SÖZLEŞME kitap kapağı

22. bölüm / 26

SÖZLEŞME

20.BÖLÜM

Yazar: zümrüdüanka zümrüdüanka

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: 20.BÖLÜM

Aradan 1 saat geçtikten sonra Koray'ın bu halde olmasına gönlüm razı gelmedi. Normalde akşama kadar burada beklerdim ama bu sefer Koray bu hâldeyken onu burada daha fazla tutamazdım.

"Koray hadi kalk gidelim artık."

"Emin misin?" diye sordu.

Çikolata kahvesi gözlerini bana dikerken

"Evet eminim." deyip kolundan tuttum ve kalkmasına yardım ettim. Mezarların arasından arabaya doğru yol alırken ikimiz de susmayı tercih etmiştik. Arabaya vardığımızdaysa Koray Emre'den arabasını onun sürmesini rica edip benim arabama bindi. Hepimiz arabaya bindikten sonra kafamı öne uzatıp Ömer'e döndüm.

"Hastaneye dönüyoruz Ömer."

"Eve gidiyoruz."

Diyen sesin sahibine döndüğümde Koray'ı beni izlerken buldum.

"O da ne demek şimdi Koray sen ölüyordun farkında mısın!"

"Sen de kendine fazla yüklenmekten ikide bir bayılıyorsun bunun farkında mısın!"

"İkisi aynı şey değil!"

"Evet haklısın ikisi aynı şey değil. Senin yaptığına yaşarken ölmek denir ve ölmek bunun yanında hiçbir şey!"

Sana iki yıl önce üstümdeki gelinlikle bundan sonra yaşayan bir ölü olacağımı gayet açık bir şekilde ifade ettiğimi düşünüyorum."

"Aslıhan..." dedi çaresiz çıkan sesiyle.

"Koray..." Dedim cümlesine devam ettirmeden ve öfkeli bir şekilde konuşmaya başladım. "Abim olacak o Ekin nerede! Ben ona senin başından ayrılmamasını, kaç kez tembihliyorum o ne yapıyor!"

"Eee Aslıhan görev geliyorum demez, ekip lideri olacak olan o mübarek adam onu dünkü olay yerinin son durumunu öğrenmeye ve yaralılara bakmaya göndermiş."

Kafamda dediklerini tartarken merakla konuşmaya başladım.

"İyi de ekip lideri sens..." ağzımdan çıkanlarla merakım şaşkınlığa döndü.

"Sana inanamıyorum Koray! Sırf başından ayrılsın diye çocuğu göreve mi gönderdin?"

Omuz silkerken cevapladı.

"Buraya gelmek istediğimi söylesem yanımdan 1 dakika olsun ayrılmazdı. Beni buna o mecbur bıraktı." dedi umursamaz bir tavırla.

Biz bu konuşmaları yaparken Ömer çoktan arabayı sürmeye başlamıştı.

"Ömerciğim unutma eve değil hastaneye gidiyoruz." Ömer daha bir şey diyemeden Koray araya girdi.

"Ömer sen benim sevgili karıcığımı dinleme."

Özellikle cığım kısmına vurgu yapmıştı.

"Hastaneye gitmemiz hiçbir şey ifade etmeyecek çünkü çıkış işlemlerim çoktan yapıldı."

Bu adam ciddi miydi! Sırtından vurulmuştu ve kurşun birkaç santim daha yan tarafa isabet etseydi şu an yaşamıyor bile olabilirdi. Ama tüm bunlara rağmen ameliyatının üzerinden daha 1 gün bile geçmemişken hastaneden çıkışını yapmış mıydı?

"Koray! Sen ameliyat olalı ne kadar oldu?"

"15 saat 47 dakika 53 saniye."

Çüş sayaç gibi adam mübarek gerçi biz çocukken de böyleydi matematiklenarası çok iyiydi ve çok zekiydi. Ama ne yalan söyleyeyim bu kadarını da beklemiyordum. "O zaman!?" dedim yarı sinirli yarı meraklı bir ifadeyle.

"Ne o zaman?"

"O zaman Koray sen ameliyat olalı daha 1 gün bile olmamışken nasıl taburcu olabiliyorsun?"

"Ayıp Aslıhan gerçekten çok ayıp insan biricik kocası çabuk iyileşsin ister maşallah der. Hem sen ne yapmamı isterdin 2 ay hastanede kalmam senin için yeterli olur muydu Aslıhan Şanlı?"

"Ceylan... Aslıhan Ceylan!"

"Kızlık soyismin beni ilgilendirmiyor."

