2. bölüm / 10
YEDİ BÜYÜK GÜNAHSEKİZİNCİ FOTOĞRAF
Bölümler 10Şu an: SEKİZİNCİ FOTOĞRAF
- 1 BAZI HİKÂYELER TESADÜFEN BAŞLAMAZ869 kelime
- 2 SEKİZİNCİ FOTOĞRAF1.096 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 ADINI KİM KOYDU?2.289 kelime
- 4 O GECE1.436 kelime
- 5 UNUTULAN ÇOCUK – 2014406 kelime
- 6 2014883 kelime
- 7 İZ814 kelime
- 8 Sessiz Tanık 🕯️534 kelime
- 9 KAYIT659 kelime
- 10 TANIK680 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
YEDİ BÜYÜK GÜNAH
Bölüm 2 — Sekizinci Fotoğraf
Sabahın ilk ışıkları okulun koridorlarına vururken Kuzeykent Koleji, her zamanki gibi kalabalıklaşmaya başlamıştı.
Öğrenciler bir yandan sınıflarına yetişmeye çalışıyor, bir yandan da koridorlarda konuşuyordu.
Kimsenin bilmediği şey ise, okulun arşiv odasında yıllardır saklanan bir fotoğrafın o sabah yeniden ortaya çıkmış olmasıydı.
Ve o fotoğrafın üzerinde...
Sekiz çocuk vardı.
---
Bade aynanın karşısında saçlarını düzeltti.
Masasının üzerinde duran siyah kurdeleli kolyeyi eline aldı.
Bir süre ona baktı.
Sonra boynuna taktı.
Telefonu titredi.
Ege:
Günaydın 🖤
Bade'nin yüzünde istemsiz küçük bir gülümseme oluştu.
Tam cevap yazacakken kapı çaldı.
— Bade! Hazır mısın?
Melek'ti.
Bade kapıyı açtı.
— Beş dakikadır bekliyorum seni.
Melek güldü.
— Abartma ya. Daha yeni geldim.
Bade çantasını aldı.
— Hadi.
İkisi birlikte merdivenlerden inerken Melek'in telefonu titredi.
Melek ekrana baktı.
Bir mesaj.
Ege:
Dün gece güzeldi.
Melek'in yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.
Mesajı hızlıca sildi.
Bade ona döndü.
— Ne oldu?
Melek telefonu cebine koydu.
— Hiç.
— Emin misin?
— Eminim.
Bade birkaç saniye baktı.
Sonra gülümsedi.
— Tamam.
Ve yürümeye devam etti.
Melek ise arkasından baktı.
İçinden sadece tek bir cümle geçti:
Bunu bilse bana bir daha asla güvenmez.
---
Leyla
Leyla sınıfa girmeden önce telefonundaki banka uygulamasını açtı.
Bakiyesine baktı.
Yüzü değişmedi.
Ama birkaç saniye sonra gelen bildirim kaşlarını çattı.
“Ödeme gecikmesi.”
Leyla telefonunu kapattı.
Tam çantasını sırasına bırakırken masasında küçük bir kâğıt gördü.
Üzerinde yalnızca şu yazıyordu:
«BAZI BORÇLAR PARAYLA ÖDENMEZ.»
Leyla kâğıdı eline aldı.
Etrafına baktı.
Kimse ona bakmıyordu.
Kâğıdı ikiye katladı.
Çantasına koydu.
Ama bu kez yüzündeki soğukkanlı ifade eskisi kadar sağlam değildi.
---
Hazal, Lale ve Tuana
— Çekil önümden!
Hazal'ın sesi koridoru doldurdu.
Lale dolabının önünde durmuştu.
— Sen çekil!
— Dolabımın önündesin!
— Benim de sınıfım burada!
Tuana yanlarından geçti.
— Sabah sabah yine başladınız.
Hazal ona baktı.
— Sen karışma.
Tuana omuz silkti.
— Zaten karışmıyorum.
Lale güldü.
— Tuana'nın hayat mottosu.
Tuana yürümeye devam etti.
— İşe yarıyor.
Hazal istemsizce güldü.
Ama koridorun diğer ucunda onları izleyen biri vardı.
