Yara İzi Gibi

Vaveyla Yazarı: Siyah İnci

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: Yara İzi Gibi

Ne çok şey sığmış şu daracık zamana,
Gözyaşıyla sulanmış gülüşlerimiz.
Yaralı bir kuş gibi sığınsak da yuvaya,
Yine de inatla filizlenir sevgimiz.
Annemiz, babamız, gidenler, kalanlar...
İçimizde bir yer hep çocuk kalır.
Kırık dökük hatıralar, yarım kalan anlar,
İnsanı insana bağlayan bu acı tatlı bağdır.
Biri küser, biri güler, biri ağlar köşede,
Ama biliriz ki aynı çatı altındayız.
Tehlike kapıdayken, belirsizlik sararken bile,
Bir arada, omuz omuzayız.

Özdemir Asaf

Evden dışarıya çıkmayışımızın ikinci günüydü. Yengem ve İnci olanları üstü kapalı bir şekilde öğrenmişti. Yengem sürekli ağlamıştı, haklıydı tabii çocuğu için endişeleniyordu. Bende endişeliydim, abim ve babam asker olabilirdi ama işleri ilk defa hayatımızın bu kadar içindeydi. Nida olanları olduğundan daha tehlikesiz şekilde öğrenmişti, okula gitmek istemediği için sorgulamamıştı. Çağıl için ise bu bir ödüldü, okulu sevmiyordu sadece arkadaşlarını özleyeceğini söylemişti. Göğsümün ortasında koca bir taş vardı, nefes aldıkça daha da ağırlaşan bir taş. Bir haftalık izinle kimseyi koruyamazdım, ne yapacağımı bilmemek beni çıldırtıyordu. Tüm bunlar yetmezmiş gibi Bora salağı iki gün önce mesaj atmış sonra da kaybolmuştu. Gerçekten kayıp olduğu felan yoktu ama benimle bir daha iletişime geçmemişti. Abime sorduğumda canla başla o adamı bulmak ve işini bitirmek için çalıştığını söylemişti. Abimde iki gündür askeriyedeydi, bugün de gitmişti. Oturduğum koltuğun sağ tarafı İnci'nin ağırlığıyla çökünce ona döndüm. Gayet mutlu görünüyordu, olanlar onu etkilemişse bile belli etmiyordu. "Ee, naber?," dedi, hafifçe gülümsedim. Benden daha iyi durumda olması beni mutlu etmişti, olanlarla başa çıkabilen birisi olması beni mutlu ediyordu. "İyi, öyle oturuyorum boş boş" dedim, saatlerdir konuşmadığımdan sesim bir garip çıkmıştı. İnci gülümsedi, üzerinde toz pembe bir eşofman ve beyaz bady vardı. Saçları örgü halinde topluydu, yüzünde hafif bir gülümseme vardı. "Sıkıldın değil mi? Bende sıkıldım."
"Yani, biraz sıkılmış olabilirim. Yengem sürekli uyuyor, Nida ders çalışıyor Çağıl desen oyunda o yüzünden biraz sıkıldım. Bu arada sen ne yapıyordun?"
"Telefonla uğraşıyordum da. Sana birşey soracağım." Ellerine bakıp kıvranan haline bakınca dudağım kıvrıldı. Galiba anlamıştım.
"Sor" dedim uzatarak. Gök mavisi gözlerini bana dikti, "Şey, sen Emre'yi tanıyor gibisin de bende merak ettim." Yalandan kaşlarımı çattıp,"Hayırdır, Emre'yi niye soruyorsun?," dedim. İnci iyice panikledi, "Boşver" diyip ayağa kalkmaya yeltenince kolundan tutup oturttum. "Dur dur şaka yaptım. Evet tanıyorum, arkadaşım" dedim gülerek. O da bana ayak uydurup sesli bir şekilde gülmeye başladı. " Ya korkuttun beni, niye öyle tepki veriyorsun? İçine Serhat abi kaçtı sandım" dedi. Gözlerimi kısarak " Bunu duymasın" dedim, birbirimize bakarak gülümsememiz soldu. İnci zaten yaralıydı, annesini daha yeni kaybettmişti onun üzülmesini istemiyordum. Gök mavisi gözleri dolunca " Ne oldu?," diye fısıldadım. Yanına yaklaşıp ellerini tuttum, omuz silkti İnci " Hiç, birden hüzünlendim" dedi, sesi hafifçe titremişti. Dilan gözlerime engel olamadım, ama gülümsedim" Neden, bir nedeni olmalı?"
"Ya senin yanında bu konuyu konuşmaya utanıyorum ama derdimi anlatmaya ihtiyacım var. Biliyorum annem sana yani size çok kötülük yapmış, merhametsizmiş ama ben onu sevmeyi bırakamıyorum. Olanları öğrendiğimde hissetiğim tek şey size karşı olan üzüntümdü, abimi tanıyamamın verdiği üzüntüyü. Keşkeler vardı, pişmanlıklar vardı ama annemle babama karşı nefret ya da öfke yoktu. Annem ve babamın abime ve size yaptıklarından sonra sen yine de ona hakkını helal ettin. Ben bu yüzden çok utanıyorum, onlar size sahip çıkmamıştı ama siz bana sahip çıkmakla kalmayıp ailenizin arasına aldınız. Anneme ve babama her özlem duyduğumda aklıma bunlar geliyor, diyorum ki onlar sevgini hak etmiyor onlar merhametsiz ama engel olamıyorum. Ben kocaman kız burada öksüz ve yetim olduğum için ağlıyorum, kim bilir siz ne zorluklar çektiniz?" Sözleri bittiğinde hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, bende ağlıyordum. İnciyi