48. bölüm · Savaştan aşka
Bölüm 48-
Son Merkez
Tesisin duvarları bir kez daha sarsıldı.
Rauf'un sesi hoparlörlerden yükselmeye devam ediyordu.
— Bu binadan çıkamayacaksınız.
Karan gizli geçidin kapağını açtı.
— Buradan çıkarsak bizi fark etmeden dışarı ulaşabiliriz.
Lara öne geçti.
— Herkes sırayla ilerlesin. Kimse geride kalmasın.
Gece, Demir'in yanında yürürken elindeki dosyayı göğsüne bastırıyordu. Karan ise haritanın bulunduğu küçük cihazı taşıyordu.
Geçidin sonunda eski bir kapıya ulaştılar. Karan kapıyı açmadan önce durdu.
— Bundan sonrası dışarıya çıkıyor. Ama Rauf'un adamları çevreyi kuşatmış olabilir.
Demir başını salladı.
— O zaman sessiz ilerleyeceğiz.
Kapı yavaşça açıldı.
Dışarıda gece sessizdi. Ekip, binanın arkasındaki ağaçların arasından ilerledi. Bir süre sonra tesisin ışıkları geride kaldı.
Mert derin bir nefes aldı.
— Sonunda dışarıdayız.
Lara ona baktı.
— Henüz güvende değiliz.
Gece haritaya baktı.
— Yeni merkeze ne kadar uzaklıktayız?
Karan cevap verdi.
— Yaklaşık iki saatlik yol var.
Aras şaşkınlıkla sordu:
— Rauf bizi burada bırakır mı?
Karan başını iki yana salladı.
— Hayır. Artık ne aradığımızı biliyor.
---
Ekip güvenli bir noktada durduğunda Mira, kayıt cihazını yeniden çalıştırdı.
Bu kez kayıtta farklı bir ses vardı.
Gece'nin babasının sesi.
— Eğer bu kayıt size ulaştıysa, ilk merkez artık güvende değildir.
Gece sessizce dinliyordu.
— Barış Projesi'nin asıl amacı yalnızca savaşları önlemek değildi. İnsanların korku ve yanlış bilgiler yüzünden birbirine düşmesini engellemekti. Bunun için ülkeler arasında gizli bir iletişim ağı kuruldu.
Demir kaşlarını çattı.
— Gizli iletişim ağı mı?
Kayıt devam etti.
— Fakat bu ağın varlığı, savaş üzerinden güç kazanan kişiler için büyük bir tehdit oluşturdu. Rauf'un amacı ağı yok etmek değil, onu kendi kontrolüne almaktı.
Selim başını eğdi.
— Yıllardır bunun için uğraşıyor.
Gece'nin babasının sesi son cümlesini söyledi.
— Asıl merkezde bulunan kayıtlar, yalnızca geçmişi açıklamayacak. Ağı yeniden çalıştırmak için gereken bilgileri de içerecek. Eğer bir gün bu görev çocuklarıma kalırsa, onlara şunu söyleyin: Birbirlerine güvenmeyi öğrenmeden hiçbir savaşı sona erdiremezler.
Kayıt sona erdi.
Gece gözlerini kapattı.
Demir yanına oturdu.
— Baban son cümlesinde senden bahsetmiş.
— Evet.
— Ve senden tek başına savaşmanı istememiş.
Gece ona baktı.
— Benden güvenmemi istemiş.
Demir başını salladı.
— O zaman doğru kişiye güveniyorsun.
Gece hafifçe gülümsedi.
— Bunu söylemek zorunda mıydın?
— Evet.
İkisi kısa bir süre sessiz kaldı.
Gece başını Demir'in omzuna yasladı.
— Bazen her şeyin çok zor olduğunu düşünüyorum.
Demir onun elini tuttu.
— Zor olması, imkânsız olduğu anlamına gelmez.
— Ya başarısız olursak?
— O zaman birlikte yeniden deneriz.
Gece başını kaldırdı.
— Hep böyle mi konuşacaksın?
Demir gülümsedi.
— Sen korktuğun sürece, evet.
---
Sabahın ilk ışıklarıyla ekip yola çıktı.
Eski merkez, dağların arasında bulunan geniş bir vadinin sonunda yer alıyordu. Yıllardır kullanılmadığı sanılan binanın çevresinde yüksek güvenlik duvarları vardı.
Karan uzaktan binayı gösterdi.
— İşte burası.
Gece dikkatlice baktı.
— Burada hâlâ biri yaşıyor olabilir mi?
Karan:
— Eğer proje ekibi hâlâ görevdeyse, evet.
Demir çevreyi inceledi.
— Giriş kapısında hareket var.
Lara dürbününü kaldırdı.
— İki kişi. Silahlı görünüyorlar.
Mert:
— Rauf bizden önce davranmış.