Şebnem.
Sessizce.
Hiçbir şey söylemeden.
---
Şebnem
Şebnem sınıfa geçti.
Defterini açtı.
Kalemini eline aldı.
Bir ev çizdi.
Sonra bir çocuk.
Sonra bir çocuk daha.
Bir tane daha...
Toplamda sekiz kişi.
Şebnem durdu.
Çizdiği sekizinci kişinin yüzüne baktı.
Sonra kalemiyle yüzün üzerini karaladı.
Neden yaptığını kendisi de bilmiyordu.
Telefonu titredi.
Bilinmeyen numara.
Mesaj:
“Fotoğrafı saklama.”
Şebnem'in kalbi hızlandı.
— Hangi fotoğraf?..
Mesajın altında bir fotoğraf vardı.
Eski bir okul fotoğrafı.
2014.
Sekiz çocuk.
Yedi tanesinin yüzü net görünüyordu.
Sekizinci çocuk ise diğerlerinden biraz geride duruyordu.
Şebnem fotoğrafı büyüttü.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sonra fotoğrafın arkasındaki yazıyı fark etti.
SEKİZ.
Ve hemen altında küçük bir sembol vardı.
Bir siyah kurdele.
Şebnem'in eli titredi.
Çünkü o sembolü daha önce görmüştü.
Ama nerede gördüğünü hatırlayamıyordu.
---
Kuzey
Aynı saatlerde polis merkezinde...
Kuzey masanın üzerindeki dosyaları inceliyordu.
Arda karşısındaki sandalyeye oturdu.
— Hâlâ aynı dosyayla mı uğraşıyorsun?
Kuzey cevap vermedi.
Önündeki belgelerden birini kaldırdı.
KAYIP ÇOCUKLAR — 2014
Arda dosyaya baktı.
— Yıllardır kapalı.
— Kapatılmış olması çözüldüğü anlamına gelmez.
Arda sessiz kaldı.
Kuzey fotoğrafları masaya dizdi.
Bir.
İki.
Üç.
Dört.
Beş.
Altı.
Yedi.
Sonra boş bir alan.
Arda kaşlarını çattı.
— Sekizinci çocuk?
Kuzey başını kaldırdı.
— Kayıtlarda var.
— Ama kimliği yok.
— Aynen.
Selin içeri girdi.
Elindeki dosyayı masaya bıraktı.
— Bir şey buldum.
Kuzey ona döndü.
Selin belgeleri açtı.
— Bu çocukların doğum kayıtlarının bazı bölümleri eksik. Aile bilgileri birbirinden farklı gösterilmiş.
Arda şaşkınlıkla baktı.
— Tesadüf mü?
Selin başını iki yana salladı.
— Bu kadar benzer hata aynı dosyada kolay kolay tesadüf olmaz.
Kuzey fotoğraflara yeniden baktı.
Ve o anda...
Bade'nin fotoğrafını gördü.
Sonra diğerlerini.
Bir şey dikkatini çekti.
Hepsi aynı yıl doğmuştu.
Kuzey'in yüzündeki ifade değişti.
— Bu mümkün değil...
Arda sordu:
— Ne?
Kuzey cevap vermedi.
Gözleri yalnızca fotoğraflardaydı.
---
Edebiyat dersi
Elif Öğretmen tahtaya tek bir kelime yazdı.
UNUTMAK
— Sizce unutmak nedir?
Sınıf sessizleşti.
Lale elini kaldırdı.
— Bir şeyi hatırlamamaya çalışmak?
Elif gülümsedi.
— Güzel.
Leyla konuştu:
— Bazen insan hatırlamak istemediği şeyi unuttuğunu sanır.
Elif ona baktı.
— Daha da güzel.
Şebnem ise hiçbir şey söylemedi.
Defterinin köşesine sadece bir tarih yazdı.
2014
Sonra tarihinin üzerini çizdi.
Ama birkaç saniye sonra tekrar yazdı.
2014.
---
Okul çıkışı
Ege, Bade'yi okul kapısında bekliyordu.
Bade onu görünce gülümsedi.
Melek ise biraz geride kaldı.
Ege, Bade'ye yaklaştı.
