9. bölüm / 10
Slytherin GözdesiEskilerden Kurtuluş
Bölümler 10Şu an: Eskilerden Kurtuluş
- 1 Bina Değişimi704 kelime
- 2 İhanet Belirtisi ve Zor Uyku694 kelime
- 3 İksir Başarısı ve Kıskançlık711 kelime
- 4 Yüzleşme ve Bağların Kopuşu472 kelime
- 5 Yok Etme Büyüsü ve İstekli Başarı575 kelime
- 6 Beklenmedik Anlayış2.398 kelime
- 7 Fırtına Öncesi Uyarı1.006 kelime
- 8 "Seviyor mu, sövüyor mu belli değil. "362 kelime
- 9 Eskilerden Kurtuluş528 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Mimbulus Mimbletonia470 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Eskilerden Kurtuluş
Akşam yemeği bitmiş herkes ortak salonlarına doğru adım atıyordu; bir kişi hariç. Harry adımlarını zindanlara doğru atıyordu. Severus'un neden ofisine çağırdığı hakkında tek bir tahmini bile yoktu. Bu belirsizlik istemsizce onu geriyordu. Sonuçta okulun ilk yılından beri nefret ettiği iksir profesörünün ofisine gidiyordu.
Ofisin önüne geldiğinde derin bir nefes aldı. Kapıyı üç kez tıkladı. İçeriden soğuk ve pürüzsüz bir ses yankılandı.
"Gel."
Harry kapıyı açıp içeri girdi, arkasından kapıyı kapattı. Severus sandalyesine oturmuş önündeki parşömenlere bir şeyler not alıyordu yarınki dersler hakkında. Harry masanın önünde durdu. Dikkatini tekli koltuğun üstündeki birkaç tane çekti. Ona yakın poşet vardı. İçlerinde iksir malzemeleri olduğunu düşündü.
"Vaktinde geldin, Potter. Sana bir şey soracağım ve bana doğruyu söyleyeceksin. Anladın mı?"
"Anladım."
"Üstündeki sweatsihrt ve eşofman olduğundan eski gözüküyor ve sana biraz küçük gibiler ama üstüne tam oturuyormuş gibi gözüküyor. Kuzeninin eskileri mi?"
"N-ne alakası var Profesör? Temizler işte. Ayrıca üstüme tam oturuyorlar. Neden soruyorsunuz ki?"
"Büyük Salon'a giderken dikkatimi çekti kıyafetlerin. Gryffindorlularla atışırken yani. Dudley'nin eskileri mi değil mi?"
"Öğrenip ne yapacaksınız? Ne değişecek?"
"Bak bana yalan söyleme. Ne olduğunu tahmin ediyorum ama doğrulamak için soruyorum. Söyle artık."
"Evet, kuzenimin eskileri."
"Kendine ait bir kıyafetin yok mu?"
Harry istemsizce bakışlarını yere indirdi, elleri sweatshirtünün eteklerine gidip sıktı. Bir şey söylemek için ağzını açtı ama sesi çıkmadı. En sonunda derin bir nefes alıp "Y-yok," dedi sesinin titremesine engel olamadan. Ağzından bu kelime çıktığında içinde bir şeylerin kırıldığını hissetti. Gururunun kırıldığını, utançtan yanaklarının ve kulaklarının ısındığını hissediyordu. Severus elindeki tüy kalemini bırakıp oturduğu yerden kalktı ve birkaç adım atarak Harry'e yaklaştı.
"Anladım. Kaldır kafanı. Sen artık bir Slytherinsin. Binamdaki öğrencinin başı dik durmalı, ezik büzük bir şekilde değil."
Harry istemeye istemeye kafasını kaldırıp yeşil gözlerini adamın kara gözlerine dikti.
"Şu koltuğun üzerinde birkaç parça var senin için. Gömlek, ceket, kravat, kumaş ve kot pantolon ve günlük kıyafetler var işte. Senin bedenine uygun yani umarım öyledir. Eğer değilse yanıma gel, düzeltirim. Binamdaki bir öğrencinin akrabasının eskilerini giymesi yakışı kalır bir şey değil. Slytherin binasına leke süremezsin böyle. Bundan sonra Dudley'nin eskilerini giymek yok. Eğer giydiğini görürsem puan kırıp ceza veririm. Anladın mı?"
"Anladım. Sağ olun."
"Hadi al şunları da git."
"Ortak salonda poşetleri görenlere ne diyeceğim?"
"Akrabalarının sana hediye gönderdiğini söylersin."
Harry kafasını olumlu anlamdan sallayıp poşetleri eline aldı. Kapıdan çıkarken son kez arkasına dönüp Severus'a minnet dolu bakışlar attı. Ofisten çıkıp ortak salona adımladı.
Ortak salona geldiğinde bütün bakışlar ona ve elindeki poşetlere döndü. Ne kadar merak etseler de kimse konuşacak cesareti bulamadı kendisinde Harry'nin Draco'yu tehdit etme olayından dolayı. Harry yatakhaneye çıkan merdivenleri tırmanıp yatakhaneye girdi. Yatağına oturup poşetlerde neler olduğuna baktı. Poşetlerin içinde gömlek, kravat, deri ve kumaş ceket, kemer, kumaş ve kot pantolon, tişört, kazak, eşofman vardı. Hepsinden çeşit çeşit vardı; farklı renkler, farklı stiller olmak üzere. Severus resmen Harry'e bir gardırop dolduracak kadar kıyafet ayarlamıştı ve hepsi de Harry'nin bedenine uygundu.
"Adama bak be. Hem bir gardırop dolduracak kadar kıyafet veriyor hem de bunu azarlayarak yapıyor. Bu adamı anlamak harbi zor. İyi mi yoksa kötü mü? Ama hayat bu. İnsanlar iyi veya kötü ayrılmaz ki. Herke gri bir hayat sahiptir. Zaten herkes iyi veya herkes kötü olsaydı hayatın anlamı kalmazdı. Aman neyse fazla edebiyata bağladım," diye mırıldanır.
9.BÖLÜMÜN SONU
Bölüm etkileşimi