çekip göğsüme bastırdım, göğsünde hıçkırdı. " Bak bir insanın anne ve babası ne yapmış olursa olsun evladı onu sevmeyi bırakamaz ki. Nasıl bıraksın onu doğuran, büyüten, bakan kişileri. Düşünsene onlar sayesinde varız, koşulsuz bir sevgi. O yüzden sen ne utan ne de üzül, sen bu konuda utanmaması gereken tek kişisin. Ölümlerine tabii ki üzüleceksin, üzülmesen anormal olur." Durup derin bir nefes aldım, " Seni çok iyi anlıyorum niye biliyor musun? Çünkü aynı şeyleri ben de kendi anneme hissediyorum. Diyorum ki kendime o bencil bir kadın, tek düşündüğü aşkıydı, çocukları hatta bebeği umrunda bile değildi. Ama gel gör ki onu sevmeyi ve özlemeyi asla bırakamıyorum. Küçükken babama da kızardım, niye öldü ki diye, ama artık kızmıyorum şehit olmasına üzülsem de çok gururluyum. Yani diyeceğim o ki insan bir kişiye karşı çelişkili ve karşıt duygular beselyebilir. Bunun için kendini üzmene de, utanmana da gerek yok. Hem ben hepsini affettim, abim de affeti, Nida desen kimseye kin tutmaz. " Uzun soluklu konuşmam bittiğinde İnci başını kaldırıp yüzüme baktı, saçları ıslak yüzüne yapışmıs burnunun ucu kıpkırmızı olmuştu. " Gerçekten affetmedin, biliyorum. Yanlış anlama seni suçlamıyorum ben olsam aynısını yapardım. Hatta gidip yüzüne hakkımı helal etmiyorum derdim" dedi, sesi ağladığından çatallı çıkmıştı. Ne cevap vereceğimi bilemedim, hayır affettim diyip de yalan söylemek istemedim. Susup kaldım, İnci doğruldu, göz yaşlarını sildi. Burnunu çekip gülümsedi " Sana aldıklarımı göstereyim mi?," diye sordu, sesindeki heves gülümsememe neden oldu." Hadi göster" dedim, ayağa kalkıp gülümsedi, " Getiriyorum" dedi ve hızla odadan çıktı. Arkasından sırıtmadan edemedim, zorluklarla başa çıkabilen bir kız olması beni mutlu ediyordu. Ben yere bakmış düşünürken önüme koca bir kıyafet yığını atıldı. Gözlerimi irice açıp sırıtan İnci'ye baktım. Ellerini arkada birleştirip ağırlığını bir öne bir arkaya veriyordu, " Biraz fazla mı abartmışım?," diye sordu. Bu kıyafetleri abimin verdiği harçlıkla almıştı, o yüzden utanıyor olmalıydı. Başımı iki yana sallayarak reddettim, "Hayır, ben sadece korktum. Hem bu mu abartı, kızım buradan beş kombin bile çıkmaz abartmaya devam." Sözlerimle ikimiz de kıkırdadık. "Ne o neye kıkıryorsunuz?"
Yakalanmış gibi ikimiz de telaşla kapıya baktık. Yengem, Nida ve Çağıl kapının önünde dikiliyordu. İnci omuz silkip "Hiç öyle konuşuyorduk" dedi. "Yenge gelsene ayakta durma" dedim, sürekli kendini yoruyordu. Yavaş adımlarla ilerleyerek yanıma oturdu. Nida ve Çağıl da yapışık ikizler olduğu için karşı koltuğa oturdular. İnci de yere çöktü, yerden beyaz renkte bir kumaş pantolon alıp kaldırdı.
"Güzelmiş, kaç beden bu?," diye sordum.
" 34" dedi İnci. Kıskançlıkla baktım ona, ben 36 bedendim. " Ne oldu" dedi gülerek.
" Aynı benden olsaydık arada çalardım da" dedim. Hepimiz kıkırdadık, sadece Çağıl gülmüyordu. Dikkatim ona kaydı, suratı beş karış olan yeğenime" Hayırdır, bu sürat ne Çağıl bey?," dedim. Kafasını kaldırıp bana baktı ve cevap vermedi.
Kaşlarımı yalandan çattıp, " Ne o, küs müyüz?," dedim. Çağıl " Yok küs değilim. Ama moyalim çok bozuk" dedi, onu kaç defa uyarmama rağmen bilerek y'li konuştuğu için şımarığa yalandan ters bir bakış attım. " O zaman ne" dedi Nida, onun da üzerinde siyah bir eşofman takımı vardı. Çağıl ellerini havada sallayıp " konuşmak istemiyorum, Aysun" dedi. Hepimiz sözlerine uyduk. İnci kıyafet yığınından kırmızı bir elbise kaldırdı. Elbise midi boyunda, üst kısmı kare yakaydı. Yengem "Ooo idealı" dedi. Nida "Bayıldım ama abim bunu görmesin" dedi. Ona katıldığım için gülümsedim.
İnci "Kızar mı, ayy keşke almasaydım" dedi endişeyle.
Yengem elimi boş ver dercesine salladı " Aman birşey yapamaz, alışsın artık canım. Bu evde yakında beş kız yaşıyor olacak, mağra adamlığını askeriyede bıraksın" dedi. Hepimiz birden kahkahayla güldük. Çağıl bile gülüyordu, etrafımı incelemeye başladım. Hepimiz mutluyduk. Tüm kayıplara, tehilkelere , kalp kırıklıklarına ve belirsizliklere rağmen gülümsüyorduk. O an Allah'a tek bir şey için yalvardım. Bir arada sağlıklı ve mutlu olmaya...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

24okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18