1. bölüm / 10
Slytherin GözdesiBina Değişimi
Bölümler 10Şu an: Bina Değişimi
- 1 Bina Değişimi704 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 İhanet Belirtisi ve Zor Uyku694 kelime
- 3 İksir Başarısı ve Kıskançlık711 kelime
- 4 Yüzleşme ve Bağların Kopuşu472 kelime
- 5 Yok Etme Büyüsü ve İstekli Başarı575 kelime
- 6 Beklenmedik Anlayış2.398 kelime
- 7 Fırtına Öncesi Uyarı1.006 kelime
- 8 "Seviyor mu, sövüyor mu belli değil. "362 kelime
- 9 Eskilerden Kurtuluş528 kelime
- 10 Mimbulus Mimbletonia470 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bina Değişimi
Günlerden 1 Eylül. Hogwarst’ın ilk günü. Akşam saat sekiz suları, Büyük Salon tıklım tıklım dolu. Bütün öğrenciler kendi binalarının masasında oturuyor, arkadaşları ile sohbet ediyorlardı. Öğretmenler kürsüsünde ise her şey normal gözüküyordu. Ama biri eksikti; Harry Potter. Harry, Gryffindor masasında değildi ve bu durum Hermione ve Ron’un dikkatini çekmişti.
“Ron, Harry’i gördün mü?”
“Hayır, görmedim. Trenden indiğimizde işi olduğunu söyledi ama ne işi olduğunu söylemedi.”
“Umarım başını yine belaya sokmaz."
“Umarım McGonagall ayağa kalktı ve kenarıda duran tabureyi ve üzerindeki Seçmen Şapka’yı aldı. Tabureyi Büyük Salon’un ortasına koydu. Büyük Salon’un kapıları sessizce açıldı ve içeriye üzerinde Gryffindor cübbesi olan Harry girdi. O sırada Albus Dumbledore ayağa kalkıp konuştu:
“Lütfen sessizlik. Teşekkürler. Size bir haberim var. Malumunuz bu dört yılda olan biteni biliyorsunuz, gördünüz, duydunuz bilhassa geçen yıl olanlar büyük ses çıkarttı. Dört yılda olanlar nedeniyle bir öğrencimizin binasında değişiklik olacak. Bu değişikliğin zorunlu olduğunu bizzat Seçmen Şapka bana söyledi. O öğrencimiz Bay Harry Potter’dır.”
Dumbledore sözünü bitirdiğinde Harry taburenin yanındaydı, salonda büyük bir sessizlik oluştu.
“Lütfen otur Harry.”
McGonagall’ın demesiyle Harry tabureye oturdu. McGonagall şapkayı Harry’nin saçlarının üzerine koyduğu gibi Seçmen Şapka konuşmaya başladı. Seçmen Şapka ilk defa dalga geçermiş gibi konuşmuyordu, ilk defa bu kadar ciddiydi.
“Ahh Bay Potter demek yine karşılaştık. Geldiğiniz ilk yıl bana Slytherin olmasın dediniz ama ne büyük bir yanılgıydı bu! Dört yıl boyunca tüm büyü dünyasının gözü önünde duran muazzam bir yanılgı. Karşımda oturan bu zihni nereye yerleştireceğimi seçmek, Hogwarst tarihi boyunca karşılaştığım en zor, en karmaşık görevlerden biri. Çünkü bu zihin artık hiçbir sınırı, hiçbir kalıbı kabul etmiyor.
İçindeki o çocuksu pervasızlık tamamen erimiş; yerini adeta çelik gibi sert bir bükülmez iradeye ve kusursuz bir soğukkanlılığa bırakmış.
Adımlarını öyle stratejik, öyle sinsi ve derinden planlayan bir analitik deha görüyorum ki, geleceği adeta bir satranç tahtası gibi önünde uzanıyor. Sen artık piyon olmak istemiyorsun, şah olmak istiyorsun. O satrancı sen yönetmek istiyorsun.
