12. bölüm / 13
Abimin Arkadaşı11. Bölüm (FİNAL)
Bölümler 13Şu an: 11. Bölüm (FİNAL)
- 1 1. Bölüm803 kelime
- 2 2. Bölüm698 kelime
- 3 3. Bölüm599 kelime
- 4 4. Bölüm706 kelime
- 5 5. Bölüm950 kelime
- 6 6. Bölüm1.288 kelime
- 7 7. Bölüm1.013 kelime
- 8 8. Bölüm(1. Kısım)511 kelime
- 9 8. Bölüm (2. Kısım)359 kelime
- 10 9. Bölüm570 kelime
- 11 10. Bölüm427 kelime
- 12 11. Bölüm (FİNAL)1.154 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Özür ve Teşekkür64 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Asansöre bindiğimizde bodrum katına gidecektik. Ve kapıdan çıkıp bu kanla yıkanmış yerden kurtulacaktık. Asansör durdu ve kapısı açıldı ama karşımızda beklemediğimiz bir şeyler vardı. Karşımda gördüğüm şeyler ile gözlerimi sonuna kadar açtım. Nesrin hanım tam önümüzde, adamları arkasında öylece bize bakıyorlardı. Pek fazla adamı olmasa da hepsi kaslıydıve büyük ihtimal silahları vardı.
"Annen seni özledi Efsun" diyerek alayla bana baktı.
"Gel annenin kucağına" diyip sözü bitirince daha kurumamış olan gözlerime tekrar gözyaşları doldu. Korkuyordum, tek hissettiğim duyguydu bu.
Bizimkilere baktım Esat ile abim gözleri ile bişeyler konuşuyor gibilerdi. Esat başını tamam dercesine salladı ve ağzını kulağıma getirdi.
"Seni dışarıya çıkarıp bunları halledeceğiz, sakın içeriye girme ve bir yerde saklan"
Dedi Esat sessizce.
Olmaz, demeyi çok isterdim ama şuan ayağa kalkmayacak haldeydim.
"Tamam" diye kısık sesle cevap verdim yine. Şimdi farketmiştim ki artık konuşabiliyordum.
Esat herkesin arkasına geçerek abime işaret verdi. Abim de diğerlerine işaret verince herkes Nesrin hanım ve adamlarına doğru koştu. Biz hariç tabii.
Nesrin hanımın dikkati dağılmışken yanlardan hızlı ama sessiz adımlarla kapıya doğru ilerledik. Orayı açıp dışarıya çıkınca rahat bir nefes almıştım. Beni kucağından indirmeden kapıyı izleyebileceğim, iki evin arasındaki boşluğa getirdi beni.
"Burada kal, geri geleceğim"
Dedi ve hızlı adımlarla kapıya doğru koştu. Onalr orada ölümüne savaşırken ben burada onları bekliyordum. Başka bir şey yapamaz mıydım ki.
Gitmek veya kalmak arasında bir seçim yapacaktım. Ben de ilk defa kalmayı seçtim, onlara güvenmeyi seçtim.
Yaklaşık yarım saat geçmiştir diye tahmin ediyordum. Hiç kimse çıkmamıştı dışarıya. Onları merak ederek korku dolu bakışlarımı kapıdan çekince kapının açılma sesi geldi kulaklarıma. Hemen kapıya döndüm, sonunda rahat bir nefes alacaktım ki nefesim yarıda kaldı. Çıkan kişi Nesrin hanımdı, yanında adamları yoktu tek başına çıkmıştı. Eline telefonunu alarak biri ile konuşurken yürümeye başladı. Gözlerim onu takip ederken kalbim arkadaşlarım için çırpınıyordu.
O yürüyerek buradan görünen bir parkın bankına oturdu. Hâlâ telefonla konuşmaya devam ediyordu.
Kalbim diğerlerini merak ederken, koş içeriye gir diye sesleniyordu bana. Beynim ise gidersem öleceğimi söylüyordu. Bu zamana kadar ki seçimlerimde hep kalbim hatalı olmuştur, beynim ise hep pişmanlıklarla dolu kalmıştır.
Ben bugün, burada kalbimi seçiyorum.
