12.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Elyndra 🤍

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 16Şu an: 12.BÖLÜM

Bu bölüm baya kısa oldu cnmlar kusura bakmayın neyse daha cok yolumuz var

İyi okumalar

★

Dakikalar sonra yürüyüşümüze kaldığı yerden İlay'la birlikte devam etmeye başlamıştık. Bunun iyi geldiğini kabul etmeliydim çünkü birbirimizi daha iyi tanımamıza yardımcı oluyordu. İlay'ın Gökçe'de ayrı bir yere sahip olduğunu biliyordum ve duyduklarım kadar da varmış. İlay çok iyi bir kızdı. Girdiği ortama da çok çabuk uyum sağlamıştı. Ağlama sebebini söylemek istemediğinde bunu anlayışla karşılamış, kendisine de iyi gelsin diye yanımıza çağırmıştık.

Solumda Uraz, sağımda ise İlay vardı. Göz ucuyla İlay'a baktığımda keyfinin yerinde olduğunu gördüm.
Bu arada, Uraz'ın da çaktırmadan İlay'a baktığını sanması gözümden kaçmamıştı. Ama bunu sorun etmedim, edecek de değildim çünkü en yakın arkadaşımın da sonunda birilerini sevmesi beni mutlu etmişti.

Uzun uzun yürüyüş yaptığımız için yorulmuş, sahilin karşısındaki kafelerden birine gelmiştik. Üçlü masalardan birine geçtiğimizde İlay ve Uraz şaşırtıcı bir şekilde yoğun bir sohbete dalmıştı. Bende siparişlerimizi verdikten sonra telefonumu çıkarıp Gökçe'ye yazmaya başladım. Yalan yok, onu çok özlemiştim.

Siz: Ketçap 1830'larda ilaç olarak satılıyormuş

Mesajıma anında dönmüştü.

Gökçe: Ne

Siz: İshale ve hazımsızlığa iyi geliyormuş

Gökçe: PUHAWİSKDŞDM

Gökçe: Yazmak için bahanen miydi bu

Siz: Evet

Gökçe: Yazan her şekilde yazıyormuş be...

Gökçe: Ay şaka maka tuhaf bir bilgiydi WĞDNDÇDLDÖD

Siz: Dimi yazarken gülesim geldi

Gökçe: Gül gül gülmek iyidir :)

Siz: Dejavu oldu sanırım

Gökçe: Sayılırrr

Siz: Neyse, ne yapıyosun

Gökçe: Mantı yapıyoruz, arada annem görmeden ağzıma birkaç tane atıyorum

Siz: Daha fazla yeme kurt yapabilir

Gökçe: Yapsınnn🐺🤟🏻🇹🇷

Siz: O kurt değil Gökçe🐺🤟🏻🇹🇷

Gökçe: Biliyorum da sen niye attın bu emojileri İWSMÇSKDŞDMSŞSNS

Siz: Laik atak geçirdim bir anda

Gökçe: 😝😝

Gökçe: Sen ne yapıyosun bu arada

Siz: Kafedeyiz

Gökçe: yiz?

Siz: Uraz, ben, İlay

Gökçe: LAN

Gökçe: İmposter var arada

Gökçe: Benimki değil mi o

Siz: Seninki mi?

Gökçe: He İlay

Siz: Hee

Siz: Şey ya sahilde ağlarken gördük öyle oldu bir şeyler

Gökçe: Ağlıyor muydu nasıl?

Siz: Sebebini bilmiyorum pek samimi olmadığımız için rahatsız olmasını istemedik sormadık yani

Siz: İyi gelsin diye de yanımıza çağırdık sonra yürüyüş yapıp bir kafeye geçtik öyle işte

Gökçe: YA YERİM SENİİİ 😍

Gökçe: Rahatsız olmasını istemezmişş ay ay ay

Siz: ;)

Gökçe: Ay sen varsın Uraz ve İlay var

Gökçe: E BİRİ EKSİKK

Gökçe: BEEEENN

Siz: Aa doğru alayım mı seni

Gökçe: Yok ben gelirim konum atsana

Siz: Bu saatte güvenli olur mu ki ben alayım istersen

Gökçe: Yok yok gerek yok ben gelirim konum at sen

Siz: Pekala

Siz: *Konum📍*

-

Başımı telefondan kaldırıp Uraz ve İlay'a baktım. "Gökçe geliyor," dediğimde İlay anında başını kaldırıp heyecanla bana baktı. "Ay!" dedi ellerini birbirine vurarak. "Bacım mı geliyor?" Başımı salladığımda gülümsedi. Belli belirsiz, "Dörtlü date!" diye mırıldandığını duydum. Bu kız daha dakikalar önce ağlamaktan bitap düşmüştü resmen. Şimdi ki rul halini görünce şaşırmadan edemedim. Ama iyiydi yani aslında böyle olması. İyi bir insanın ağlamaktansa gülmesini tercih ederdim.