Yüzündeki o kusursuz maskenin ardında ne sakladığını benden başka kimse göremiyor. Bu sadece sıradan bir çalışkanlık ya da hırs değil; bu, her şeyi yönetmek, herkesi tek bir bakışla hizaya sokmak isteyen o doğal otorite ve mutlak liderliğin ta kendisi…
Ama beni asıl zorlayan, beni asıl ürküten şey zihninin bu keskin köseleri değil Bay Potter. İçinde uyuyan o gücün büyüklüğü… Sen sadece büyü yapmıyorsun, sen büyüye hükmediyorsun. Damarlarında akan o saf, deha düzeyindeki büyü hakimiyeti öyle bir raddede ki… Şu an elinde tuttuğun o tahta parçasına bile gün gelip ihtiyaç duymayacak kadar özgür, sınır tanımaz bir potansiyel bu. Büyünün kendisine doğrudan yön veren bir ustalık… Bu öyle bir ustalık ki öğrenilecek bir şey değil, senin kanından gelen bir şey.
James’in çehresi arkasında, Lily’nin o bükülmez, dahi ve asil ruhu tüm heybetiyle ayağa kalkmış ama çok tehlikeli bir şekilde. Bunu yönetmeyi bilmezsen büyük felaketler ortaya çıkacak. Hayır, seni artık o korunaklı aslan yuvasında tutamam. Böylesine tehlikeli bir zeka, böylesine devasa bir güç ve acımasız hırs, irade ancak tek bir yerde hak ettiği tahta oturabilir… SLYTHERİN.”
Seçmen Şapka’nın sesi Büyük Salon’da yankılandığında salonda mutlak bir sessizlik oldu, öğrenciler ve öğretmenler nefes almayı bile unutmuştu sanki. Ron ve Hermione birbirine baktı. Ron şaşkınlıktan az daha elindeki su dolu kadehi düşürecekti. Hermione ise elindeki kitabı öyle bir sıkmıştı ki parmak boğumları beyazlamıştı.
Slytherin masası da aynı durumdaydı. Draco şaşkınlıkla yanında oturan Crabbe ve Goyle’a baktı.
“Ben az önce yanlış mı duydum? Potter artık bizim binamızda mı?” diye fısıldadı Draco. Ama salonda öyle bir sessizlik vardı ki Draco’nun fısıltısı bile duyulacak kıvamdaydı.
McGonogall çocuğun kafasındaki Seçmen Şapka’yı aldı ve birkaç adım geri çekildi. Harry büyük bir vakurla ayağa kalktı. Üzerindeki Gryffindor cübbesi gitmişti, yerine yeşil-gümüş Slytherin armalı cübbe gelmişti. Harry ağır adımlarla Slytherin masasına doğru adımladı. Masada oturan çocuklardan biri kenara kayıp Harry’e yer açmadı, ona pişkince sırıtarak baktı. Harry istemsizce bu harekete öfkelendiğini hissetti ama öfkesini göstermesinin zamanı değildi. Derin bir nefes alıp gözlerini kapattı, başını hafifçe eğdi. Sonra gözlerini açıp kafasını kaldırdı, çocuğun gözlerinin içine baktı. Çocuk, Harry’nin bakışlarından ürktü ve istemesede kenara kayıp ona yer açtı. Harry hafif bir tebessümle ona baktı “Aferin, böyle yol gel işte,” dercesine.
Dumbledore ayağa kalktı ve “Ziyafet başlasın,” dediğinde masalar yemeklerle doldu. Harry kadehindeki balkabağı suyunu içecekken Profesör Snape’le göz göze geldi. Harry hafifçe gülümseyerek ona kadehini kaldırdı selam vermek için. Severus da önünde ki kadehi kaldırdı selamına karşılık.
1.BÖLÜMÜN SONU
Bölüm etkileşimi
