11. bölüm / 26
SÖZLEŞME11.BÖLÜM
Bölümler 26Şu an: 11.BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM704 kelime
- 2 2.BÖLÜM427 kelime
- 3 3.BÖLÜM330 kelime
- 4 4.BÖLÜM615 kelime
- 5 5.BÖLÜM523 kelime
- 6 6.BÖLÜM917 kelime
- 7 7.BÖLÜM961 kelime
- 8 8.BÖLÜM832 kelime
- 9 9.BÖLÜM1.166 kelime
- 10 10.BÖLÜM753 kelime
- 11 11.BÖLÜM692 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 12.BÖLÜM804 kelime
- 13 13.BÖLÜM882 kelime
- 14 14.BÖLÜM908 kelime
- 15 Karakterler333 kelime
- 16 15.BÖLÜM916 kelime
- 17 16.BÖLÜM1.086 kelime
- 18 17.BÖLÜM794 kelime
- 19 DUYURU453 kelime
- 20 18.BÖLÜM815 kelime
- 21 19.BÖLÜM817 kelime
- 22 20.BÖLÜM906 kelime
- 23 21.BÖLÜM860 kelime
- 24 22.BÖLÜM917 kelime
- 25 23.BÖLÜM817 kelime
- 26 24.BÖLÜM688 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
#Koray'dan#
Karahan'la odamdan çıktıktan sonra doğrudan eve doğru yola koyulmuştum. Aslıhan'ı çok merak ediyordum, onu görmem gerekiyordu.
Asansör beklerken telefonumun toplantıdan beri, yaklaşık 3-4 saattir kapalı olduğunu hatırlayınca hemen cebimden çıkarıp açtım. Telefonu açtığım gibi bildirim yağmuruna uğradım. Gelen son bildirim, Emre'nin Aslıhan'ın güvenle eve vardığına dair attığı mesaj olmuştu. Bunu görünce rahat bir nefes almıştım; ta ki bankadan gelen 27 mesajı görene kadar!
Kartımdan toplam 2 milyona yakın harcama yapılmıştı, hem de 1 günde! Aslıhan! Lütfen 2 milyona değecek harcamalar yaptığını söyle bana, LÜTFEN!
Asansör gelince hiç beklemeden binip 27. katı tuşladım ve eve çıktım. Eve girer girmez doğrudan Aslıhan'ın odasına doğru ilerledim:
"Aslıhan! İçeri giriyorum!"
Cevap vermesini beklemeden odaya girdim ve karşımda onu gördüm.
"Yine ne var Koray!"
"Senden alacağım 2 milyonluk bir hesap var Aslıhan!"
"Allah Allah, neyin hesabıymış ki o? Ben şahsen öyle bir hesap bilmiyorum."
Bir de "ben bilmiyorum" diyor! Şu kadın yok mu!
"Aslıhan, çok merak ediyorum, 2 milyona ne almış olabilirsin?"
Etrafında dönüp eliyle üstündeki pijama takımını gösterdi. Altında kahverengi ve beyaz şeritlerden oluşan bir şort, üstündeyse peluş ayıcıklı beyaz askılı bir tişört vardı:
"Bu harika pijama takımını aldım. Nasıııl, yakışmış mı?"
Baştan aşağıya onu süzdükten sonra yeniden konuşmaya başladım:
"Aslıhan, bu pijama takımına ne kadar verdin sen?"
"25.000 TL'cik canım."
"Bir saniye, bir saniye... Doğru mu duydum ben? Bu pijama takımına, toplamı 1 metrekare kumaş bile etmeyecek olan bu pijama takımına 25.000 TL'cik mi verdin sen? 25.000 TL'cik?"
"Aynen öyle, çok güzel değil mi?"
"Aslıhan sen deli misin! Bu kadarcık kumaşa 25.000 mi verdin sen? Ben sana bunun aynısını pazardan 250 TL'ye de alırdım."
Dudaklarını büzdü:
"Çok pintisin Koray. Ölmeden önce birkaç parça bir şey almak istemiştim, onu da burnumdan getirdin. Hem merak etme sen, ben ölünce zaten tüm servetim senin olacak. O zaman bu 2 milyon TL'yi de fazlasıyla ödemiş olurum."
