4. bölüm · Savaştan aşka
Bölüm 4-
Beklenmedik Bir An
Ertesi gün Gece sınıfa girdiğinde Güneş ve Karan çoktan gelmişti.
Güneş hemen Gece'nin yanına koştu.
— Gece! Bugün sunuma hazırlanıyoruz, değil mi?
— Evet.
— Ben saçımı nasıl yapacağımı düşünüyorum.
Karan başını kaldırıp ona baktı.
— Projeyi de düşünsen?
Güneş kaşlarını kaldırdı.
— Onu da düşünüyorum. İkisini aynı anda yapabilirim.
Gece güldü.
— Sen gerçekten değişik birisin.
Tam o sırada Demir sınıfa girdi.
Elinde projenin son hâli vardı.
— Her şey hazır.
Gece dosyayı aldı.
— Bakayım.
Kâğıtları incelemeye başladı.
— Bir dakika...
Demir:
— Ne oldu?
— Burada bir hata var.
Demir dosyayı aldı.
— Nerede?
Gece gösterdi.
— Burada tarih yanlış yazılmış.
Demir birkaç saniye baktı.
— Haklısın.
Gece şaşırdı.
— Ne?
— Haklısın dedim.
Gece hafifçe gülümsedi.
— Bunu senden duymak güzelmiş.
Demir ona baktı.
— Her zaman haklı olmadığını kabul ediyorum.
Gece'nin gülümsemesi kayboldu.
— İşte yine başladın.
Karan kahkaha attı.
— İkinizin beş dakika kavga etmeden durması mümkün mü?
Güneş:
— Bence değil.
Öğle arasında herkes bahçeye çıktı.
Gece çantasından bir şey ararken kalabalığın içinde dosyası yere düştü.
Kâğıtlar etrafa dağıldı.
— Of!
Gece eğilip toplamaya başladı.
Demir de sessizce yanına çömeldi.
— Ben yardım ederim.
— Gerek yok.
— Gece.
— Ne?
— Yardım ediyorum sadece.
Gece sustu.
İkisi birlikte kâğıtları toplamaya başladılar.
Bir süre sonra Gece, Demir'in elindeki kâğıda baktı.
— Teşekkür ederim.
Demir:
— Rica ederim.
Gece ayağa kalktı.
— Bu arada...
— Ne?
— Dün fotoğraf konusunda biraz dalga geçtim. Kusura bakma.
Demir kısa bir süre düşündü.
— Sorun değil.
Gece şaşırdı.
— Gerçekten mi?
— Evet.
— Sen düşündüğüm kadar sinir bozucu değilmişsin.
Demir hafifçe gülümsedi.
— Sen de düşündüğüm kadar kavga çıkarmıyorsun.
Gece gözlerini devirdi.
— Tamam, o kadar da iyi anlaşamıyoruz.
Demir:
— Bence de.
İkisi birbirlerine bakıp kısa bir an gülümsedi.
Uzaktan onları gören Güneş, Karan'ın koluna dokundu.
— Karan...
— Ne?
— Bir şeyler değişiyor.
Karan ikisine baktı.
— Daha dün birbirlerine tahammül edemiyorlardı.
Güneş sırıttı.
— Aynen. Şimdi birbirlerine gülümsüyorlar.
Karan:
— Bence erken konuşuyorsun.
Güneş:
— Ben yanılmam.
Karan başını salladı.
— Bunu söyleyen herkes genelde yanılır.
Güneş ona bakıp:
— Kes sesini.
İki gün sonra yapılacak sunum yaklaşırken Gece ve Demir artık birbirleriyle eskisi kadar tartışmıyordu.
Ama ikisi de bunun nedenini anlayamıyordu.
Belki sadece birlikte çalışmaya alışmışlardı.
Belki de...
Birbirlerini tanımaya yeni başlıyorlardı.