Önümdeki içecekten bir yudum aldıktan sonra İnstagram'a girdim ve girer girmez önüme direkt Gökçe'nin yeni attığı bir hikaye düştü. Daha hikayeyi açmadan yüzümde istemsizce bir gülümseme oluşmuştu. Ona dair olan her şey fazla güzeldi. Çok beklemeden hikayeye tıkladığımda kendisinin olduğu bir fotoğraf gördüm, rastgele ve hafif bulanık bir poz verdiğini vermişti ama bu bile beni benden almaya yetiyordu.

Gökceealtn:

"Akşam yürüyüşlerim artık sıradan değil..."

Hikayesine her ne kadar çok bir şeyler yazmak istesem de işim gereği yazamadım. Şu an Gökçe'yle ve İlay'la görüşerek bile Uraz ve ben, büyük bir hata yapıyorduk. Kendime yapılacak her şeyi göze almıştım ama bizim psikopat patron, kızlara zarar vermekten asla çekinmezdi. Gökçe'yi artık benimsemiş olduğum için ona zarar getiren ve olası getirecek olan her şey canımı çok yakardı. Gökçe'yi kaybedemez, buna asla izin vermezdim. Eğer o patron Gökçe ve İlay'ı bilip onlara zarar vermeye kalkışırsa hiç görmediği bir yüzümü görürdü.

Sadece Gökçe değil, diğer kızlara zarar vermesine de izin vermeyecektim. Hayatlarında olduğum sürece kimse onlara zarar verme girişiminde dahi bulunmayacaktı. Buna sadece hayatlarında olduğum sürece söz verebilirdim.

***

Gökçe Altan

Kulaklığımdan müzik dinleye dinleye Altay'ın attığı konuma doğru yürümüştüm. Oturdukları kafe, eve yirmi dakika uzaklıkta bir yerdi. Buraya gelirken ki yürüdüğüm yolu çok seviyordum. O yollardan müzik dinleyerek geçerken kendimi resmen bambaşka evrenlerde hissetmiştim. Yolun kenarlarındaki ağaçlarda birbirinden güzel renkli çiçekler vardı. Sokak lambaları yüzünden renkleri pek belli değildi ama gündüz gözüyle çok güzel gözüküyorlardı hepsi.

Normalde bu yollardan çok sık geçerdim ama daha önce burada hiçbir kafe olduğunu görmemiştim. Genellikle dondurmacılar, çiçekçiler, kıyafet mağazaları vesaire vardı. Kafeler bir tık ileride kalıyordu. Şu anda bizimkilerin bulunduğu yer, yeni açılmış olmalıydı.

Akşam ve gece vakti burası soğuk olduğu için üzerimde beyaz, üstü fermuarlı bir kazak, altımda ise çok bol olmayan siyah bir kot pantolon vardı. Ayakkabı olarak ise beyaz bir spor ayakkabı tercih etmiştim. Bence gayet sade ve şu anki hava için ideal bir kombindi. Belimin biraz yukarısında biten saçlarımı ise at kuyruğu yapmıştım, üşüyünce atkı olarak kullanıyordum çaktırmayın. Her neyse.

Altay'ın dediği kafenin önüne nihayet geldiğimde fazla beklemeden içeri girdim. İçeri girer girmez beni sıcak bir hava karşıladı. Sanki yılbaşı gecesindeymişiz gibi hissettirmişti bu kafe. İçerinin sıcak, samimi ve güzel bir havası vardı. Mobilyalardan, tablolara kadar her şey kış mevsimine özel dizayn ettirilmiş gibiydi. Duvarın köşesinde, hayvanlar için yapılmış koltukların üzerinde mışıl mışıl uyuyan kedileri gördüğümde içim huzurla dolup taştı. Sadece koltuk değil, mama ve su kapları da vardı. Aynı şekilde dışarıya da konulmuştu hepsi. Bu beni o kadar sevindirmişti ki, anlatamam.

