6. bölüm · Son Ritim

5. Bölüm ☀️

𝐶𝑒𝑚𝑟𝑒 ༻꧂

Gözlerimde kum torbası var gibi hissediyordum.
Zihnim bulanık, tüm vücudum uyuşmuş gibiydi.
Dün geceye ait hatırladığım tek şey ise deli gibi içmemdi. Sonrası zihnimden silinmişti. Umarım büyük bir saçmalık yapmamışımdır diyerek gözlerimi açtım ve yatakta doğruldum. Pembe çizgileri olan beyaz pijamamı ve takım şortunu giyinmiş hâldeydim. Elisa beni eve getirince giydirmiş olmalıydı. İçtiğimde elimi kaldıracak hâlim bile olmuyordu çünkü. Yatağın önündeki tavşanlı panduflarımı giyindim. Telefonumu aldığımda annemden bir bildirim geldiğini gördüm.
Annem♡:Kızım, teyzenlerdeyim. Yarın akşam gelirim eve. Birşey lazım olursa ara.
Dün yazılmış bir mesajdı. Görmemiştim ve daha şimdi bakıyordum.
Uyuşuk bir şekilde kalkıp odamdan çıktım. Ev sessiz değildi. Mutfaktan gelen seslerle irkildim. Açtığım kapının önünde hareketsizce beklemeye başladım. Kalp ritimlerim coşmuştu. Annem evde değilse evdeki kimdi? Komplocu beynim bu sefer yanıltmıyor gibiydi. Sessizce etrafımda delici veya kesici bir alet aramaya başladım. Komodinin üzerindeki gece lambası dikkatimi çekti. Yine sessiz adımlarla gece lambasının fişini çekip kavradım. Üzerimde oldukça mini şortum ve pijama üstüm, ayağımda tavşanlı panduflarım, elimde ise gece lambasıyla ne kadar korkutucu göründüğümü bilmiyordum ama hiç acımayacağımı biliyordum. Mutfağın kapısına varmamla içeriden adamın çıkması bir oldu. İlk saniyelerde tiz bir çığlık attım ve kim olduğunu algılayamadan lambayı kafasına tüm gücümle vurdum.
"Ahh! Ne yapıyorsun, Alara?!"
Duyduğum sesle başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Sesin sahibinin Karen olduğunu fark etmemle birlikte çığlığı bastım.
"Yardım edin! Komşular! Evime gizlice girmiş bu vahş-"
Dudaklarımın üzerine kapanan elleriyle susturacağını sanmıştı. Yanılıyordu. Boğuk çıkan sesimle yakarışlarıma devam ettim. İşe yaramayınca ağzımın üzerindeki avucunu ısırdım. Ateşe değmiş gibi aniden elini çekti.
"Lan! Hâlâ alkollü müsün sen? Ne bu kuduruk hâller!"
Sinirim kat ve kat artıyordu. Umarım aklıma gelen şeyleri yapmamışımdır diyerek ardı ardına yumruklarımı göğsüne geçirdim. İşe yaramamıştı. Hatta kasları yüzünden benim elim acımıştı ama durmadım.
"Ne işin var evimde?! Sapıksın sen değil mi lan?!"
İki bileğimide kavradı. Gözlerini gözlerimden ayırmadan sırtımı duvara yaslamamı sağladı. Hızlanan kalbimi bir anlığına söküp atmak istedim.
"Sana neden evimdesin diyoru-"
"Dün gece Karen'de gelsin diye cırlarken aynı şeyi demiyordun, Alara. Şimdi ben mi sapık oldum? Hadi ama! Kalbimi kırıyorsun, Ritim Perisi."
Utançtan evi sırtlayabilirdim. Gerçekten yapmış mıydım?! Kendime bir süre gelemeyeceğim kesindi. Nasıl yapabilmiştim ben bunu! Sımsıcak olan yanaklarımın kızardığını hissedebiliyordum. Bir bileğimdeki elini bırakıp çenemi tuttu ve utançtan eğdiğim başımı kaldırdı.
"Bak bakayım bana. Utandın mı sen?"
Ters bir şekilde vurdum eline.
"Çık git ya."
Elinden kurtulduğum an koridorun sonundaki banyoya hızla koşup kapımı kilitledim. Bunu yapmamış olayım lütfen!
Arkamdan, "Nereye?" diyen sesini duyabiliyordum. Sırtımı kapıya yaslayıp ellerimi saçlarıma daldırdım. Gerçek manada rezil bir insandım!
"Ne oldu, Alara? Dün bu kadar utanmıyordun."
"Kapat çeneni ve defol!"
"Misafir böyle mi ağırlanır ama? Ayıp oluyor."
Hızla yerimde doğrulup kapıyı açtım. Tam kapının dibinde olması şaşırtmamıştı. Ortaparmağımı kaldırıp suratına doğrulttum ve tekrardan kapıyı kapattım.
"Yeterli bir cevap olduğunu düşünüyorum, Beyinsiz kas torbası!"
Kahkaha attığını duydum. Gülüşünü zorla kontrol altına alıp konuştu,
