17. bölüm · Törenin Gölgesi
Tören Gecesi
Gece çökmüştü.
Konak, hiç olmadığı kadar kalabalıktı. Avluda insanlar birer birer toplanıyor, fısıltılar gecenin sessizliğine karışıyordu.
Ama Yaz’ın aklı yalnızca elindeki nottaydı.
“Devran’a güvenme.”
Notu tekrar katlayıp cebine koydu.
Tam o sırada annesi Betül odaya girdi.
— Yaz, hazırlanmalısın.
Yaz annesine döndü.
— Anne…
Betül kızının gözlerine baktı.
— Ne oldu?
— Bu gece yapılacak törenin ne olduğunu biliyor musun?
Betül’ün yüzü bir anda soldu.
— Kim söyledi sana?
— Yani biliyorsun.
Betül birkaç saniye sustu.
— Yaz, bazı şeyleri kurcalama.
— Neden? Çünkü herkes benden bir şey saklıyor!
Betül kızına yaklaşarak elini tuttu.
— Seni korumaya çalışıyoruz.
Yaz elini çekti.
— Beni korumak mı? Yoksa benden gerçeği saklamak mı?
Betül cevap veremedi.
Yaz’ın gözleri doldu.
— Anne, Devran’la ilgili bir şey mi var?
Betül başını eğdi.
— Devran bu törenin en önemli parçası.
Yaz’ın nefesi kesildi.
— Ne demek bu?
Betül cevap vermeden odadan çıktı.
Avluda tören hazırlıkları tamamlanmıştı.
Rüzgâr, babası Fatih’in yanına geldi.
— Baba, artık anlatmalısın.
Fatih ona baktı.
— Neyi?
— Yaz’ın neden bu törenin ortasında olduğunu.
Fatih sertçe konuştu.
— Bu gece hiçbir şey değişmeyecek.
— Ama ya Yaz öğrenirse?
Fatih bir an sustu.
— Öğrenmemeli.
Rüzgâr öfkelendi.
— Gerçekten onu sonsuza kadar kandırabileceğinizi mi düşünüyorsunuz?
Fatih’in bakışları karardı.
— Bazen bir insanın bilmediği gerçek, bildiği gerçekten daha az acıtır.
— Buna Yaz karar vermeli!
Rüzgâr arkasını dönüp uzaklaştı.
Fatih ise avlunun diğer tarafında duran Devran’ı gördü.
Devran sessizce konağa bakıyordu.
Fatih yanına yaklaştı.
— Buraya neden geldin?
Devran gözlerini ondan ayırmadı.
— Çünkü bu gece gerçeği öğrenmeye geldim.
— Ne öğrenmek istiyorsun?
Devran yavaşça Fatih’e döndü.
— Yıllardır benden sakladığınız şeyi.
Fatih’in yüzü gerildi.
— Senin bu meseleye karışmanı istemiyorum.
— Çok geç.
Devran’ın sesi sertleşti.
— Çünkü mesele artık Yaz.
Tören başladı.
Avludaki ışıklar birer birer yakıldı.
Yaz kalabalığın arasında yürürken Devran’ı gördü.
İkisi göz göze geldi.
Yaz birkaç adım yaklaştı.
— Devran.
— Yaz.
— Bana bir şey söylemen gerekiyor.
Devran sustu.
— Hakkında duyduğum şey doğru mu?
— Ne duydun?
— Sana güvenmemem gerektiğini.
Devran’ın yüzü değişti.
— Sana bunu kim söyledi?
— Demek doğru.
— Hayır, Yaz. Sandığın gibi değil.
— O zaman anlat!
Devran bir adım yaklaştı.
— Bu gece sana her şeyi anlatacağım.
Tam o sırada törenin başlaması için çan çaldı.
Herkes sustu.
Fatih öne çıktı.
— Bu gece, yıllardır saklanan bir sırın zamanı geldi.
Yaz’ın kalbi hızla çarpmaya başladı.
Fatih elindeki eski sandığı ortaya çıkardı.
— Bu sandık, yıllar önce kapatıldı.
Sandığın kapağını açtı.
İçinden eski bir fotoğraf çıktı.
Fatih fotoğrafı kaldırdı.
— Bu fotoğraf, bu ailenin geçmişini değiştiren geceye ait.
Yaz fotoğrafı görünce dondu.
Fotoğrafta annesi Betül vardı.
Yanında ise genç bir adam duruyordu.
Yaz dikkatlice baktı.
Adamın yüzü Devran’a inanılmaz derecede benziyordu.
Yaz’ın gözleri Devran’a çevrildi.
— Bu kim?
Devran fotoğrafı görünce olduğu yerde kaldı.
— O…
Sesi titredi.
— Babam.
Avluda büyük bir sessizlik oluştu.
Yaz şaşkınlıkla Betül’e baktı.
— Anne?
Betül’ün gözlerinden yaş süzüldü.
— Yaz…
— Bana gerçeği söyle!
Betül artık saklayamadı.
— Devran’ın babasıyla senin babanın arasında yıllar önce yaşanan bir olay vardı.
Yaz’ın sesi titredi.
— Peki benim bununla ne ilgim var?
Fatih gözlerini kapattı.
— Çünkü o gece kaybolan şey…
Bir an durdu.
— Senin doğumundan önce sana bırakılmıştı.
Devran öne çıktı.
— Ne bırakıldı?
Fatih sandığın içinden küçük, eski bir kutu çıkardı.
Kutunun üzerinde Yaz’ın adı yazıyordu.
Yaz’ın gözleri büyüdü.
— Bu benim mi?
Fatih başını salladı.
— Evet.
Yaz kutuya uzanırken aniden avlunun kapısı büyük bir gürültüyle açıldı.
Herkes arkasını döndü.
Karanlığın içinden tanımadıkları bir adam yürüyerek geldi.
Devran’ın yüzü bembeyaz oldu.
— Sen…
Adam gülümsedi.
— Demek sonunda tören başladı.
Fatih’in sesi öfkeyle yükseldi.
— Senin burada ne işin var?
Adam gözlerini Yaz’a çevirdi.
— Çünkü o kutunun içindekiler, sandığınızdan çok daha büyük bir sırrı ortaya çıkaracak.
Yaz kutuyu daha sıkı tuttu.
— Sen kimsin?
Adam cevap vermeden önce Devran’ın yanına baktı.
— Babanın geçmişini anlatmaya geldim.
Devran’ın gözleri doldu.
Adam son cümlesini söyledi:
— Çünkü Devran’ın babası ölmedi.
Yaz’ın elindeki kutu yere düştü.
Ve konağın bütün ışıkları aynı anda söndü.
—————————————————————————
