Son Ritim kitap kapağı

3. bölüm / 19

Son Ritim

2. Bölüm☀️

Vaveyla Yazarı: 𝐶𝑒𝑚𝑟𝑒 ✮⋆˙

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: 2. Bölüm☀️

Soyunma odasında kostümümü ve ayakkabılarımı giyinmiştim. Benimle beraber birkaç kız daha vardı. Sahne arkası bir kuliste yanımdaki 3 kızla beraber sıramızı bekliyorduk. İçimde yoğun bir heyecan vardı. Beni izlemeye annem ve teyzem gelmişti. Gelmeselerdi de olurdu fakat ısrarcı oldukları için reddetmemiştim. Bizden önce çıkan kız, performansını bitirmişti. Jürilerden gelen yorumlar ve puanlama sesi bunu kanıtlıyordu. Kız yorgun bir hâlde kulise gelince jürilerden yükselen sesimi duydum.
"Alara Sardıç'ı performansını göstermesi adına sahneye davet ediyoruz."
Kalbim göğsümden çıkmak istercesine çarpıyordu. Heyecanımı bastırmak adına derin bir nefes aldım. Kendimden emin adımlarla sahneye girdiğimde kısık alkışlar yükseldi. Beni izleyenlere hafifçe öne eğilip selam verdikten sonra dansım için seçtiğim şarkının nidaları içeriyi doldurdu. Oldukça hareketli bir şarkı seçmiştim. Zaten Latin Dansı yavaşlık sevmezdi. Hızlı olan kazanırdı.
Müziğin ilk vuruşuyla harekete geçtim. Shines ile başladım; ayaklarım ritme kusursuzca uyarken her adımım zemine güvenle basıyordu. Sağ, sol, geri... Bir an bile duraksamadan akıyordum.
Doğrudan Spot Turn'e girdim. Tek ayağımdan güç alıp kendi etrafımda keskin bir dönüş yaptım. Sıkı topuzum yerinden bile oynamadı ama ayakkabımın demirinin çıktığını hissettim. Ayaklarıma batıyordu demir fakat yüz ifademi ve hareketlerimi aynı bıraktım. Dönüş biter bitmez gözlerim yeniden jürinin gözleriyle buluştu.
Nefesimi bozmadan Body Roll yaptım. Hareket göğsümden başlayıp belimden süzüldü, kalçalarımda son buldu. Ardından gelen Hip Action ile her vuruşu bedenimde hissettirdim. Vücudum plastik gibi ritimle birlikte akıyor, en küçük hareketim bile müziğe cevap veriyordu.
Kollarımı zarifçe havaya kaldırdım. Arm styling sırasında bileklerim yumuşak bir kıvrımla yön değiştirirken parmak uçlarıma kadar uzanan her hareket bilinçliydi. Acele etmiyor, her saniyeyi kontrol ediyordum.
Bir adım öne çıktım ve güçlü bir Spin attım. Dünya etrafımda dönüyor gibiydi ama ben merkezimde dimdik duruyordum. Dönüş biter bitmez hiç beklemeden derin bir Lunge ile yere indim. Çenemi hafifçe kaldırıp omuzlarımı geriye attım. Salondaki sessizlik, performansımın etkisini anlatmaya yetiyordu.
Kısa bir sessizlikten onra salondan alkışlar yükseldi. Jürilere baktığımda üçününde yüzünde derin bir tebessüm vardı. Alnımdan soğuk terler akıyordu, ayaklarım sızım sızım sızlıyordu. Umursamadım. Yüzümdeki sırıtışı bozmadan jürilere baktım. Kıvırcık saçlı yapılı bir kadın jüri konuştu önce.
"Tebrik ederim. Oldukça başarılı bir performanstı. Üstelik Arm Styling ve Lunge'lerini ben çok beğendim. Güçlü bir danstı emeğine sağlık, ben 8 puan veriyorum."
Gülüşüm katlanarak arttı. İlk seferden yüksek puan almak içimdeki heyecana su serpmişti. Kadının yanındaki orta yaşlı bir adam konuşmaya başladı bu sefer.
"Bende tebrik ediyorum seni. Güçlü bir performanstı. İddialı hareketler seçmişsin. Ritime uygunluğunu ve hızını çok beğendim. Ben 9 puan veriyorum. Başarılar dilerim."
Artık otuz iki diş sırıtıyordum. Kendimi hafifçe öne eğip teşekkür ettim. Son olarak adamın yanındaki platin sarısı saçları olan kadın konuştu. Konuşmadan önce derince tebessüm etti.
