27. bölüm · TUTUKLU
Bölüm 27 – Karanlığın Kıyısında
Zeynep hastane kapısından içeri adım attığında nefesi boğazında düğümlendi.
Steril koku, acil servisin uğultusu, koridorda hızla yürüyen doktorlar…
Hepsi zamanın donduğunu haykırıyordu.
Deniz’in nerede olduğunu sormasına gerek kalmadan, göz göze geldiği adam başını eğdi.
“Yoğun bakımda. Durumu ciddî.”
Daha fazlası yoktu. Sözler yetersizdi, bakışlar yetiyordu.
Zeynep duvarlara yaslana yaslana ilerledi. Gözyaşları sessizdi ama içi çığlık doluydu.
Yüreğinde bin parça cam yürüyordu sanki.
“Ben seni bulmuşken, seni kaybedemem…” diye fısıldadı kendi kendine.
Camın arkasından gördü onu.
Solgun, hareketsiz, kablolar arasında yatan adam hâlâ onun sevdiği adamdı.
Ve ilk kez bu kadar savunmasızdı.
Zeynep cama dayandı.
“Sen böyle yatamazsın, Deniz… Hadi kalk.
Bana kış gibi geldin, ama içimi bahar yaptın…
Sensiz ben, eksik bir şarkıyım.
Uyan… lütfen…” dedi.
Camdan bir damla gözyaşı süzüldü.
Hem onun gözünden hem yüreğinden…
Tam o sırada, içerideki monitörün sesi değişti.
Zeynep’in gözleri parladı.
Doktorlar koşturarak içeri girdi.
Zeynep camın ardından izledi.
Kalbi öyle hızlı atıyordu ki, sanki kendi kalbi yerine Deniz’in kalbi çarpıyordu göğsünde.
Ve sonra…
Deniz’in parmakları kıpırdadı.