"Beyinsiz kas torbası mı?" cümlesinin sonu kahkahalarının arasında yok olmuştu. Kelimenin tam anlamıyla kişneyerek gülüyordu adi herif.
"Kes sesini yoksa benim yöntemlerime maruz kalacaksın aptal!"
Sinirlerim daha çok bozulunca çöktüğüm yerde toparlandım. Ayağa kalkıp kapıyı yumrukladım.
"Köpek!" bir yumruk indirdim. "Şeref yoksunu, geri zekâlı!" bir yumruk daha. "Adi herif!" bir tane daha. "Hadi ben sarhoştum, sen niye dediğime uyuyorsun, salak!" ve sert bir yumruk daha indirdim.
"Neden mi geldim? Çıkta anlatayım! Sadece bunu yapmadın ki! Sabrina'yı da dövdün!"
Artık gerçekten ağlayabilirdim. O kadının kim olduğunu bile bilmiyordum. Zihnimi zorlasamda hatırlayamadım. Yaptığım rezillikleri banyodan dinlemek daha cazip geliyordu ama arkadan Elisa'nın sesi ilişti kulağıma. O da mı buradaydı?
"Ben çıkıyorum! Sabah sabah çok ses çıkardınız, birazdan karışacak burası. Görmek istemiyorum. Hadi görüşmek üzere Alara!"
Ellerimi yüzüme kapatıp yanaklarımı çekiştirdim. Harbiden öleydim ben.
"Sende defol, Karen!"
"Rezilliklerini kendi kulağınla duymadan hiçbir yere gitmiyorum!" dedi harfleri uzatarak.
Ofladım. Ağlamaklı bir şekilde hemde. Ne biçim bir belaydı bu? Birdaha ağzıma alkol sürebileceğimi sanmıyordum.
"Duymak istemiyorum." diye ağlamaklı bir şekilde mırıldandım.
"Latin Dansındaki eşim. Sabrina. Dün konsere geldiğimi duyunca o da geldi. Elimi tutmaya çalışmış. Sende bunu görünce kızı yolmaya başladın. Saç baş giriştiniz. Ne yalan söyleyeyim, izlemesi aşırı komikti. Ha birde...Sonrasında bana yakışıklı göründüğümü söyledin."
Atabildiğim kadar güçlü bir çığlık attım.
"Sus artık!"
...
Sonunda banyodan çıkabilmiştim. Ama sinirimi üzerimden atamadım. Karşımda anıran bir eşekten farkı olmayan, gülen bir Karen varken pek sakin kalınabileceğim söylenmezdi.
"Sus ve git artık."
Gülüşü bir anlık soldu. Sakin adımlarla karşımdaki koltuktan üzerime doğru ilerledi. Aramızda bir karışlık mesafe kaldığında durdu. Yine saçma bir şekilde hızlanan kalbim, sinir seviyemi arttırdı. Bir anda arkasını dönünce karşılaştığım şeyle afalladım. Kafasına gece lambasıyla darbe aldığı için kafasından ensesine doğru derin bir yaradan kan akıyordu. Siyah tişörtünün bir kısmı bu yüzden ıslanmıştı. Ayrıca tişörtün sırt kısmında yırtılan bir noktadan sırtındaki yaralarda gözüküyordu. Kapıya çarpınca kesilmiş olmalıydı. İçimin burkulduğunu hissettim. Derin bir nefes alıp kendime şunu tekrarladım,
Kim olsa yardım ederdin. Sıradan biri. O sıradan biri.
Yerimde doğruldum.
"Üzerimden çekilirsen ilk yardım çantamı alacağım," diye mırıldandım. Sessizlik olmasa zor duyulacak bir ses tonuyla söylemiştim.
Salak bir sırıtış kondurarak geri çekildi. Hızlı adımlarla odama geçtim. Lisedeyken ilk yardım eğitimi almıştım. Ve şimdi ise üniversitede hemşirelik okuyordum fakat Latin Dansı asıl kariyerimdi. Gerekli malzemeleri alıp salona geçtiğimde gördüğüm manzarayla kapı girişinde donup kaldım. Karen tişörtünü ortadaki masaya fırlatıp koltuğa yayılmıştı. Taş gibi kaslarıyla yayılmıştı. Gözlerimi kapatıp derince soludum.
"Ne yapıyorsun sen?! Bu halin ne be adam!"
"Pansumanı tişörtümün üzerinden mi yapacaksın, Ritim Perisi?"
"Ben yapmayacağım sen yapacaksın! Salak!"
Gözlerini devirdi. Alaycı bir ses tonuyla konuştu.
"Yine mükemmel bir misafirperverlik."
"Kes sesini ya. Bu pansuman yapılır yapılmaz defolup gidiyorsun. Peşimide bırakıyorsun. Anlaşıldı mı?"
Sesini inceltti.
"Anlaşıldı, öğretmenim."
Elimi alnıma attım. Her şeyi şakaya vuruyordu. En sonunda ben ona vuracaktım, haberi yoktu!
Elimdeki eşyalarla sakin olmaya çalışarak yanına ilerledim.
...