Ya bu kadın "öleceğim, öleceğim" deyip beni çıldırtmak mı istiyor!
"Tamam ya, tamam... Başlama yine saçmalamaya, istemiyorum ben para falan. Ayrıca yakışmış, güle güle giy."
Bunları dedikten sonra bir şeyi fark ettim. Aslıhan yıllar sonra ilk kez o eski sıcak gülüşünü bana sunmuştu. Bu gülüşü görmeyeli yaklaşık 7 yıl olmuştu ve ben bu gülüşü çok özlemiştim.
"Neyse, benim şimdi bir dosya üzerinde çalışmam gerek. Bir şey olursa çalışma odasında olacağım ama mümkünse gerekmedikçe beni çağırma."
"Tamamm, uslu bir rehine olacağım."
Hasbinallahh! Yine mi rehine! Daha fazla bu saçmalıkları duymak istemediğim için arkamı dönüp odadan çıktım ve çalışma odasına geçtim. Elimde 138 farklı dosya vardı ve hepsini incelemek için toplam 2 saatim vardı. Bu yüzden ben de hemen işe koyuldum.
#Saat 20.58#
#Koray'dan#
Toplantıya iki dakika kalmıştı ve ben tüm dosyaları çoktan incelemiş, hatta Ekin'le bile konuşmuştum. Şimdi online toplantıyı başlatıp ekibime planımızı anlatacaktım.
"Herkes burada mı?"
Beni Ekin cevapladı:
"Evet burada, başlayabiliriz."
"Pekâlâ... Üsten çıktığım bu iki saat boyunca 138 dosyanın hepsini inceledim arkadaşlar ve hepsinin 1 ortak noktası olduğunu fark ettim. Aslında, bu ortak noktaya dikkat ettikten sonra işimiz çok kolaylaşıyor."
Fatih söz aldı:
"O ortak nokta ne peki?"
"Çok basit. Kendisi tüm kurbanlarını arkasından vurmuş. Kurbanları ise onların arkasında ve keskin nişancı olduğu için onların üstünde olan Ferdi'yi görememiş, nerede olduğunu anlayamamış. Bu yüzden üst üste kurşunlara maruz kalmışlar. Kurbanların hiçbiri tek atışla ölmemiş, bu da demek oluyor ki onu fark ettikten sonra işimiz çok kolay."
Bu sefer de Karahan sordu:
"Peki harekete ne zaman geçeceğiz?"
"Ekin, Ferdi'nin 1 haftalık planını öğrendi ve yarın için emniyete bir ihbar yapıldığını öğrendik. Kendisi yarın terk edilmiş bir malikanede olacakmış. Amacı kendini ihbar edip orada saklanmak ve bu ihbar için gelen polis memurlarını yeni kurbanı yapmak. Ama onu bir sürprizle biz karşılayacağız. Saat 05.00'te herkes üssün önünde olsun, harekete geçeceğiz. Şimdi gidip dinlenin, sabah erken kalkacaksınız," deyip toplantıyı sonlandırdım.
Toplantıyı sonlandırdıktan sonra 1 saat kadar malikanenin planını inceleyip giriş yapacağımız yeri seçtim ve çalışma odasından çıktım.
Odama geçmeden Aslıhan'ın kapısının altından ışığının kapalı olduğunu gördüm ve o tarafa doğru ilerledim. Yavaşça kapıyı aralayıp iyi olduğundan emin olduktan sonra kendi odama geçip uykuya daldım.
#Sabah 04.17#
#Koray'dan#
Sabah kurduğum alarmla uyanmış, üstümü giyinmiştim. Birazdan üsse doğru yola çıkacaktım. Ama Aslıhan erkenden uyumuştu ve göreve çıkacağımdan haberi yoktu.
Bu yüzden küçük bir kâğıda not yazıp yatağının başındaki komodinin üstüne bıraktım ve üsse doğru yola koyuldum.
Bölüm etkileşimi
