25. bölüm · TUTUKLU
Bölüm 25 – Kırılma Noktası
Zeynep odada ileri geri yürürken, Deniz’in sessizliği kulaklarında uğulduyordu.
“Bunca zaman… bana yalan söyledin,” dedi, gözleriyle kalbini delip geçer gibi bakarak.
Deniz yerinden bile kıpırdamadı.
“Yalan söylemedim. Sadece zamanı gelmediğini düşündüm.”
Zeynep haykırdı:
“Zaman mı? Beni kendine aşık ettin. Kalbimi açtım, her şeyimi verdim. Ve sen… ben senin kim olduğunu bile bilmiyormuşum!”
Deniz sessizce yaklaştı.
“Sana yalan söylemedim, Zeynep. Benim gerçek adım Deniz… ama Aras’ı da inkâr edemem. O adam olmak zorundaydım. Hayatta kalmak, sevdiklerimi korumak için…”
Zeynep’in gözlerinden yaş süzüldü.
“Peki ya ben? Ben de bir görev miydim senin için?”
Deniz ilk kez o an sesini yükseltti.
“Hayır! Sen… sen benim tek gerçeğimsin. Hayatımda ilk defa görev olmayan, sahte olmayan, kalbimle seçtiğim tek kişisin. Bunu nasıl anlayamazsın?”
Zeynep gözlerini kaçırdı.
Anlamak istiyordu. Sevmek istiyordu. Ama içinde büyüyen güven yarası, aşkın üzerini örten siyah bir örtüydü.
“Birkaç gün… sadece birkaç gün istiyorum Deniz. Düşünmek için.”
Deniz başını salladı.
“Seni bekleyeceğim. Bir ömür bile sürse.”
Zeynep kapıdan çıkarken, Deniz’in elleri iki yanına düştü.
Kırılma noktası gelmişti.
Artık her şey ya yeniden inşa edilecek…
Ya da tamamen yıkılacaktı.
