31. bölüm · Son Denge
Bölüm 2 Sayfa 31
Hexly duvara doğru birkaç adım attı.
Çatlakların başladığı noktaya eğildi.
Parmak uçlarını soğuk betonun üzerinde yavaşça gezdirdi.
Pürüzlü yüzey dışında hissettiği hiçbir şey yoktu.
Knox yanına geldi.
"Neye bakıyorsun?"
"Şu çatlaklara."
Knox duvara göz attı.
"Ne olmuş onlara?"
"Bir an... farklı göründüler."
"Daha yeni oluşmuş olabilirler."
Hexly başını iki yana salladı.
"Hayır."
Çatlakların kenarındaki toz tabakasını işaret etti.
"Bunlar eski."
Daren de yanlarına yaklaştı.
"O duvar yıllardır öyle."
"Hiç onarım yapılmadı mı?"
"Yapıldı ama o bölüme dokunulmadı. Taşıyıcı duvar olduğu için yalnızca yüzey temizliği yapıldı."
Hexly doğruldu.
Demek ki gerçekten eskiydi.
Öyleyse az önce gördüğü morumsu parıltı neydi?
Yorgunluk...
Belki de buydu.
Son birkaç gecedir doğru düzgün uyuyamamıştı.
İnsan uykusuz kaldığında gözleri bazen oyun oynardı.
Kendi kendine mantıklı bir açıklama bulmaya çalıştı.
Ama içindeki huzursuzluk geçmedi.
"Kontrolü ikiye bölelim." dedi sonunda.
"Knox, sen kablo hatlarını incele."
"Tamam."
"Daren, bana bu ünitenin son altı aylık bakım kayıtlarını getir."
"Arşiv odasında olmalı."
"Ne kadar sürer?"
"Beş dakika."
Daren hızla odadan çıktı.
Hexly ana panele yöneldi.
Kapakları tek tek açıyor, bağlantıları dikkatle inceliyordu.
Her vida yerindeydi.
Her kablo sağlam görünüyordu.
Yanık izi yoktu.
Aşırı ısınma belirtisi yoktu.
Sistemin çalışmasını açıklayabilecek tek bir fiziksel arıza bile bulamıyordu.
Tam kapağı kapatacağı sırada cihazlardan biri kısa ve tiz bir uyarı sesi verdi.
Bip.
Odadaki herkes aynı anda başını çevirdi.
Ekranda tek satırlık bir uyarı belirmişti.
Harici enerji sapması algılandı.
Hexly hemen konsolun başına geçti.
"Sapmanın kaynağı?"
Teknisyen hızla komutları çalıştırdı.
Birkaç saniye sonra yüzündeki ifade şaşkınlığa dönüştü.
"Kaynak... görünmüyor."
"Ne demek görünmüyor?"
"Sistem sapma olduğunu söylüyor."
Parmakları klavyede duraksadı.
"...Ama nereden geldiğini gösteremiyor."
Odadaki sessizlik bu kez daha ağırdı.
Hexly ekrana bakarken kaşlarını hafifçe çattı.
Bu artık tek bir arızaya benzemiyordu.
Bir şey vardı.
Ama ne olduğunu söyleyebilmek için ellerinde hâlâ yeterli kanıt yoktu.