"Aa, haklısın çok pardon Aslıhan Şanlı senin rehinen Aslıhan Ceylan'sa arkadasındı değil mi kusura bakma atlamışım." dediklerimle Koray sabır dilenir gibi bir nefes aldı ama konuşmasına fırsat vermeden tekrardan konuşan taraf ben oldum.

"Ayrıca madem o 2 ayı hastanede geçirmek istemiyorsun sekreterini eve çağıraçağım 2 ay boyunca evden dışarı çıkmak falan yok sana!"

"Aslıhan saçmalama unutma benim CEO'luktan başka bir işim daha var."

"Unutmadım Koray, unutmadım ama 2 ay boyunca saha operasyonlarına girmen yasak senin. Ha vaktini şirketini büyütmeye mi yoksa görev dosyalarına mı ayırırsın o da sana kalmış artık."

Koray tam cevap vermek icin ağzını açmıştı ki araba durdu ve Emir'le Ömer tarafından kapılarımız açıldı. Onlara elimle beklemelerini işaret ettim ve kapıları geri kapattılar.

"Aslıhan işe gitmeme engel olamazsın!

" Niye sevgilim hani yardımıma ihtiyacın vardı?" derken Koray'la boks maçı sonrası yaptığımız konuşmaya gönderme yapıyordum.

"Hem hatırlatırım Koray evlilik sözleşmemizin 83. maddesinde taraflar yaşadıkları sağlık sorunlarında birbirine bakmak yükümlülüğünü üstlenir diyordu bu durumda sağlığın söz konusuysa istediğim kararı verebilirim ve 2 ay boyunca evden dışarı çıkmayacaksın kararım bu."

Konuşmam bittikten sonra telefonumun çalmasıyla bakışlarımı Koraydan çektim. Ararayan abim Ekin'di.

"Efendim abi?"

"Aslıhan karsininda Koray hastanede değil." dedi sesindeki endişeyle. "Nolursun bir şey yapta başına bir iş gelmeden bulalım şu deliyi."

"Abiciğim o deli şu an benim yanımda ve aval aval bana bakıyor. Peki ya o benim yanıma gelirken sen neredeydin Ekin!" dedim sonlara doğru sesime sinir hakim olurken. "Ben sana defalarca onu yalnız bırakma demedim mi Ekin! Söylesene demedin mi!"

"Aslıhan göreve gitmem gerekliydi mecburen onu yalnız bıraktım yoksa bunu yapmazdım sen de biliyorsun."

"Ekin Karahan'ı ve Fatih'i çağırmak bu kadar zor olmamalı. Değil mi? Söylesene değil mi abiciğim!"

"Aslıhan haklısın ama..." derken şu an hiç bahane kaldıracak durumda olmadığım için lafını yarıda kestim.

"Neyse Ekin bu konuyu şimdilik kapatıyorum ayrıca başka ayrıca başka bir şey kalmadıysa ben kapatıyorum." diyip telefonu kapattığım anda kapılarımız bir kez daha açıldı. Kapımı açan Emir'e bakışlarımı yöneltirken elini kaldırıp bana doğru kaldırdı ve konuşmaya başladı.

"Yengem müsaidenizle asansöre kadar size eşlik edebilir miyim?" bunu sorarken çok tatlı görünüyordu bu yüzden hiç itiraz etmeden elimi elime bıraktım. Asansöre kadar Emir bana eşlik ederken arkamızda olan Koray'ın delici bakışlarını hissedebiliyordum. Asansöre birkaç adım kala Emir telefonunun çalmasıyla yanımdan özür dileyerek ayrıldı ve arkamdayken delici bakışlarına maruz kaldığım Koray benim hizama geldi.

"Aslıhan Hanım hareketlerinize dikkat mi etseniz? Malum evliyiz ya hani biz. Evli barklı kadınsınız ya siz!"

Koray'ın dedikleriyle gür bir kahkaha patlattım. "Farkındaysan çocuk benden 6-7 yas küçük."

"Bu hiçbir sey değiştirmiyor Aslıhan hem haberlerde falan hep karşımıza çıkıyor bırak 6-7 yaşı kendinden 20 yaş küçük erkeklerle olan kadınlar var."

"Aşk olsun Koray ben o dediğin kadınlardan mıyım?"

"Olsun güzelim."

Güzelim? Güzelim mi dedi o? Ayrıca olsun derken neyi kastediyordu bu?

"A-anlamadım ne olsun?" dedim sesim zor zor çıkarken.

"Aşk olsun."

Ben doğru duydum değil mi aşk olsun dedi o Aşk?!"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

96okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…