1. bölüm · Abimin Arkadaşı
1. Bölüm
Herkese merhabaa, bu Vaveyla uygulamasında yayınladığım ilk kitabım🥹 Başlarının eğlenceli, ortalarının aksiyon ve sonunun dram aksiyon olduğunu bilmenizi isterimm
İyi okumalar
"Daha hızlı koş Esat"
Dedim korkudan tuttuğum nefesimi bırakarak. Daha yeni şoktan çıkmıştım.
"Kızım kucağımda 60 kilo taşıyorum biraz merhamet et"
"50 kiloyum Esat! Çıldırtma beni."
"Pek sanmıyorum Efsun"
Dedi ağzından kıkırtılar çıkarken.
"Gülme Esat, gülme!"
"Kızım peşimizde ailen olmasaydı seni indirip biraz daha gülerdim"
"Şu anda bile böyle konuşabiliyorsun ya, ailem bizi yakalarsa beni kaçırmaktan sen suçlu olacaksın Esat."
Suçluluk duygusu içinde sinir bozucu bir gülümseme ile onun gözlerine baktım.
"Ama sen de suçlusun"
"Ne?"
" 'kalbimi çaldın' diyeceğimi düşündün değil mi Efsun. Motorumu çalıp kaza yaptın ya kızım."
"Eski konuları açmayalım Esat bey"
"Eski konu bir gün önceydi Efsun hanım"
...
"Sonunda geldik!" Diyerek Esat'ın kucağından sakat ayağımla atladım.
"Esat geldik, sevinsene"
"Kırk dakika boyunca kucağımda birilerini taşımasaydım belki sevinebilirdim Efsun"
Haklıydı. Belki onu bu suça alet etmeden önce bir plan yapmalıydım. Beni kucağında taşımayacağı bir plan...
Ama plan yapmak için hiç zamanım olmadı ki. Dün yaşadığım motor kazasından sonra hem Esat borçlu kalmıştım hem de sakat kalmıştım. Aslında sadece küçük bir kazaydı ve bacağım şuan alçıdaydı.
Dün kaza yaptığım yere ilk gelen kişi ailem olmuştu. Ailem dediğime bakmayın siz sadece bir annem ve hangisi babam olduğu belli olmayan dört tane babam var. Evet annem hepsiyle yatmış ve sonra puf bir çocuk olmuş. Tabi benim aklım başıma gelene kadar, yani 18 yaşına gelene kadar hiçbirine baba denemiştim ve annemi hiç sevmemiştim. 18 yaşımda DNA testi yaptırmak için bana danışan annemi ise reddetmiştim. Çünkü babamın kim olduğu benim umrumda değildi.
Konuya dönelim. Kazadan sonra ben bayılmışım. İlk gelen kişiler ailemmiş annem 'Nermin' ambulans çağırmış ve moturunda kimin olduğunu araştırmış. Tabi plakası olmayan bir motorun sahibini bulamamışlar. Ben hastanedeyken uyandım. Karşımda alçılı bacağım ve annem duruyordu. Normalde 3 gün daha hastanede kalmam gerekirken beni eve götürdüler. Elimden telefonumu aldılar ve odanın kapısını kilitlediler. Yani bana bir ev hapsi vereceklerdi. Ve bunun kaç gün süreceğini söylememişlerdi.
Biraz vakit geçirmeye çalıştım fakat olmadı. Eski telefonumun aklıma gelmesi ile her şeyi 2 dakikada planlayıp Esat'ı aramıştım. Evden çıkınca ben onu yavaşlattığım için beni kucağına almıştı. Nereye gideceğim hakkında fikrim yoktu hepsini Esat'a bırakmıştım.
...
"Efsun burası arkadaşlarla takıldığımız gizli bir yer"
Devamını merakla beklediğim için bişey söylemedim.
"Yani burayı kimse bilmiyor. Herkes yıkılmış eski bir spor salonu diye düşündüğü için de içine giren yok."
İçeriye doğru yürüdüğünde onu takip ettim. Eski, yıkık bir harabeden başka bir şey yoktu burada.
