar hakkında bildiğimiz her şeyi anlatacağız, efendim. Sadakatimizi kanıtlayacağız.”
Mira da başını salladı, sesi kararlı ama korkuyla karışık bir tondaydı. “Uyanmışlar’ın sırlarını ifşa edeceğiz. Sadakatimizden şüpheniz olmasın.”
Ken, onların sadakatini kabul eder gibi başını hafifçe salladı, ancak gözlerindeki şüphe henüz tam olarak kaybolmamıştı. Uyanmışlar, karşısında büyük bir engel olabilirdi, ama aynı zamanda onu daha da güçlendirecek bir hedef de olabilirdi. Hydra, Ken’in omzuna süzüldü, sinsi bir tıslamayla Ken’in kulağına fısıldadı.
“Onları yavaşça sindir, Ken… Tıpkı zehrin yayıldığı gibi. Sadece sssadakat değil, bilgiye de ihtiyacın var…”
Ken, Hydra’nın bu önerisini kabul eder gibi gözlerini hafifçe kıstı. Uyanmışlar’ın bilgilerini ve sırlarını açığa çıkarmak, onlara karşı bir adım öne geçmesini sağlayacaktı. Artık bu yeni tehdit, Ken’in önündeki en büyük hedefti, ve Kael ile Mira da bu hedefe ulaşması için ilk adım olacaktı.
“Güzel,” dedi Ken, soğuk ve tatmin dolu bir sesle. “Uyanmışlar’ın üzerine zehir gibi yayılacağız. Sizi izliyorum… her hareketinizi.”
Kael ve Mira, Ken’in kararlılığını ve soğukkanlılığını hissederek derin bir saygı ve korkuyla başlarını eğdiler. Artık onun sadık hizmetkarları olarak, eski gruplarının sırlarını ifşa etmek zorundaydılar. Ken’in gözleri, bu yeni hedefe olan hırs ve intikam ateşiyle parlıyordu.
Bölüm etkileşimi
