26. bölüm · Sen kimsin? ( texting ) ve gerçek aile kurgusu
25. Bölüm
Telefonuma baktım.
Arkadaşımı ağlayarak arayıp onda kalmak istediğimi söylememe rağmen beni bir kez bile aramamıştı. Nil ne aramıştı ne de bir mesaj atmıştı.
Zaten son olaydan sonra ondan iyice soğumuştum.
Ben ona en büyük sırrımı emanet etmiştim, o ise hiç düşünmeden beni satmıştı.
Yaman’ı sevdiğimi, onun arkadaşı Cenk’e söylemişti.
Neyse ki okulda Yaman’ı seven o kadar çok kız vardı ki bu durum dikkatini çekmemişti. Üstelik Cenk de kıskançlığından dolayı bunu Yaman’a anlatmamıştı.
Anlatsaydı…
Benim ona anlattığım şeylerden dolayı Yaman kim olduğumu kolayca anlayabilirdi.
Bir de şimdi öğrendiğim gerçekle uğraşıyordum.
Yaman’ın en yakın arkadaşının öz abim çıkması…
Hâlâ aklım almıyordu.
Bir süre duvara boş gözlerle bakıp düşüncelere daldım.
Kapı tıklandı.
Karan içeri girdi.
Karşımdaki koltuğa oturdu.
“Tolga’nın kusuruna bakma. Düşünmeden konuşur. Ama neyse ki sen düşünceli davrandın da tartışma büyümeden konuyu kapattın.”
İstemsizce gülümsedim.
En azından o da Ayaz gibi Tolga’yı savunmamıştı.
“Aslında ben kendi söylediklerimden pişman olduğum için konuyu kapattım.” dedim.
“Çünkü ben öyle biri değilim. Ne kadar kırılırsam kırılayım, bir insanı ailesi üzerinden vuramam.”
Sözlerim biter bitmez yüzünde yumuşak bir tebessüm oluştu.
Bana öyle bir baktı ki…
Sanki benimle gurur duyuyordu.
“Bir ihtiyacın var mı Arya? Lütfen bana karşı çekinme.”
Cebimdeki parayı çıkarıp ona uzattım.
“Ayaz bunun benim param olduğunu iddia edip telefon kılıfımın içine koymuş.”
Gülümseyerek başını salladı.
“Çünkü o zaten senin paran.”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Nasıl yani?”
“Benim olan da, abilerinin olan da artık senin. Bu evde hiçbir şey için kendini misafir gibi hissetmeni istemiyorum.”
Söyledikleri karşısında ne diyeceğimi bilemedim.
Hayatım boyunca hiçbir yere ait hissedememiştim.
Şimdi ise biri bana ilk kez, hiçbir şart koşmadan ait olduğum bir yer olduğunu söylüyordu.
