10. bölüm / 13
Abimin Arkadaşı9. Bölüm
Bölümler 13Şu an: 9. Bölüm
- 1 1. Bölüm803 kelime
- 2 2. Bölüm698 kelime
- 3 3. Bölüm599 kelime
- 4 4. Bölüm706 kelime
- 5 5. Bölüm950 kelime
- 6 6. Bölüm1.288 kelime
- 7 7. Bölüm1.013 kelime
- 8 8. Bölüm(1. Kısım)511 kelime
- 9 8. Bölüm (2. Kısım)359 kelime
- 10 9. Bölüm570 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 10. Bölüm427 kelime
- 12 11. Bölüm (FİNAL)1.154 kelime
- 13 Özür ve Teşekkür64 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Diğer eğitmenler yemeğini bitirmeden Fatih ve Asya ile plan yapmıştık. Aslında bu biraz uzun sürmüştü ama sonunda bir karara varmıştık. Buradan çıkış yeri bodrum kattı ve oraya inmemiz kolaydı. Bu yüzden çıkış kolay olacaktı ama en zor iş eğitmenlerden kaçmak olacaktı.
Herkes yanına en gerekli eşyalarını alarak odaların ortasında toplandık.
"Şimdi beni iyi dinleyin, ben diğer eğitmenleri oyalarken siz kaçacaksınız. Yani şimdi beni son görüşünüz olabilir, bu yüzden hepiniz bana bir söz verin: Buradaki kimse ölmeden buradan kaçacak ve geleceğinizde mutlu bir hayat yaşamak için çabalayacaksınız, söz mü?"
Dediğinde hepimiz duygulanıp konuşamamıştık. O bizim için ölecekti, kendini feda ediyordu, daha yeni tanıdığı insanlara. Bu kadar fedakârlık, içimi acıtıyor. Çünkü ben hiç fedakârlık yapmadım bu hayatımda. Belki de şuan fedakârlık sırası bendedir.
"Söz!" Herkesin toplu bir şekilde verdiği sözü ben vermemiştim, çünkü söz verdiğimde sözümü tutan biriyimdir.
Hızlıca asansöre binerek Asya hariç hepimiz en alt kata indik. Tabi ki farklı planlarım vardı benim, Asya'nın ölmeyeceği bir plan mesela. Ben ölsem de diğerlerinin ölmeyeceği bir plan.
Asansörden çıkınca Fatih bir arabanın kilidini açtı.
"Hepimiz bir arabaya binmek zorunda mıyız? Yani başka araba yok mu?"
Beğenmezcesine söylediğim şey ile etrafımdaki arabaları gösterdim. Sayamayacağım kadar çok araba varken bir arabaya sığmaya çalışmak mantıksızdı.
"Bizi fark etmemeleri için tek araba aldım"
"O zaman bana bir arabanın anahtarını verir misin? Telefonumu yukarıda unuttum ve sizi bekletmek istemiyorum"
Söylediğim karşısında hepsi şaşkınca ve kızgınca bana bakıyordu. Telefon canından önemli mi? Diyorlardı.
Hayır, aslında telefonum yanımdaydı, ben canımı vermeye gidiyordum oraya.
Biraz mızmızlanınca arabanın anahtarını verdi Fatih.
"Acela et"
"Tamam" dedim
Asansörün yanına gelince arkamı döndüm.
"Görüşürüz" dedim gülümseyerek.
Çünkü onları son görüşüm olacaktı bu.
Aceleyle 1. katın tuşuna bastım, yemek katı odasıydı.
Asansör durdu, kapısı açıldı, bir adım atarak asansörden çıktım.
Ama, burada kimse yoktu. Geç kalmıştım!
Hızlıca geri asansöre binip Asya'yı bıraktığımız kata çıktım. Asansör durduğunda bağırma sesleri geliyordu. Bu benim eğiticim dediğim kişiydi.
Asansörün kapısı açıldı, bir adım attığım an yüzü kanlar içinde kalmış kadını, etrafına toplanmış kadın ve erkekleri gördüm. Onu dövmüşlerdi, ama o ölmemişti.
"Efsun, kaç! Git buradan!" Son gücüyle bağırdığı cümleler üzerine asansöre geri dönmedim.
"Hey siz, kendinize göre birini bulun. Bırakın onu"
Dedim alayla.
Tabiki onlar çok kişiydi ve benden daha güçlülerdi ama alayla konuştum, onların dikkatini çekmeli ve Asya'yı kurtarmalıydım.
Onlara doğru bir adım daha attım.
"Ne diyor bu fahişe!" Diye bağırdı liderleri ve aynı zamanda benim eğiticim dediğim kişi. Hepsi bana döndü ve bana doğru yürüdüler. Hepsi çok yakınıma gelince eğiticim boğazımı sıkarak beni duvara doğru ittirdi. Sertçe duvara çarparak sarılınca beni bıraktı ve yere düştüm.
"Sana bir şey yapmayacaktım, ama beni zorluyorsun!"
"Yalan söyleme! Pislik!"
Dedim.
Sözümle birlikte yüzüme yapışan tokatın acısını iliklerime kadar hissettim.
Gözlerimden yaşlar akmaya başlarken Asya'ya baktım, adamlara doğru geliyordu ve onların dikkatini çekmeye çalışıyordu. Beni korumak istiyordu.
Başımı 'hayır' dercesine salladım. Ama o beni dinelemedi, elini yumruk yapıp eğiticimin sırtına geçirdi. fakat adamın iri bedenine bu hiç etki etmedi. Adam arkasına döndüğü an kadına bir tokap attı. Asya yere düşünce adam silahını çıkardı.
"Hayır! Yapma!"
Kendimi sonuna kadar zorlayıp bağırmıştım ki sesimden sonra bir ses daha geldi, mermi Asya'nın alnını kan ile bir kez daha yıkadı ve Asya'nın oturan bedeni de düştü.
"Aaaaaaaaaaaaaaa!" Öyle bir çığlık atmıştım ki adamlar kulaklarını bile kapattılar. Koşarak Asya'nın yanına gidince alımından akan kanları görünce bir çığlık daha attım.
Adam silahını benim kafama dayandığında bir ses daha geldi, bu ses duyduğum son sesti....
Uzun zaman oldu arkadaşlar, çok üzgünüm. Ama beni de anlayışla karşılayın lütfen:)
Beklemediğiniz şeyler olabilir......
Bölüm etkileşimi
