Bölümler 47Şu an: Bölüm 15 – Gölgenin Yüzü
- 1 Bölüm 1 – Sırların Gölgesinde544 kelime
- 2 Bölüm 2 – Kaçışın Anatomisi520 kelime
- 3 Bölüm 3 – Kırık Hafızalar491 kelime
- 4 Bölüm 4 – Kan Bağı515 kelime
- 5 Bölüm 5 – Uyanış488 kelime
- 6 Bölüm 6 – Kırılma Noktası415 kelime
- 7 Bölüm 7 – Yeni Sayfa322 kelime
- 8 Bölüm 8 – Karanlığın İçinden299 kelime
- 9 Bölüm 9 – Kapanış ve Yeni Başlangıç205 kelime
- 10 Bölüm 10 – Ateşle Dans522 kelime
- 11 Bölüm 11 – Aynalar ve Sis504 kelime
- 12 Bölüm 12 – Kafesteki Kartal532 kelime
- 13 Bölüm 13 – Çatlaklar366 kelime
- 14 Bölüm 14 – Çatlaklardan Sızan Gerçekler388 kelime
- 15 Bölüm 15 – Gölgenin Yüzü380 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 Bölüm 16 – Çıkış Yoksa Kazı393 kelime
- 17 Bölüm 17 – Aynaların Ardında470 kelime
- 18 Bölüm 18 – Kasetin Sesi438 kelime
- 19 Bölüm 19 – Ateş’in Sessizliği370 kelime
- 20 Bölüm 20 – Albatros’un Gölgesi505 kelime
- 21 Bölüm 21 - S.O.399 kelime
- 22 Bölüm 22 – Yılanın Dönüşü411 kelime
- 23 Bölüm 23 – Oyun Masası313 kelime
- 24 Bölüm 24 – Geçit320 kelime
- 25 Bölüm 25 - Sessiz Gelen Fırtına462 kelime
- 26 Bölüm 26 - Yanmadan Önceki Sessizlik446 kelime
- 27 BÖLÜM 27 – Gölgenin İzinde641 kelime
- 28 BÖLÜM 28 – KAPANA KISILANLAR436 kelime
- 29 BÖLÜM 29 – GİZLİ KAPI490 kelime
- 30 Bölüm 30 – Kayıp Saat749 kelime
- 31 Bölüm 31 - Çatlak Sesler342 kelime
- 32 Bölüm 32 – Dikenli Sessizlik577 kelime
- 33 Bölüm 33 - Kırık Aynalar912 kelime
- 34 Bölüm 34 - Adını Bilmediğim Karanlık542 kelime
- 35 Bölüm 35 - Sırların Mezarlığı504 kelime
- 36 Bölüm 36 – Çatlak Sesler787 kelime
- 37 Bölüm 37 - Kırılma Anı1.425 kelime
- 38 Bölüm 38 - Yeni Denge707 kelime
- 39 Bölüm 39 - Gölgelerin Ardında2.404 kelime
- 40 Bölüm 40 - Birlikte Daha Güçlüyüz2.302 kelime
- 41 Bölüm 41 - Olay Başı2.075 kelime
- 42 Bölüm 42 - Yeni Olay4.002 kelime
- 43 Bölüm 43 – Kırık Sesler2.351 kelime
- 44 Bölüm 44– Karanlıkta Kalanlar957 kelime
- 45 Bölüm 45-Geri Dönüş2.088 kelime
- 46 Bölüm 46 - Nehirden Gelen Sessizlik1.880 kelime
- 47 Bölüm 47 - Işıklar Söndüğünde1.840 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Saat 03:05.
Eski karantina binasının önündeydim.
Rüzgâr, kapının demirine çarpıp uğultulu sesler çıkarıyordu.
Camları kırık, duvarları yosun tutmuş bu yapının içinde hâlâ hayat olduğuna inanmak zordu.
Ama ben mesajı ciddiye almıştım.
Çünkü içimde bir his vardı — Alya buradaydı.
Ya da onun bıraktığı izler.
Kapıyı usulca ittirdim.
Gıcırdayarak açıldı.
İçeride adımlarım yankılandı.
Her adımımda anılar canlandı:
Bir çocukken buraya saklanmaya gelirdik.
Bir oyundu o zamanlar.
Şimdi ise oyunların karanlık perdesinin tam ortasındaydım.
Telefonumun fenerini açtım.
Tozlar havada asılı gibiydi.
Bina sessizdi ama bu sessizlik, bir şeylerin gizlendiği sessizlikti.
İçeri girdim.
Duvarlara yazılar kazınmıştı.
Çoğu silinmiş…
Ama biri duruyordu hâlâ, dikkatlice kazınmıştı:
“Kime inandığını sorgula.”
O an sanki binanın kalbi atıyordu.
Ayaklarım beni aşağı kata sürükledi.
Eski, paslı bir merdiveni yavaşça indim.
Her adımda içimdeki korku büyüyordu ama bu korku bana yön veriyordu artık.
Aşağı kattaki bir oda kapısı aralıktı.
Feneri içeri tuttum.
Ve işte oradaydı.
Alya.
Duvara yaslanmıştı.
Gözleri bana dikilmiş, titrek bir nefes alıyordu.
“Leyla…” dedi.
Sesi çatlamıştı.
Yorgundu.
Kırılmıştı.
Yanına koştum.
“İyisin, değil mi? Ne oldu sana? Neredesin sen?!”
O başını salladı.
“Beni takip ediyorlar. Herkes... herkes beni ihanetle suçluyor. Ama ben... ben sadece seni korumaya çalıştım.”
“Benden neyi sakladın?” dedim.
Sesim sertti.
Gözyaşlarım boğazımda düğüm düğüm olmuştu.
Alya elini cebine attı, bir bellek kartı çıkardı.
“Burada annenin operasyon kayıtları var. Kimleri nasıl satın aldığını, kimleri nasıl yok ettiğini… Ve… Ateş’in kimlerle görüştüğünü.”
Bir adım geri çekildim.
“Ateş mi?”
Yine mi?
“Onun sana söyledikleri eksik. O da bu oyunun içinde, Leyla. Ama en azından hâlâ ikilemde. Sana gerçekten değer veriyor. Belki bu yüzden ona bu kayıtları vermedim.”
Kayıtları elime aldım.
Titriyordum.
“O zaman neden kaçtın?” dedim.
“Bizi neden yalnız bıraktın?”
Gözleri doldu.
“Çünkü birileri benim ölüm emrimi verdi. Annen değil… Selim. O hâlâ yaşıyor.”
Bir an dünya yerinden kaydı sanki.
“Selim… ölmüştü.”
“Hayır,” dedi Alya.
“Onu annene karşı kullanıyorlar. Artık kimin tarafında olduğu bile belli değil. Ama bana gelen mesajda onun adını gördüm. ‘Gölgenin son halkası’ dediler. O, bu zincirin kapanış noktası.”
Gözlerim kararır gibi oldu.
Selim hâlâ hayattaysa, beni neden terk etmişti?
Yoksa... hiç terk etmemiş miydi?
Alya elimi tuttu.
“Sana sadece şunu soracağım,” dedi.
“Gerçekten her şeye rağmen bu savaşı vermeye hazır mısın? Güvendiğin herkes yıkıldığında bile ayakta kalabilir misin?”
Sustum.
Çünkü cevabı ben de bilmiyordum.
Ama bir şeyden emindim:
Kaçmayacaktım.
Gerçeği öğrenmeden pes etmeyecektim.
---
Bölüm etkileşimi
