42. bölüm · TUTUKLU
Bölüm 42 – Sessizliğin İçinde Saklanan Hayat
Zeynep, dosyadaki belgeleri elinden düşürdü.
Küçükken yaşadığı o yangın…
Kulağında hâlâ yankılanan çığlıklar…
O gece annesini kaybettiği evin önünden, onu elinden tutarak kaçıran küçük çocuk.
Deniz…
“Demek… senmişsin…” dedi kısık bir sesle.
Gözlerinden yaşlar değil, geç kalınmışlığın sızısı süzülüyordu.
Deniz adım atmaya çalıştı ama zincirler bileğine bağlıydı.
Zeynep’in gözlerinin içine baktı.
“Beni o gece tanıdın mı?” dedi.
Zeynep bir adım geri gitti.
“Tanımadım. Hatırlamadım. Ama… kalbim her zaman seni aradı galiba.”
Yutkundu.
“Sen beni neden hiç söylemedin? Neden sustun?”
Deniz başını eğdi.
“Çünkü ben seni korumak istedim. O karanlığın içine çekmek istemedim.”
Zeynep’in sesi titredi:
“Beni o karanlık büyüttü zaten Deniz.”
Kapı birden açıldı.
Mahir içeri girdi.
Ardından bir kadın…
Yasemin.
Zeynep gözlerini kadına dikti.
Yasemin sırıttı.
“Ne kadar romantik… çocukluk travması üzerinden aşk. Filmlerde olur sanırdım.”
Deniz kükreyen bir sesle:
“Ona dokunursan…”
Yasemin eğildi, gözlerini kısıp fısıldadı:
“Senin hayatını mahvetmeye geldim, Deniz. Ve onu da yanında götüreceğim.”
Zeynep korkuyla geri çekildi.
O sırada Mahir bir şeyi Zeynep’in cebine usulca bıraktı.
Minik bir kağıt:
“Arka kapıdan kaç. Seni koruyacağım. Güven bana.”
Zeynep, Deniz’e son bir kez baktı.
O an… ikisinin de gözleriyle konuştuğu anlardı.
Aynı gece. Aynı geçmiş. Aynı acı.
Ama farklı yollar.