— Nasılsın?
— İyiyim.
Melek ikisine baktı.
Sonra telefonu titredi.
Ekranda tek bir mesaj vardı.
“Onu yalnız bırak.”
Melek'in kaşları çatıldı.
Numaraya bastı.
Bu numara kullanılamıyor.
Melek tekrar baktı.
Mesaj kaybolmuştu.
---
Feride
Akşam olduğunda Melek eve geldi.
Annesi Feride salonda eski bir kutuyu düzenliyordu.
Melek yanından geçerken kutunun içinden bir fotoğraf yere düştü.
Melek eğilip aldı.
Fotoğrafa baktı.
Bir anda durdu.
Eski bir okul fotoğrafıydı.
2014.
Sekiz çocuk.
Melek'in yüzündeki ifade değişti.
— Anne...
Feride fotoğrafı gördüğü anda ayağa kalktı.
— Onu nereden buldun?
— Kutudan düştü.
Feride fotoğrafı hızla aldı.
— Bunu bir daha eline alma.
Melek şaşırdı.
— Neden?
Feride birkaç saniye sustu.
— Çünkü bazı şeyleri bilmemek daha iyidir.
Melek annesinin yüzüne baktı.
— Sen bu çocukları tanıyor musun?
Feride cevap vermedi.
Fotoğrafı kutuya koydu.
Kutuyu kapattı.
Ve anahtarı cebine attı.
---
Kuzey'in bulduğu kayıt
Gece.
Polis merkezinde herkes gitmişti.
Kuzey hâlâ masasının başındaydı.
Eski bir klasörü açtı.
İçinden gençlik yıllarına ait bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta genç Kuzey vardı.
Yanında tanımadığı bir kadın.
Kadının kucağında küçük bir bebek.
Kuzey fotoğrafı uzun süre inceledi.
Arkasını çevirdi.
Tek bir cümle vardı:
«“Birini kaybettin. Yedisini buldun.”»
Kuzey'in nefesi kesildi.
Dosyanın başka bir sayfasını açtı.
Bir satır.
BABA: K.K.
Kuzey'in yüzü bembeyaz oldu.
— K.K...
Arda'nın sesi arkasından geldi.
— Kuzey?
Kuzey hızla dosyayı kapattı.
— Sen hâlâ burada mısın?
— Evet.
Arda dosyaya baktı.
— Ne buldun?
Kuzey cevap vermedi.
---
Şebnem
Şebnem'in telefonu yeniden titredi.
Bu kez bir fotoğraf geldi.
Sekiz çocuk.
Ama fotoğraftaki sekizinci çocuğun yüzü kesilmişti.
Arkasında:
«“Onu sen kaybetmedin.”»
Şebnem'in gözleri doldu.
Telefon çaldı.
Bilinmeyen numara.
Açtı.
— Alo?
Karşıdan bir kadın sesi geldi.
— Şebnem...
Şebnem dondu.
— Kimsiniz?
Ses cevap vermedi.
Telefon kapandı.
---
Ve o gece...
Okulun eski arşiv odasında kapı yavaşça açıldı.
İçeri giren kişi doğrudan 2014 dosyasına yöneldi.
Eski fotoğrafı çıkardı.
Sekiz çocuk.
Yedi tanesi önde.
Bir kız biraz arkada.
Kızın boynunda küçük bir inci kolye vardı.
Kişi fotoğrafın arkasını çevirdi.
Kalemi çıkardı.
Tek bir isim yazdı:
İNCİ GÜLSOY
Kalem masaya bırakıldı.
Kişi kapıya yöneldi.
Tam çıkarken durdu.
Fotoğrafa son kez baktı.
Ve fısıldadı:
— Artık saklanamazsın.
Kapı kapandı.
Karanlıkta yalnızca fotoğraf kaldı.
Sekiz çocuk.
Yedi sır.
Ve sekizinci kız...
İnci Gülsoy.
Ama hiçbiri henüz onun neden bu fotoğrafta olduğunu bilmiyordu.
Ve en önemlisi...
İnci'nin kendisi bile henüz gerçeğin tamamını bilmiyordu.
Devam edecek... 🖤
Bölüm etkileşimi