Nesrin hanıma görünmeden kapıdan içeriye girdim. Biraz ilerleyince adamlarının yerde ölü bir şekilde yatıyor olduğunu gördüm. Ve biraz ortalara gidince-
"Abi!"
Gözlerim kararmaya başlamıştı, bu D vitamini eksikliğimden dolayı olan bir şey değildi. Bu sinir ve üzüntü duygularının verdiği bir özellikti vücuda.
Hemen kalp atışlarını dinledim ama bir sonuç alamayınca bağırarak ağlamaya başladım.
"Neden!" Gözlerim ağlamaktan acıyor, kalbimin hızlı atış sesleri kulağımda yankılanıyordu. Daha fazla abimin ölüsüne bakamayacağım için ayağa kalktım ki kalkmaz olaydım. Melih, Burak, Onur hepsinin bedeni karşımdaydı. Kalp atışlarını defalarca kontrol etmeme rağmen atmıyordu hiçbirinin kalbi. Boğazım düğümlenmiş konuşamıyordum, her bağırışım boğazımı yakıp geçiyordu. Korkuyordum ve pişmanlık duyuyordum. O gün, gizli yere gelmek yerine başka bir yere gitseydim, en azından sadece ben ölmüş olurdum. Bu benim acımı büyütüyor,kahrolmamı sağlıyordu.
"Herkes öldü" ağzımdan çıkan tek cümle bu olmuştu. Herkes ölmüştü ama sadece Esat'ı bulamamıştım. Belki o kaçmayı başarmıştır değil mi? Evet o kaçmıştı-
Düşüncelerimin doğru çıkmasını çok isterdim ama karşımda kafası, kolları, bacakları, parmakları ayrı ayrı kesilmiş ve hepsini görebileceğim şekilde dizilmiş olan beden, Esat'ın cesediydi. Parçalanmış cesedi.
Kalbimde bir sızı oluştu, ölecekmişim gibi öksürmeye başladım. Sanki her öksürüşümde bir organım dışarıya çıkıyordu. Acı içinde bağırdım, ağladım.
Yere çöküp vücudunun uvuzlarına tek tek dokundum. En son kafasına geldi elim, kalbimin acısı yüzünden dokunmadım o güzel yüzüne. Elimi yumruk yapıp dizlerimi koyduğum sert betona vurmaya başladım. Elim acıyordu acımasına ama içimin acısı çok daha fazlaydı.
"Hani söz vermiştik, hepimiz buradan sapasağlam çıkacaktık, söz vermiştiniz! Neden gittiniz!" Ağladım, bağırdım. Bağırışım tüm mahallede yankılandı. Acım ise içime gömülü kalmayacaktı.
"İntikamınızı alacağım!!" Sert tonda ve yüksek sesle söylediğim sözler ile boğazım yırtılmış gibi acıyordu. Yerde bulduğum küçük ama keskin duran bıçağı elime aldım. Ayağa kalktım ve koşarak kapıdan dışarıya çıktım. Parkın bankında oturan kadına baktım. Hâlâ orada oturuyor ve telefonunu kurcalıyordu. Sinirle ona doğru koştum. Sol elimde kanlı bıçak, sağ elim yumruk son hızımla koştum.
Çok yakınına geldiğimde içimden son bir cümle geçirdim.
-bunu yaptığıma asla pişman olmayacağım-
Kadının arkasından sessizce yaklaşıp tam arkasında durdum.
"Anne, ben geldim" dediğim an bana dönen kadının omzuna geçirdim bıçağı. Ben geri çıkarınca o acıyla inledi. Bıçağı katil kadının boğazına tuttum. Rehin almış bir pozisyonda merak ettiğim her şeyi soracaktım.
"Neden, neden beni öldürmeye çalışıyorsun!"
Dedim bağırarak.
"Sen, sen ailemize yakışmıyorsun. Sen benim bir hatamda oldun"
Rehin alınınca her şeyi söylerdi tabi bu katil. Ama sinirden onu öldürmemek için kendimi zor tutuyordum.
"Neden beni evdeyken öldürmedin! Orada savunmasızdım"
Dedim. Merak ettiğim 2. Soru buydu.