"Diğer arkadaşlarım gibi bende performansını iddialı buldum. Hareketlerini müziğe uygun sıralamışsın. Üstelik terimleri en doğru halleriyle yapmışsın. Bende sana 9 puan veriyorum."
Gülmekten yanaklarım ağırıyordu fakat surat ifademden ödün vermedim.
"Çok teşekkür ediyorum," dedim hafifçe öne eğilerek.
Kendimden emin adımlarla kulise doğru ilerledim. Tebrik edenlere tek tek teşekkür edip soyunma odasına gitmek adına koridora çıktım. Ayakkabımın görünmesine izin verdiği alanların morardığını ve kanadığını fark edebiliyordum. Yüzümü buruşturdum. Sağ bacağımı kaldırıp ayakkabımın fermuarını çekmeye çalıştım. Ama sendeleyip yere düşeceğimi anlayınca çırpınmaktan başka birşey yapamadım. Gerçekten rezildim! Tam düşeceğimi kabullendiğim anda...Ayaklarımın yerden kesildiğini hissettim. Kendime gelip baktığımda dün çarpıştığım Ağrı Dağı'nın omzunda olduğumu fark ettim. Başımdan aşağıya kaynar sular dökülüyor gibi hissettim. Omzuna sert bir yumruk attım. Bu yumruk, beyni boş, kas yığınına etki etmezdi ama bu bir yabancının beni taşıyabilmesi anlamına gelmezdi.
"Ne yapıyorsun sen be! Bıraksana beni! Ne yapıyorsun!"
"Şşt, millet bakıyor. Ayakların kanlı yürüyebileceğini mi sanıyorsun?"
"Sanane lan! Bırak beni dağ ayısı!"
Umursamadı.
"Performansını izledim, Alara."
Afalladım. Bu adi herif adımı nereden biliyordu?
"Beni nereden tanıyorsun sen?!"
"Bende Latin dansındayım. Ece hoca seni böyle görünce yardım etmemi istedi. Eh, pek centilmen biri olduğumu bende biliyorum. Ama Ece hocada söyleyince yardım edeyim dedim."
"Ece hoca kim be? Ne anlatıyorsun oğlum sen? Bıraksana beni! Daha adını bile bilmiyorum!"
Çırpınmaya devam ediyordum. Yumruklar işe yaramayınca tırmalamaya başladım.
"Anlaşıldı. Senin derdin tanışmak. Tamamdır. Ben Karen. Karen Soykan. Senin adını söylemene gerek yok. Ece hoca söyledi."
Daha sert tırmalamaya başladım. Vücuduma sarılı kolları sıkılaştı.
"İsmin umrumda değil! Ayrıca Ece hoca büyük ihtimalle kayıtlardan tanıyor, seçmelere geldim bugü-"
"Biliyorum, izledim seni. Yetenekliymişsin Ritim Perisi."
Ritim Perisi derken? Benimle alay mı ediyordu bu şahıs?
"Ritim Perisi mi? Dalga mı geçiyorsun lan?! Bıraksana beni!"
Bu sefer iki elimin tırnaklarıyla tırmaladığımda hafif acılı bir inleme kaçtı dudaklarından. Herşey çok ani gelişti. Birkaç saniye içinde kendimi yere ayak basarken, onuda tam karşımda buldum. Ayaklarım yere değdiği an güçlü bir acı dalgası vurdu. Ayaklarımı canlı canlı kesiyorlar gibi bir sızlama ve acı doldu. Yüzümü buruşturmama ve acıyla inlememe engel olamadım. Ama bunları yaparken Karen denen çocuğun beni görmemesi adına arkamı dönmeye çalıştım. Ayaklarım ve bileğim dile gelse sülaleme sövecekti sanırım. Ama kendimi ezdirmedim. Bu halde birkaç adım attıktan sonra acı katlanarak artınca dayanamayıp kıçımın üstüne yere oturdum. Şaka gibi bir olaydı! Rezillik üstüne rezillik yaşıyordum! Ağlamama ramak kalmışken arkamdan Karen'in sesini duydum.
"Bayağı muhteşem yürüdün, Ritim Perisi. Hayran kaldım yani. Şimdi 3 oda 1 salon omuzlarıma gelmek istiyor musun? Yoksa orada kıç üstü oturmaya devam mı edeceksin?"
Sinirden ölebilsem şu saniye naaşım çıkardı sanırım. Kabul etmekten başka çarem yoktu ama direnmeye devam ettim. Başımı yukarı diktim.