Gözlerim tarar gibi etrafta dolaştığında nihayet benimkileri görebildim. Bulundukları hâl beni şaşırtmıştı çünkü üçü de resmen anırırcasına kahkaha atıyorlardı. İlay eliyle ağzını kapatmış, Altay yanaklarının içini ısırmış, Uraz ise yumruklarını gülerek masaya geçiriyordu. Bu kadar gülünecek ne vardı, anlamış değildim.

Kasadan hızlıca kendime sipariş verdikten sonra fazla beklemeden yanlarındaki yerimi aldım. Beni farketmemişlerdi. Hadi, İlay ve Uraz'ı anlamıştım da Altay nasıl beni farketmemişti, onu anlamamıştım. Nasıl odaklanmışlarsa artık gülmeye... Her neyse. Gülsünler gülsünler, gülmek iyidir.

Altay gülüşlerinin arasında, "Gökçe nerede kaldı ya?" diye mırıldanmıştı ki başını çevirip beni görmesiyle resmen yerinden sıçrayarak irkildi. "Gökçe," dedi hafif tırsarak. "Sen ne ara geldin, hiç görmedim." Trip atmayı seçerek hiçbir şey demedim. Kollarımı göğsümde birleştirdim. Başımı hıh dercesine çevirip başka bir yere baktığımda bir tane adamla göz göze gelmiştim. Adam gülümseyerek eline bir tane peçete aldığında işaret parmağıyla peçeteye dokundu bana bakarak. Bu yaptığına hiçbir anlam veremedim. Şaşkınca adama baktığımda bir kez daha peçeteye dokundu. Dilsiz miydi acaba?

"Ne istiyorsunuz, beyfendi?" diye sordum sessizce.

"İnstagram," diye mırıldandı dudaklarını kımıldatarak.

"Bir şey mi olmuş İnstagram'a?" Panikle öne doğru eğildim. "Ay, kapandı mı yoksa!"

Lafını anlatamadığı için bıkkınlıkla nefes vererek başını iki yana doğru salladı. "İnstagramınızı alabilir miyim diyecektim..." dediğinde gayri ihtiyari bir şekilde Altay'a döndüm. Yüzü sinirden kıpkırmızı olmuş, yumruklarını sıkarak adama bakıyordu. Beni kıskanmış olma düşüncesi aklıma gelince yüzümde belli belirsiz bir gülümseme oluştu. Dudaklarımı birbirine bastırarak başımı eğdim. Neden hoşuma gitmişti? Bu konuda hiçbir fikrim yoktu.

İnstagram kullanmıyorum diyecek olduğumda hızlıca yuttum çünkü bu çok mantıksız olurdu. Hem bu devirde artık herkes kullanıyordu hem de ilk başta dediklerimle büyük bir pot kırmıştım. Daha inandırıcı bir yalan bulmalı veya düz bir şekilde direkt doğruları söylemeliydim. Zaten tanımadığım birine yalan söylememe gerek yoktu, bence doğruları söylemek en makul seçenekti.

"Hayır maalesef, İnstagramımı veremem." Bakışlarım Altay'ı bulduğunda şok geçireceğim o sözleri söyledim. "Sevgilim var." Bunu dediğimde Altay'ın gülmekten kızaran yüzü anında normale dönerek şok içinde bana baktı. Gülümseyerek ona öpücük attığımda bir an ne yaptığıma inanamadım. Şu an içimden kendime küfürler saydırmakla meşguldüm. Fena bir şekilde sıçıp sıvamıştım. Ne diyordum lan ben?

Daha fazla dayanamayıp utançtan ayağa kalktığım sırada garson siparişi getirmişti. Tabaktaki brownie kurabiyeyi ağzıma tıktıktan sonra elindeki limonatayı alıp hızla kendimi dışarı attım. Az önce olanlara ve kendime inanamıyordum.

Bu nasıl bir rezillikti!

***

Karakterler cok hızlı bi araya geldiler sanki bi ayrılık sahnesi yakısır gerci daha cift olmadılar ama zaman yakındır bi ayrılsınlar 🤪😜

13. bölümde görüselimm canlarımm

Beğenip yorum yapmayı unutmayınn cok cok sevgiler 🤍💜

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

51okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18