"Biz onurlu bir aileydik, ismimiz katil olarak lekelenirdi öyle yapsaydım. Seni bir dağ gezisinde yüksek yerden atmayı planlıyordum ama daha geziye gidemeden sen evden kaçtın"
Her cevabı ile deliriyordum. Şu hayatta düzgün bir annem olsaydı başka hiçbir şey istemezdim.
"Ben kaçtıktan sonra neden beni öldürmek için aradın!"dedim.
"Kaçmış olsan bile herkes seni tanıyor, benim çocuğum olduğunu biliyordu. Her şekilde ailemizin adını lekelemeyi başarıyordun!"
Bıçağı boğazına biraz bastırdım. Damlalar halinde kanlar akıyordu. Etrafta bazı kişiler telefon ile video kaydediyordu.
"Neden abimi, arkadaşlarımı ve" Esat'ın görüntüsü aklıma gelince bıçağı biraz daha bastırdım annem olan kadının zehirli tenine.
"Ve Esat'ı öldürdün, sadece beni öldürsen olmaz mıydı!" Sakin kalmaya çalışıyordum çünkü aklımda bir soru daha vardı.
"Önüme çıkan her engeli yok ettim,bu benim kuralım"
Dediğinde sinirden bıçağı saplamak istedim ağzına.
"Son sorum, beni neden aldırmadın karnındayken! Neden ben bunca çileyi çektim! Çok mu zordu aldırmak! Neden daha bebekken öldürmedin beni kadın!"
Sinir krizi geçirecek hâle gelmiştim. Artık kendimi tutamıyordum.
"Çünkü se- sen benim gelir kaynağımdın. Seni kullandım ve şuan zenginim, eğer seni aldırsaydım veya çocukken öldürseydim para kazanamazdım. Ama artık işe yaramadığını anlayınca öldürmeye başvurdum. Şuan çok mutluyum, seni küçükken öldürmediğim için" diyerek kahkaha atan kadının boğazını tek hamlede kestim. Boğazındaki kemik gözüküyordu. Kafasına bir darbe daha uygulayarak kopmasını sağladım. Kafası elime gelince bedeni yere düşmüştü.
Videomu çeken kişilere yaklaştım.
"İntikamımı aldım" dedim gülerek. Evet sonunda akıl sağlığım da zarar görmüştü.
.....
Polislerin gelmesi üzerine beni sorguya çekip mahkemeye çıkarttılar, bu konu yaklaşık 2 ay sürdü ve o iki ay boyunca tek konuştuğum şey 'İntikamınızı aldım' olmuştu. Daha o görüntüleri unutmamıştım ve her gözümün önüne geldiğinde bu cümleyi söylüyordum. Bunlar kendimi avutmak içindi.
Son mahkemede 8 yıl hapis ile yargılanmış 6 yıl hapis alarak cezaevine gitmiştim...
6 YIL SONRA
Hapisten çıkış günümdü bu gün. Çıktım, polislerin yardımı ile arkadaşlarımın ve abimin mezarının bulunduğu yere geldim. Herkes gidince ben burada kalmıştım.
Abimin ve Esat hariç hepsinin mezarına teker teker sarıldım.
"Cennete giremeyeceğiz, cehennemde buluşalım"
Diyerek Esat'ın mezar taşına doğru yürüdüm.
Ona sıkıca sarıldım.
"Benim hikayem mutlu bitti, ama bu bizim hikayemiz değildi. Seni seviyorum" tüm anılarımız gözümün önünde canlandı.
'daha hızlı koş Esat' dan
"Tamam" a kadar her şey gözlerimin içinde canlandı. Hava kararmıştı, hafiften uykum geliyordu. Mezarının üzerinde çiçek olmadığı için Esat'ın mezarının üzerine uzandım.
"Mezarının çiçeği ben olayım Esat"
SON DAKİKA HABERİ:
Hapisten çıkan Efsun adındaki genç kız, 6 yıl önce ölen arkadaşlarının mezarında, sevgilisinin mezarının üstünde ölü halde bulunduğu öğrenildi. Kızın soğuktan donarak öldüğü polis ekiplerince belirtildi. Bugün öğleden sonra sevgilisinin mezarının yanına kazılan mezara defnedilecektir.
Abimin Arkadaşı serüvenimiz buraya kadardı...
Bölüm etkileşimi