"Beni rahat bırak!"
Sırıttı. Keyif aldığı belliydi herifin.
"Bu evet anlamına mı geliyor?"
Gözlerimi devirmekten başka birşey yapamadım. Yardım almazsam ayaklarım kopacaktı.
"Güzel, bende öyle düşünmüştüm.
Yeniden kendimi omzunda buldum. Soyunma odasının yolunun tersine ilerleyince doğrulup yüzüne bakmaya çalıştım.
"Nereye gidiyorsun? Sapık mısın sen ya?!"
"Yuh! O kadar ağır hakaretleri hak etmiyorum yalnız. Ben sadece Ece hocanın dediğini uyguluyorum. Ayrıca akademiye katılacak, yetenekli bir kadının acı çekmesine göz yumamazdım. Hem de o kadın meslektaşımsa. Başka bir konu yok ortada yani." deyip göz kırptı.
Kısa bir süre sonra revire varmıştık. Odaya kucağında benimle geçtiğinde etrafta kimse yoktu. Sedyeye bırakınca derin bir nefes verdim.
"Tamam, yardımcı oldun. Şimdi gidebilirsin. Kendim hallederim."
"Görevimi düzgün tamamlamalıyım."
Ofladım. Yapabilecek birşeyim yoktu sanırım. Dolaptan pansuman malzemelerini alıp önümde eğildi.
Ayakkabılarımı çıkarıp önce sol ayak bileğimi kavradı. Elleriyle ayağımı döndürüp incelercesine baktı.
"Vücudundaki kızarıklıklar ne? Ciddi soruyorum bu arada hastalık mı?"
Gözlerimi devirmeme engel olamadım.
"Yani, evet hastalık ama iyi huylu. Damar lekeleri. Diğer adıyla şarap lekeleri."
"Hoş duruyorlar." diye mırıldandığını duydum. Ne dediği pek anlaşılmıyordu ama anlamıştım. Ve söylediği şeyi ilk defa duyuyordum. Genelde dalga geçerlerdi. Alışmamıştım böyle iltifatlara ama hiç beklenmedik yerden gelmişti. Kader bana götüyle gülüyor gibiydi.
İncelemeyi bırakıp büyük bir ciddiyetle yaralara merhem sürmeye başladı.
Krem sürme işlemini bitirince tentürdiyot sürdü. Hemen üzerine bandajlayıp ayağa kalktı.
"İşte bu kadar, Ritim Perisi. Bu arada, yaparken acıdı mı?"
"Hayır. Ayrıca bu kadar özenmeni gerektirecek bir durum yoktu."
"İşimi tam yapmayı severim demiştim. Bu bir görevdi."
"İyi. Bu görevi veren kişi ile görüşeceğim o zama-"
Sözümü bitiremeden konuştu.
"Teşekkür yok mu?"
Bu adam cidden sinirlerimi bozuyordu.
"Yok sana hiçbirşey! Gidiyorum ben. O Ece hocanada söyle. Ben kendi işimi kendim yapabilirim!"
Öfkemi kustuktan sonra havalı bir çıkış yapmak için ayaklanıyordum ki...Sedyeden kalktığım gibi ayaklarım kesilir gibi olunca geri oturmak zorunda kaldım. Kafamdaki mehter marşı boğuk bir sesle sekteye uğradı.
Karşımsaki adi herif ise gülüyordu. Gözleri kısılana kadar güldü, yetmediğini anlayınca kahkaha atmaya başlamıştı. Sinirlenip omzuna ardı ardına vurmaya başladım.
"Ne gülüyorsun, salak herif! Sanane benden ya! Bırak beni ve defol git işine kardeşim! Çattık ya. Sabı Allah'ım."
Gülüşünden ödün vermeden konuştu.
"Araban nerede, sen onu söyle."
Artık pes etmiştim çünkü gerçekten yürüyemiyordum. Derince ofladım. İsteksizce arabanın yerini tarif ettim.
"Arka kapının girişinde. Arkadaşım beni bekliyor olmalı. Acele etmem gerekiyor." cümlem bitince göz devirmeyi de unutmamıştım.
Hızla beni tekrardan omuzlarına attı. Büyük adımlarla arabamın önüne varmıştık. Elisa şok olmuş gözlerle bizi izlerken gözlerimi Karen'e devirip sürücü koltuğuna geçtim. Yol, Elisa'nın sorularıyla geçecek gibiydi...
...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

302okunma 89beğeni 22yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18