47. bölüm · Savaştan aşka

Bölüm 47-

Birol Gökşen

Geçmişin Gölgesi

Tesisin bütün ışıkları söndüğünde herkes birkaç saniye boyunca hareketsiz kaldı.

Karanlıkta yalnızca bilgisayar ekranının soluk ışığı görünüyordu.

Gece, Demir'in elini tuttu.

— Buradayım.

Demir alçak sesle cevap verdi.

— Biliyorum.

Duru, duvardaki acil durum paneline yöneldi.

— Güvenlik sistemi tamamen kilitlendi. Ana kapılar açılmıyor.

Lara hemen sordu:

— Başka çıkış var mı?

— Alt katlarda bir servis tüneli var. Ama oraya ulaşmak için kontrol odasından geçmemiz gerekiyor.

Mert başını salladı.

— Rauf bizi buraya kapatmış.

Selim ekrana bakıyordu. Karan'ın adı hâlâ orada duruyordu.

Gece ona döndü.

— Karan gerçekten burada mı?

Selim gözlerini kaçırdı.

— Eskiden bu ekibin en yetenekli üyelerinden biriydi.

— Eskiden mi?

— Sonra ortadan kayboldu.

Aras sertçe konuştu.

— Rauf'la bağlantısı olduğunu neden daha önce söylemedin?

Selim cevap vermedi.

Gece'nin sesi yükseldi.

— Herkes bir şey saklıyor. Artık yeter!

Kısa bir sessizlik oldu.

Duru yavaşça konuştu.

— Karan'ın ihaneti kesinleşmedi.

Demir kaşlarını çattı.

— Ama Rauf onun adını kullanıyor.

— Çünkü Karan'ın nerede olduğunu bilen son kişi benim.

Herkes Duru'ya döndü.

— Nerede? diye sordu Gece.

Duru başını kaldırdı.

— Bu tesisin içinde.

---

Kontrol odasına ulaşmak için uzun koridordan ilerlediler.

Duvarlardaki acil durum ışıkları sırayla yanıp sönüyordu. Duru önden gidiyor, Lara ve Mert çevreyi kontrol ediyordu. Gece ile Demir ise ekibin ortasında ilerliyordu.

Bir kapının önünde durdular.

Duru şifreyi girdi.

Kapı açılmadı.

— Sistem değişmiş, dedi.

Aras eski paneli inceledi.

— Elektronik kilit devre dışı bırakılmış. Mekanik bir bağlantısı olmalı.

Gece duvardaki küçük kapağı fark etti.

— Burada bir kol var.

Kapağı açtığında eski bir mekanizma ortaya çıktı. Demir yardım ederek kolu çevirdi.

Kapı ağır bir sesle açıldı.

İçeride yüzlerce ekran bulunuyordu.

Duru hemen ana bilgisayara yöneldi.

— Güvenlik kayıtlarını bulmam gerekiyor.

Mira başka bir ekrana baktı.

— Burada canlı görüntü var.

Ekranda tesisin alt katlarından biri görünüyordu.

Boş bir koridor.

Sonra görüntüde bir adam belirdi.

Gece'nin nefesi kesildi.

— Karan.

Demir ekrana yaklaştı.

Karan, elinde bir dosyayla koridorda ilerliyordu. Bir kapının önünde durdu ve kameraya baktı.

Ardından ekranın üzerine bir mesaj geldi.

“Beni arıyorsanız, doğru yere geldiniz.”

Mert şaşkınlıkla konuştu.

— Bu adam bizi izliyor.

Duru başını salladı.

— Karan güvenlik sistemini içeriden kontrol ediyor.

Selim'in yüzü gerildi.

— Demek hâlâ burada.

Gece ona baktı.

— Bizi neden çağırıyor?

Duru cevap verdi.

— Bunu yalnızca kendisi söyleyebilir.

---

Ekip, Karan'ın bulunduğu kata inmeye başladı.

Merdivenlerin sonunda dar bir koridor vardı. Koridorun sonunda tek bir kapı bulunuyordu.

Kapının üzerinde eski proje amblemi vardı.

Demir elini kapıya koydu.

— Herkes hazır olsun.

Gece onun yanında durdu.

— Bu kez de yanındayım.

Demir ona baktı.

— Biliyorum.

Kapı açıldığında içeride yalnızca bir masa ve birkaç dosya vardı.

Karan pencerenin önünde duruyordu.

Yıllar önce tanıdıkları o gösterişli, kendinden emin çocuk gitmişti. Karşılarında daha sakin ve sert bakışlı bir adam vardı.

Karan yavaşça döndü.

— Sonunda geldiniz.

Gece birkaç adım öne çıktı.

— Bizi buraya neden çağırdın?

Karan'ın bakışları önce Gece'ye, sonra Demir'e kaydı.

— Çünkü Rauf'un sizi buraya göndermesini bekliyordum.

Demir sertçe sordu:

— Rauf'la birlikte misin?

Karan kısa bir süre sustu.

— Hayır.

Aras hemen araya girdi.

— O zaman neden onun mesajında adın vardı?

Karan masanın üzerindeki dosyayı açtı.

