44. bölüm · TUTUKLU
Bölüm 44 – Kalbin Fısıltısı
Günler geçmişti.
Yaralar kabuk bağlamıştı ama kalpler hala kanıyordu.
Zeynep, Mahir’in mezarı başında sessizce dua ediyordu.
“Bir gün seni affederim belki,” diye fısıldadı.
“Çünkü sen bana yardım ettin… sonunda.”
Birden arkasında bir gölge belirdi.
Deniz’di.
Üzerinde siyah bir ceket, gözlerinde sessiz bir fırtına.
Yanına geldi.
Hiçbir şey söylemeden Zeynep’in elini tuttu.
Zeynep başını çevirdi:
“Söyle bana… bu acı dinecek mi?”
Deniz cevap vermedi.
Sadece alnını onun alnına yasladı.
“Dünyadaki her kötülük bizim üstümüze geldi sanki. Ama ben hâlâ buradayım. Seninle.”
Zeynep derin bir nefes aldı.
Sonra cebinden bir defter çıkardı.
“Bu… Mahir’in günlüğü. Bana verdiği o son mektubun arasında buldum.”
Deniz aldı, okudu:
> “Bir gün affedileceğimi sanmam ama onların mutlu olması için dua edeceğim.
Çünkü aşk, kendini feda etmektir.
Ve ben bu uğurda ölmeye razıydım.”
– Mahir
Sessizlik oldu.
Rüzgar mezarın taşlarını okşadı.
Gökyüzünde hafif bir yağmur başladı.
Zeynep, Deniz’in omzuna yaslandı.
“Deniz…”
“Efendim jiyanamin…”
“Bu defter bizim hikayemiz olsun mu?”
“Olmaz mı? Her satırı senin kalbinle yazılacak.”
Deniz defteri açtı.
İlk sayfaya şunu yazdı:
> “Zeynep’le tanıştığım gün, kader değişti.
Ve ben… hayatımda ilk kez gerçekten yaşadım.”
– Deniz