Selim başını salladı.
— Ya da bizi buraya yönlendirdi.
Aras haritayı açtı.
— Binanın altında başka bir giriş daha var.
Karan:
— Orası eski acil çıkış. Eğer kapatılmadıysa, doğrudan ana kontrol bölümüne ulaşabiliriz.
Gece:
— O hâlde iki ekip ayrılacak.
Demir hemen ona baktı.
— Sen benim ekibimdesin.
Gece gülümsedi.
— Bunu zaten biliyordum.
Lara ve Mert ana girişi kontrol etmek için ayrıldı. Mira, Aras ve Selim arka taraftaki bağlantı noktalarını incelemeye başladı.
Gece, Demir ve Karan ise acil çıkışa yöneldi.
---
Kapının önünde eski bir güvenlik paneli bulunuyordu.
Karan cihazını panele bağladı.
— Sistem hâlâ çalışıyor.
Demir:
— Açabilir misin?
— Bir dakika.
Gece çevreyi kontrol ederken yerde küçük bir metal parça fark etti. Parçanın üzerinde proje amblemi vardı.
— Karan, bunu tanıyor musun?
Karan parçaya baktığında yüzü ciddileşti.
— Bu, ana merkezin anahtarlarından biri.
Demir:
— Yani kapıyı açmak için mi kullanılıyor?
Karan başını salladı.
— Hayır. İçerideki kayıtları korumak için kullanılıyor.
Gece parçayı dikkatlice eline aldı.
— Demek buraya gelmemiz tesadüf değilmiş.
Tam o sırada Karan'ın cihazından bir uyarı sesi geldi.
— Sistem bizi fark etti.
Demir hemen kapıya yöneldi.
— Geri çekilin.
Fakat kapı açılmıştı.
İçeriden genç bir adam çıktı. Elinde silah vardı, ancak namlusunu yere çevirmişti.
Karan onu görünce durdu.
— Emir?
Genç adam şaşkınlıkla baktı.
— Karan? Gerçekten sen misin?
Gece ve Demir birbirlerine baktılar.
Emir silahını tamamen indirdi.
— Sizi bekliyorduk.
Demir temkinli bir şekilde sordu:
— Kim sizi bekliyordu?
Emir cevap vermeden önce Gece'ye baktı.
— Babanızın bıraktığı ekip.
Gece'nin kalbi hızlandı.
— Kaç kişisiniz?
Emir kapının içini gösterdi.
— Yeterince kişiyiz. Ama artık fazla zamanımız yok.
Karan:
— Rauf burada mı?
Emir'in yüzü ciddileşti.
— Henüz değil. Ama yolda.
---
Emir onları merkezin ana bölümüne götürdü.
İçeride yıllardır çalışan bilgisayarlar ve büyük iletişim panelleri vardı. Duvarın ortasında Barış Projesi'nin amblemi bulunuyordu.
Gece etrafa baktı.
— Burası gerçekten hâlâ çalışıyor.
Emir başını salladı.
— Yıllardır gizlice çalışıyoruz. Amacımız savaş bölgelerindeki iletişimi korumak ve yanlış bilgilerin yayılmasını önlemekti.
Demir:
— Peki neden yardım istemediniz?
Emir acı bir gülümsemeyle cevap verdi.
— Çünkü kimseye güvenemiyorduk.
Selim yavaşça konuştu.
— Artık güvenebileceğiniz insanlar var.
Emir ona baktı.
— Bunu söylemek için biraz geç kaldınız.
Gece araya girdi.
— Geç kalmış olabiliriz. Ama buradayız.
Emir birkaç saniye sustu.
Sonra ana bilgisayarı açtı.
Ekranda yıllardır saklanan bir dosya belirdi.
BARIS_PROJESI — SON KAYIT
Gece ekrana yaklaştı.
— İşte aradığımız şey.
Demir onun yanında durdu.
Dosya açılmadan önce merkezdeki bütün ışıklar kırmızıya döndü.
Bir alarm sesi yükseldi.
Emir'in yüzü değişti.
— Rauf geldi.
Dışarıdan araç sesleri duyuluyordu.
Karan kapıya yöneldi.
— Bu kez kaçacak yerimiz yok.
Gece ekrana baktı.
— Hayır. Bu kez gerçeği saklamayacağız.
Demir onun elini tuttu.
— Hazır mısın?
Gece başını salladı.
— Sen yanımdaysan.
Ekrandaki dosya açılmaya başladı.
Fakat tam o anda bütün sistem kilitlendi.
Ve ekranda tek bir cümle belirdi:
“Son kayıt açıldığında, beş imzanın gerçek sahibi ortaya çıkacaktır.”
Gece'nin gözleri büyüdü.
Çünkü bu cümle, yıllardır saklanan gerçeğin hâlâ tamamlanmadığını gösteriyordu.