— Çünkü Rauf benim geçmişimi kullanıyor.

Gece dikkatle baktı.

— Ne demek bu?

Karan dosyadan eski bir fotoğraf çıkardı.

Fotoğrafta genç hâlleriyle Gece, Demir, Güneş ve Karan vardı. Okul bahçesinde çekilmiş sıradan bir fotoğraf gibi görünüyordu.

Gece fotoğrafa bakınca şaşırdı.

— Bunu nereden buldun?

Karan'ın sesi alçaldı.

— Yıllar önce sizinle tanışmadan önce bile aileleriniz hakkında bilgi topluyordum.

Demir'in yüzü değişti.

— Ne?

— O zaman nedenini bilmiyordum. Bana yalnızca bazı insanları izlemem söylendi.

Gece'nin kalbi hızlandı.

— Kim söyledi?

Karan cevap vermeden önce kapıya baktı.

— Rauf.

Odada derin bir sessizlik oluştu.

Selim başını eğdi.

— Demek seni de kullandı.

Karan ona sertçe baktı.

— Hepimizi kullandı.

---

Karan, masanın üzerindeki başka bir dosyayı Gece'ye uzattı.

— Bunu sana vermek için yıllardır bekliyordum.

Gece dosyayı açtı.

İçinde babasının el yazısıyla yazılmış birkaç sayfa vardı.

İlk sayfada şu cümle yer alıyordu:

“Çocuklarımızı korumak için onları gerçeğin dışında tuttuk. Fakat bir gün bu sır ortaya çıkarsa, onların birbirine güvenmesi gerekecek.”

Gece'nin gözleri doldu.

Demir sessizce onun yanında durdu.

— Baban bizi biliyormuş.

Gece başını salladı.

— Sadece bizi değil. Karan'ı da.

Karan:

— Çünkü benim görevim sizi takip etmek değildi. Sizi korumaktı.

Aras şaşkınlıkla baktı.

— O zaman neden ortadan kayboldun?

Karan'ın yüzündeki ifade değişti.

— Çünkü Rauf, projeden ayrılmamı istedi. Kabul etmezsem ailelerime zarar vereceğini söyledi.

Mira yavaşça sordu:

— Ve sen yıllarca burada mı kaldın?

— Evet. Projenin kalan kayıtlarını korumak için.

Tam o sırada dışarıdan güçlü bir ses duyuldu.

Bir kapı açılmıştı.

Karan'ın yüzü gerildi.

— Rauf geldi.

Demir hemen Gece'ye döndü.

— Geri çekilin.

Karan başını salladı.

— Bu kez kaçmayacağım.

Gece dosyayı kapattı.

— Biz de kaçmayacağız.

Karan, Gece'ye baktı.

— O hâlde size gerçeğin son parçasını göstermem gerekiyor.

---

Karan onları odanın arkasındaki gizli bölmeye götürdü.

Duvarın üzerindeki paneli açtığında küçük bir ekran ortaya çıktı.

Ekranda eski bir harita belirdi.

Haritanın üzerinde üç farklı merkez işaretlenmişti.

Birincisi eski arşiv.

İkincisi araştırma merkezi.

Üçüncüsü ise henüz kimsenin bilmediği bir bölgeydi.

Demir haritaya baktı.

— Bu üçüncü merkez neresi?

Karan cevap verdi.

— Savaş başlamadan önce projenin asıl merkezi oradaydı.

Gece'nin sesi kısıldı.

— Rauf neden oraya gitmedi?

Karan başını kaldırdı.

— Çünkü oraya ulaşmak için beş imzanın değil, beş kişinin kararını almak gerekiyor.

Selim yavaşça konuştu.

— Beş kişi...

Karan:

— Gece'nin babası, Demir'in babası, Selim, Aras ve Rauf.

Gece haritaya baktı.

— Ama babalarımız artık yok.

Karan'ın bakışları ciddileşti.

— Bu yüzden proje yarım kaldı. Fakat onların bıraktığı kayıtlar hâlâ orada.

Demir:

— Rauf o merkezi ele geçirirse ne olur?

Karan cevap vermeden önce dışarıdan bir patlama sesi duyuldu.

Tesisin duvarları hafifçe sarsıldı.

Rauf'un sesi hoparlörlerden yükseldi.

— Artık saklanacak yeriniz kalmadı.

Gece, Demir'in elini tuttu.

— Ne yapacağız?

Demir ona baktı.

— Önce buradan çıkacağız. Sonra Rauf'tan önce o merkeze ulaşacağız.

Karan haritayı kapattı.

— O hâlde zaman kaybetmemeliyiz.

Ekip gizli geçide yönelirken Gece son kez arkasına baktı.

Yıllardır saklanan gerçek, artık yalnızca bir dosyanın içinde değildi.

Kendi geçmişlerinde, ailelerinde ve yıllar önce yarım bırakılmış bir sözdeydi.

Ve şimdi o sözün devamını getirmek için herkes aynı yola çıkmak zorundaydı.

Çünkü savaşın ortasında kalan gerçek, sonunda saklandığı yerden çıkmaya başlamıştı.