34. bölüm · TUTUKLU
Bölüm 34 – Ankara’da Sırlar Konuşur
Uçak Ankara’ya indiğinde Zeynep’in kalbi göğsüne sığmıyordu.
Elindeki adrese yürürken yağmur başladı.
Bu şehir tanımadığı kadar soğuk, tanıdığı kadar da acı doluydu.
Bir çiçekçi kızın; bir mafya dünyasının içine düştüğü şehir…
Zarfın içinden çıkan adres, şehrin en korunaklı semtlerinden birine ait villayı işaret ediyordu.
Güvenlik, kameralar, özel giriş sistemi…
> “Burası onun evi değil.” diye mırıldandı. “Bu onun zırhı.”
Zeynep zili çalmadı. Duvarın kenarından bir aralık bulup içeri sızdı.
Sanki içinden bir ses, “İçeri girmen gerek” diyordu.
> Belki de bu Deniz’in sesi, kalbine dokunan o tanıdık tınıydı.
Villanın içi sessizdi.
Ama masanın üstünde duran dosya tüm sessizliği bozdu.
> “Zeynep Yılmaz – Kod Adı: Leyla”
“Deniz Koral’ın duygusal zayıf noktası.”
Zeynep’in gözleri doldu.
Demek herkes onun kim olduğunu biliyordu.
Demek Deniz onu korumak için yalan söylemiş, kaçmıştı.
Onu uzaklaştırmak istemişti — çünkü onu sevmişti.
Tam o an arkasında biri belirdi.
> "Buraya gelmemen gerekiyordu Zeynep."
Zeynep döndü.
Ve göz göze geldiler.
Deniz.
Ama onun bakışları… Soğuktu.
Kırılmış bir kalbin arkasına saklanan, sevgisini bastırmaya çalışan bir Deniz...
Zeynep adım adım yaklaştı.
> “Sakın bana soğuk davranma. Her şeyi biliyorum.”
“O yüzden gitmelisin.”
“Ben seni bırakmadım Deniz… Ama sen de beni bırakmadın. Bu kadar dosya, koruma… Hepsi çünkü beni hâlâ seviyorsun!”
Deniz başını eğdi.
İlk defa o kadar sessizdi.
Gözlerinden bir damla yaş aktı.
Ve sonra fısıldadı:
> “Ben sana aşık oldum, Zeynep. Hem de her şeyimi kaybedecek kadar…”
---
Bu aşk hem bir savaş, hem de bir teslim oluştu.
Ve şimdi ikisinin de önünde büyük bir sınav vardı:
Birbirlerini kurtarabilecekler miydi?
