14. bölüm · 📖Sessiz Çığlıklar🤐
📖Sessiz Çığlıklar🤐
Bölüm 13 — Sinema Günü
Cumartesi günü herkes sinemanın önünde buluştu.
Han herkesten önce gelmişti ve elinde patlamış mısır kutusuyla girişte bekliyordu.
Han: ''Sonunda! Ben tek başıma film izlemek üzereydim.''
Changbin: ''Daha beş dakika oldu.''
Han: ''Beş dakika çok uzun bir süre.''
Felix güldü.
Felix: ''Hangi filmi seçtiniz?''
Han: ''Korku filmi.''
I.N'in yüzü düştü.
I.N: ''Korku filmi mi?''
Han: ''Evet.''
I.N: ''Ben korkarım.''
Minho omuz silkti.
Minho: ''O zaman gözlerini kapatırsın.''
Tam o sırada Min Seo geldi.
Seungmin de birkaç saniye sonra yanında belirdi.
Han ikisini görünce hemen Changbin'e baktı.
Han: ''Bak, yine beraber geldiler.''
Changbin: ''Han.''
Han: ''Tamam, sustum.''
Min Seo herkese el salladı.
Min Seo: ''Merhaba.''
Felix: ''Hoş geldin.''
Seungmin elindeki içeceği Min Seo'ya uzattı.
Seungmin: ''Bunu senin için aldım.''
Min Seo şaşırdı.
Min Seo: ''Yine mi?''
Seungmin: ''Ne var?''
Min Seo: ''Son zamanlarda sürekli benim sevdiğim şeyleri hatırlıyorsun.''
Seungmin hafifçe gülümsedi.
Seungmin: ''Hatırlamak kötü bir şey değil.''
Han araya girmemek için kendini zor tutuyordu.
Han: ''Ben de bir şey söylemeyeceğim.''
Minho ona baktı.
Minho: ''İyi olur.''
Film başladığında herkes yan yana oturdu.
Min Seo'nun yanında Felix, onun yanında Seungmin vardı.
Bir süre sonra filmde beklenmedik bir sahne çıktı.
I.N irkildi.
I.N: ''Ben bunu beklemiyordum.''
Han gülmeye başladı.
Han: ''Daha film yeni başladı.''
I.N: ''Sus!''
Min Seo da gülüyordu.
Seungmin ona baktı.
Seungmin: ''Korktun mu?''
Min Seo: ''Hayır.''
Seungmin: ''Emin misin?''
Min Seo: ''Evet.''
Birkaç dakika sonra başka bir sahne geldi.
Bu kez Min Seo irkildi.
Seungmin gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.
Min Seo: ''Gülme.''
Seungmin: ''Gülmüyorum.''
Min Seo: ''Gözlerinden belli.''
Seungmin sessizce gülümsedi.
Filmin ortasında Min Seo'nun içeceği yere düşmek üzereyken Seungmin hemen tuttu.
Min Seo: ''Teşekkür ederim.''
Seungmin: ''Rica ederim.''
Arka taraftan Han'ın fısıltısı geldi.
Han: ''Ben artık dayanamıyorum.''
Changbin hemen onu susturdu.
Changbin: ''Film izle.''
Film bittikten sonra herkes dışarı çıktı.
Hava serinlemişti.
Min Seo biraz geride kalmıştı.
Seungmin de onunla birlikte yavaşladı.
Seungmin: ''Üşüyor musun?''
Min Seo: ''Biraz.''
Seungmin kendi hırkasını çıkardı.
Min Seo: ''Hayır, gerek yok.''
Seungmin: ''Al.''
Min Seo: ''Ama sen üşürsün.''
Seungmin: ''Ben iyiyim.''
Min Seo sonunda hırkayı aldı.
Min Seo: ''Teşekkür ederim.''
Seungmin başını salladı.
Bir süre sessizce yürüdüler.
Öndeki grup ise çoktan onları fark etmişti.
Han, Hyunjin'e eğildi.
Han: ''Bunlar ne zaman söyleyecek?''
Hyunjin: ''Bilmiyorum.''
Felix: ''Belki söylemelerine gerek yoktur.''
Han: ''Nasıl yani?''
Felix gülümseyerek arkalarına baktı.
Felix: ''Bazen insanlar söylemeden de birbirini anlayabilir.''
Bang Chan da onları uzaktan izliyordu.
Bang Chan: ''Bence biraz zaman verelim.''
Minho: ''Zaten herkes biliyor.''
Changbin güldü.
Changbin: ''Bir tek ikisi bilmiyor.''
I.N başını salladı.
I.N: ''Bence onlar da biliyor.''
Herkes I.N'e baktı.
I.N: ''Sadece söylemeye cesaret edemiyorlar.''
Arkada ise Min Seo ve Seungmin yürümeye devam ediyordu.
Min Seo, Seungmin'in hırkasına baktı.
Sonra ona döndü.
Min Seo: ''Yarın geri veririm.''
Seungmin: ''Acele etme.''
Min Seo: ''Neden?''
Seungmin birkaç saniye düşündü.
Seungmin: ''Sende kalsın.''
Min Seo gülümsedi.
Min Seo: ''Tamam.''
İkisi de önlerine döndü.
Ama ikisinin de yüzünde aynı küçük gülümseme vardı.