"Burası cidden eski, yıkılmış bir yer" dediğimde güldü.
"Birazdan bunu söylediğine pişman olacaksın" dediğinde aşağıya inen merdivenlere doğru gitti. Merdivenlerden aşağıya indiğimizden ise yine aynı manzara vardı.
"Dalga mı geçiyorsun?"
Cidden merakıma sormuştum bunu. Dalga mı geçiyordu?
"Sabır desen yok"
Diye söylenerek karşıdaki boş duvarın önüne geçti. Sonra elini duvarda gezindirdi.
"Ne yapıyorsun?"
Beni duymazdan gelerek eliyle tuttuğu yeri asıldı.
Çıkan şey ile şaşkına dönmüştüm.
Üzerinde 'şifre giriniz' yazan bir telefon gibi bir şeydi. Fakat duvara sabitlenmişti. Altında ise sayı yazan tuşlar vardı.
Esat birkaç tuşa bastı ve sağına doğru yürüdü.
"Takip et"
Diyerek yanına çağırınca hızlı adımlar ile yanına gittim.
"Bu-Bunu nasıl yaptınız!"
Müthiş bir şey yapmışlardı.
Sağımızda bir kapı açılmıştı ve burası yepyeni yapılmış tertemiz bir odaya açılıyordu.
İçeriye girince her yere ayrı ayrı defalarca baktım. Burası benim odamdan daha güzeldi.
"Hâlâ aynı düşüncede misin?"
Gülümsedi.
"Cevap vermene gerek yok yüzünden anlaşılıyor"
"Esat, burayı nasıl yaptın"
"Tek başıma değildim Efsun, 5 arkadaşım daha var ve şimdiden haber vereyim birazdan onalr buraya gelecek"
"Ne? Bana önceden haber vermeliydin"
"Merak etme, seni görmeyecekler"
"Ne?"
"Buraya kız sokmak yasaktı. Buranın tek kuralı buydu."
"O zaman neden beni buraya getirdin?!"
"Başka yer yoktu Efsun, başka bir yerim yoktu."
"Peki, yarın buradan gideceğim Esat"
"Efsun, bana kızma. Benim suçum ne"
"Kızmadım zaten Esat, sadece sen kuralı çiğnedin bunun bilinmesini istemiyorum."
"Efsun, bunu kimse bilmeyecek. Bilse bile seni buradan çıkarmayacağım"
Gülümsedim ve gözlerine baktım.
"Teşekkür ederim Esat"
" 'Esat abi' diyecektin herhalde."
"Ne?"
"Senden iki yaş büyüğüm, ve acil durum için seni kardeşim olarak tanıtacağım"
Ne kadar planlı biri bu ya.
"Peki abi"
"Hah böyle işte, şimdi şu karşıdaki odaya gir ve o odadan ben haber verinceye kadar çıkma"
"Tamam"
Odanın kapısını açtım ve içeriye girip kapıyı kapattım. Oda çok karışıktı. İki tane buz dolabı, mutfak dolapları vardı. Onların karşısında ise bazalar vardı. Şu üst üste yatak olan şeyler işte.
Beklemek için en iyi aktivitenin uyumak olduğunu bildiğim için bazanın alt katına uzandım. Ve o yorgunluk ile uykuya daldım.
Ta ki kulağıma gelen seslere kadar.
Gözlerimi açtığımda karşımda gördüğüm kişi ile şaşkınlığım artmıştı ve kendimi tutamayıp bir çığlık almıştım. Beni gören kişi de çığlık atmıştı. Çığlık seslerini duyan Esat ise odaya dalmıştı.
Ona döndüm ve şaşkınlık içinde kalan yüzü ile bu kişinin burada olduğunu bilmediğini anladım. Sonra da o kişiye döndüm.
"Neler oluyor burada!"
1. Bölümümüz bitmiştir.
Okuduğunuz için teşekkür ederimm.
Bölümler hızlı bir şekilde gelmeye devam edecektir.
Takipte kalın.
