3. bölüm · Teoden- Yürek Çıkmazı

3. Bölüm

Riva Azur

Eski bölümden kısa bir kesit;

Kendini derin bir boşlukta hissediyordu ve hiç hissetmediği kadar üşüyordu. Kendi mahallesine girmek için sağa doğru döndüğünde bir el bileğinden tutarak sertçe onu kendisine çekti. Deniz çığlık atmaya çalıştığı zaman elini ağzına kapattı.

Elin sahibi bu sefer susması için daha çok ağzına bastırdığında bacak arasına sertçe geçirdi ve geriye doğru adımlar attı. Kalbi hızlıca çarpıyor, nefes alışverişleri her defasında daha çok hızlanıyordu.

Ta ki elin sahibini görene kadar;

Bu kişi ise Kutay’dı, Kutay Teoman’ın yanındaydı hep, Teoman pek onunla konuşmazdı, konuşsa bile dalga geçerdi ama onun için asla önemli olmamıştı Kutay. Kutay’ı görür görmez ilk başta rahatladım ama sonra az önce olanlar aklımda bir bir tekrardan canlanınca bu sefer daha da paniğe girdim.

“Ne işin var senin burada Kutay?"

Dediğimde fark ettirmemeye çalışsam da sesim ister istəməz titremişti, aldığım uzun ve derin nefeslere karşılık olarak bir de nabzım gene kötü birşeylerin olacağını haber edermiş gibi hızlanıp, göğüs kafesimde sıkışıyordu.

Kutay sessizliğini bozmuyordu ve bu beni daha da çok paniğe sokuyordu, bu sessizliği tıpkı izlediğim film ve dizilerdeki gibi fırtına öncesi sessizlik gibi birşeydi. Soğuk hava vücudumu kast katı kesmişti ve sonunda Kutay konuşmaya başladı.

“Az önce gördüğün gibi seni burada kimse istemiyor. Özellikle de Teoman, o Sıla’yı seçti ve sen Deniz, sen kaybettin."

Normalde kimsenin lafıyla başkasını yargılamamıştım ama az önce gördüklerim, şu an olanlar beni andan koparmaya yetmişti. Kutay’dan saklamaya çalışsam da göz yaşlarım beni bozguna uğratıp yanaklarımdan süzülerek yere düştüğünde sessizliğimi bu sefer ben korudum. Kutay'da bunu fırsat bilerek üzerime yürümeye devam etti.

" Gerçekten, Teoman gibi bir adamın seni seçeceğini mi düşündün? Teoman’ın sen sadece bir gecelik ilişkisinde yatak arkadaşı olursun.”

Dediğinde kendime engel olamadım ve sert bir tokadı ona geçirdim. O kadar sert bir tokat atmıştım ki benim bile kulağım çınlamıştı.

" Her ikinizde iğrençsiniz, ayrıca da bana laf anlatacağına gidip yaranmaya çalışsana yalaka."

Kutay sessizliğe büründüğünde hala bir cevap bekliyordum ve bu yüzden içimden küfür edip, o at kafalıya lanetler okudum. O sırada Kutay’da arkamda bir noktaya odaklandığı vakit, bende arkama döndüm yavaşça ve karşımda Teoman’ı görmemle lanet olası kalbim gene hızlanmaya başladı.

Teoman oldukça öfkeli bakıyordu özellikle de bana, aldığı nefesleri oldukça net duyabiliyordum. Öfkeden tüm damarları belirginleşmişti.

Herşey birkaç dakika içinde gerçekleşmişti, Teoman birkaç adım atarak Kutay’ın tam önüne gelip yumruğunu suratına geçirince çığlık atarak elimle ağzımı kapattım. Teoman, Kutay’a vururken asla acımıyor, oldukça sert vuruyordu. Sinirden gözü dönmüştü, kendinden geçmiş gibi Kutay'a vuruyor hiç durmuyordu. Nefes alıp verdiğinden şüpheliydim.

Kutay’a sinirli olsam bile artık bu kadarı bana da fazla gelmişti. Onlara birkaç adım atıp, Teoman tekrar yumruğunu indireceği sırada bileğinden tuttum.

" Dur artık, öldüreceksin onu!”

Teoman ilk duymadı ama sonrasında hemen bakarak bileğini sertçe elimden çekti, öyle bir çekmişti dengem bozularak yere düşecektim az kalsın. Onun bu tepkisine şaşırmadan edemedim. Sanki onu ben çağırdım da başkası ile buluştum.

“Bir daha karşıma çıkma, sen artık benim için bir hiçsin! Beni yanına çağırıp, Kutay'a fingirdeşmeye mi başladın? Bu kadar mısın sen Deniz? Sözde diğer kızlardan farklıydın, haklısında gerçi. En azından çoğu kız senin gibi ikili oynamayıp, başkası ile fingirdeşm-"

Cümlesini daha bitirmeden sertçe bir tokat geçirdim yüzüne, bugün yaşadıklarım asla kolay şeyler değildi, üstüne bugün o kadar sert tokatlar atmıştım ki yarına elim büyük ihtimalle morarırdı, özellikle de bu tokattan sonra.

Hiçbir şey demedim, hıncını ikisinden de çıkartmadım. Sadece son bir kez öfke ile Teoman’a bakıp orayı terk ettim.

Bir bölümünde sonuna gelmiş bulunmaktayız.