17. bölüm · Teoden- Yürek Çıkmazı
17. Bölüm
Eski bölümden kısa bir kesit;
Hiç sevmezdim pembe rengi, kapı açıldığında içeriye Teoman ve Leyla girdi.
" Teoman..” dediğimde şaşkınlıkla bana baktı.
" Hatırlamıyor musun?” Neyden bahsediyordu?
Deniz’den
O lanet olasıca günün ardından bir hafta geçmişti, geçici süreliğine yaşadığım hafıza kaybı sonrası olanları birkaç saat sonra hatırlamış ama Teoman ve Aras’da dahil olmak üzere kimseye belli etmemiştim. Hala hafıza kaybımın devam ettiğini düşünüyorlardı, hatırladığımı onlara söylememem tuhafınıza kaçıyor olabilir ama onların yaptığı da pek iyi şeyler değildi.
Birbirlerini buldukları için mutluydum ama benim duygularımla oynamışlardı, bunun da üstüne onlar yüzünden delirmişim gibi hissetmiştim. Artık olaylar o kadar üst üste geliyordu ki hala bir hayal dünyasında yaşadığımı düşünmeye başlamıştım.
Annemde dahil olmak üzere hiç kimse ile düzgün konuşmamıştım, her seferinde başımın ağrıdığını söyleyip onları yollamıştım. Bir yerden sonra da artık yollamanın ayıp olacağını düşündüğüm için Teoman ve Aras intikamlarını alır almaz gitme kararı almıştım. Hatta pasaportumu bile almıştım.
Uyuyamıyordum bir türlü, yatakta dönüp, dolaşıp duruyordum. En sonunda oflayarak ayaklarımı yataktan sarkıtarak ev terliğime ayağımı soktum. Ardından ayaklanıp üzerimdeki cropu sanki daha fazla aşağıya inebilecekmiş gibi çekiştirdikten sonra ruhsuz gibi lavaboya doğru yol aldım.
Birkaç adımda lavaboya ulaşmış, kapısını da açarak içeriye girmiştim. Dişimi fırçalayıp, işlerimi hallettikten sonra lavabodan çıktım. O sırada telefonumun kulak tırmalayan sesi evi doldurduğunda adımlarımı oraya yönlendirerek ilerledim.
Telefonumu elime alınca arayanın Teoman olduğunu gördüm. Anında aklıma bana dedikleri ve silah doğrulttuğu zaman gelince tekrardan kalbim duracakmışçasına hızlıca atmaya başladı.
Aramayı açıp telefonu kulağıma doğru tuttum.
“Deniz kızı? Nasılsın bakalım?" dediğinde boğazımda bir yumru oturdu, sanki umrundaydı da.
“İyiyim Teoman, sen?" dediğim zaman iç çekti.
“Bende iyiyim de seni özledim. Müsaitsen Leyla, Aras, ben ve sen buluşalım diyorum." dediğinde öfkeden bedenim titriyordu.
“B-bugün olmaz." dediğim zaman beklediği bu tepki olmayacaktı ki konuşmaya başladı.
“Neden, kaç gündür benden neden kaçıyorsun?" dediğinde iç sesim ‘ Bilmiyormuş gibi sorması da yok mu?’ diyince gözlerimi kapatıp sakinleşmeye başladım ve ağzıma gelen ilk bahaneyi söyledim.
“Annem hamile, yanında kalmam gerekiyor." dediğimde şaşırdı.
“Gerçekten mi?" dediğinde kaşlarımı çattım.
“Yok sahteden." dediğimde anlamadığını söyleyince sinirlendim.
“Annem gerçekten hamile Teoman." dediğimde anladığını gösteren sesler çıkardı.
“Olanları duydum mu bu arada?" dediğinde daha kötü ne olabilir ki diye düşündüm.
“Babamla, annenin ilişkisi varmış hatta bebek babamdanmış. " dediğinde dış kapı açıldı ve içeriye annemle babam girdi.
" Tamam, ben seni sonra arayacağım.” dediğimde annem gene hakaretler edip, söylenmeye başlamıştı. Ona dik dik baktığımı görünce de.
" Neden bana öyle bakıyorsun, bak seni ayağımın altına alırım.” dediğinde telefonumu cebime sıkıştırdım.
" Ne kadar daha saklamayı planlıyorsun?” dediğim zaman babam ve annem birbirine baktı.
" Ne saçmalıyorsun sen?” dediğinde annem öfke ile güldüm.
“Diyorum ki Hakan Akkaya ile olan ilişkini, karnında taşıdığın onun bebeğini daha ne kadar bizden saklayacaksın?" dediğimde yüz tipi görülmeye değerdi.
Bir bölüm daha geliyor.
