2. bölüm · Abimin Arkadaşı
2. Bölüm
"neler oluyor burada!"
Evet, bu karşımdaki kişi aynı kandan olduğum abimdi. Ve şuan beni öldüren gözlerini her yerimde gezdiriyordu.
"A-abi?"
"Efsun ne işin var burada!"
"Abi ben- "
"Efsun düzgün bir cevap ver bana!"
Öyle kalakalmıştım ki Esat konuştu.
"Enes bu senin kardeşin miydi?"
Abim bu sefer o gözlerini Esat'a dikmiş 'devam et, anlat' dercesine bakıyordu.
"Efsun spor salonunun içine girmiş ve bir yerde oturuyordu. Ben de buradan çıkınca içeri girmek için tutturdu yoksa şikayet edeceğini söyledi. Ebn de pes edip içeri girmesine izin verdim"
Abimin kızgın gözleri biraz normale dönerken bana döndü.
"Doğru mu bunlar?"
Acaba 'hayır' desem ne yapardı? Düşünmesi bile ürkütücü.
"Evet abi"
"Neden bu kadar uzağa geldin peki Efsun? Burası eve ne kadar uzak biliyor musun!'
Burada dürüst olmak gerekirdi tabii.
"Evden kaçtım"
"Ne! Kızım sen kafayı mı yedin?"
Anlamsızca ona baktım.
"Bulamayacaklarını mı düşünüyorsun? Buradan çıktığın an annemin tüm adamları seni bulacak"
"Ne olmuş yani? Evde 1 ay kapalı kalmaktansa burada kapalı kalırım daha iyi"
"Hiç mi çıkmayacaksın Efsun?"
"Çıkmayacağım"
Abim Esat'a döndü.
"Esat sen burada kalıyorsun değil mi?"
"Evet"
"Efsun sana emanet olacak, başına bir şey gelirse-"
Herkesi tehdit etmeyi bırakmalıydı. Sözünü kestim.
"Abi başıma bir şey gelmeyecek, en azından eve dönmezsem gelmeyecek"
"Dönmeyeceksin eve, merak etme"
Abim de evde nasıl davrandıklarını bildiği için buna karşı anlayışlıydı. O büyük ve erkek olduğu için onun herşeye izni vardı. Ben ise evin 'kaşıkçı elması' gibiydim. Değerliydim fakat beni koruyanlar da beni öldürebilirdi.
O sırada odaya giren 2 kişi de durup şaşkınca bana baktı.
Abim şaşkınlıkları geçsin diye konuştu.
" Bu Efsun"
Kafasıyla beni işaret etti.
"Kardeşim bir süre burada kalacak"
Dediğinde biri onaylamıştı fakat diğeri karşı çıktı.
"'kız sokmak yasaktır' diyen kişi sendin Enes."
Abim sinirlenmiş gibiydi.
"Melih kardeşimi sadece 'Enesin kardeşi' olarak bil bir kız olarak değil!"
O kadar yüksek sesle söylemişti ki herkes buz kesmişti.
Esat ortalığı sakinleştirmek adına konuştu.
"Hadi içeriye geçelim"
Herkes içeri geçerken ben sadece abim ile kalmıştım.
"Efsun Esat'tan başka birine yaklaşma"
"Tamam"
...
Hepimiz içeri geçince abim sırayla hepsini göstererek isimlerini saydı.
"Bu Esat, zaten tanışmışsınızdır"
Esat, esmer ve kumral karışımı ve uzun saçlı biriydi. Boyu benden uzun neredeyse abimle aynı boydaydı. Gözlerinin koyu kahve tonu ışıkta parlıyordu.
Abim başka birini gösterdi.
"Bu Melih"
Melih, sarışın beyaz tenli bir çocuktu. Boyu benim boyumla aynıydı. Gözleri yeşilimsi biraz maviye kaymış gibiydi.
Bir diğer kişiyi işaret etti.
"Bu Burak"
Burak, ela gözlü siyah saçlı bir çocuktu. Tombik yanakları ile çok tatlı görünüyordu. Boyu benden kısa gibiydi.
"Bir kişi daha vardı ama o gelm-"
Abimin sesini kesen şey kapının açılmasıydı. Gelen kişi benden uzun, siyah saçlı, kahve gözleri ile şaşkınca beni izliyordu.
Abim devam etti konuşmasına.
"Bu da Onur"
"6 kişi mi olduk"
Gülerek söylediği şey beni yargılamadığı için hoşuma gitmişti.
Abim hemen atladı tabi ortaya.
"Kardeşim Efsun, bir süre burada kalacak"
Onur'un aksine Ciddi bir şekilde söylemişti.
"He, hoş geldin prenses"
Doğru hitap eden tek kişi olabilir.
"Hoşbuldum"
Gülerek söylediğim şey abimin sinirini bozmuş gibiydi.
Hepimiz içeriye geçtik. Onur'un elindeki poşetlerden çıkanlar çok tanıdıktı. Çünkü ailem içki bağımlısıydı.
Ortaya koyulan 6 bardak ile birlikte yutkundum daha önce hiç denememiştim. Şimdi deneyebilir miydim? Tabi abim izin verir miydi?
Abim bana döndü.
"İçmek ister misin?"
Bilmiyordum ne diyeyim, bilmiyorum.
"İçebilir miyim?"
"Benim yanımda içebilirsin"
Kafam ile onu onayladım.
Daire oluşturmuştuk. Benim bir yanımda abim diğer yanımda Esat vardı. Karşımda Onur onun yanında Melih. Ve onur'un diğer yanında ise Burak vardı.
Herkese birer bardak katıldı. Bir yudum aldığımda boğazımı yakarak geçti. Sonrası da geldi tabi. İkinci bardağımı bitirdiğimde başım ağrımaya başlamıştı. Bir bardak daha içtiğimde ise kendime bir bardak daha katamayacak kadar sarhoş olmuştum. Dayanıksızdım buna karşı tabii.
Artık her şeyi bıraktım.
"Ben neredeyim?" Sarhoş olarak söylediğim şey karşısında herkes gülmüştü.
Biraz daha zaman geçtikten sonra vücudum iyice gevşemişti. Abimin omzuna başımı yaslamış tam uyuyordum ki abim kafamı tutup ayağa kalktı.
"Efsun ben gidiyorum. Burada kal"
Dediğini zar zor anlamıştım duyduğum son şeyi ise Esat'a söylüyordu.
"Esat, Efsun sana emanet. Yatağa yatır ve yanına uzan. Bir yere gitmesine izin verme"
Sözünden sonra başımı Esat'ın omzuna yasladı.
Sonrasında ise kafam tam olarak uyuşmuştu. Kendimi saldım ve uykuya daldım.
...
Bir ara gözümü açtığımda Esat'ın kucağında olduğumu ve saklandığım odaya beni götürdüğünü gördüm. Beni alt yatağa koyup yanıma uzanmıştı. Buna karşı koyamayacak kadar sarhoştum...
