30. bölüm · Son Denge
Bölüm 2 Sayfa 30
Hexly birkaç saniye daha ekrana baktı.
Kayıt gerçekten de eksikti.
Sistemin tuttuğu zaman çizelgesinde o birkaç saniyeye ait tek bir veri bile bulunmuyordu. Ne voltaj değişimi, ne sıcaklık kaydı, ne de güvenlik günlükleri...
Sanki zamanın küçük bir parçası dosyaların arasından sökülüp alınmıştı.
"Yedek kayıt sunucusunu kontrol ettiniz mi?" diye sordu.
Teknisyen başını salladı.
"İlk baktığımız yer orasıydı."
"Aynı mı?"
"Evet."
Knox sessizce ıslık çaldı.
"Bu pek normal durmuyor."
Hexly cevap vermedi.
Çantasını açıp küçük bir ölçüm cihazı çıkardı. Avuç içi kadar olan cihazın yüzeyindeki ekran mavi bir ışıkla aydınlandı.
Kabloyu ana panele bağladı.
Cihaz birkaç saniye boyunca sessiz kaldı.
Ardından ekranda değerler hızla akmaya başladı.
Hexly gözlerini satırlardan ayırmadan konuştu.
"Dalgalanma şu an yok."
Daren şaşkınlıkla sordu.
"Ama biraz önce bütün sistem durdu."
"Evet."
"Şimdi neden hiçbir şey görünmüyor?"
Hexly kabloyu sökmeden önce son bir kez ekrana baktı.
"Çünkü geride iz bırakmamış."
Odanın içindeki herkes kısa süreliğine sustu.
Knox, Hexly'yi uzun zamandır tanıyordu.
Onun bu kadar kısa cümle kurduğu anlarda mutlaka bir şeylerin kafasını kurcaladığını bilirdi.
"Bir fikrin var mı?"
Hexly başını hafifçe iki yana salladı.
"Henüz yok."
Cihazı yeniden çantasına yerleştirdi.
"Buradaki donanımın tamamını kontrol edeceğiz. Tek tek."
Daren derin bir nefes verdi.
"Ne kadar sürer?"
"Eğer gerçekten donanım arızasıysa birkaç saat."
"Ya değilse?"
Hexly'nin bakışları istemsizce odanın karşı duvarına kaydı.
Eski beton yüzeyin üzerinde, yıllar önce oluşmuş ince çatlaklar uzanıyordu.
Bir anlığına...
Çatlakların kenarında morumsu ince bir parıltı gördüğünü sandı.
Gözlerini kırpınca görüntü kayboldu.
Duvar yine sıradan görünüyordu.
"...O zaman daha uzun sürebilir."
Sözlerini bitirirken sesinde belli belirsiz bir tereddüt vardı.
Knox, Hexly'nin baktığı yöne döndü.
"Ne oldu?"
"Hiç."
"Emin misin?"
Hexly birkaç saniye sessiz kaldı.
"Evet."
Ama içinden geçen cevap farklıydı.
Hayır.
Bir şey görmüştü.
Ya da gördüğünü sanmıştı.
Hangisinin doğru olduğundan ise hiç emin değildi.
